| 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 14/5 maddesi Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. |
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 14’üncü maddesinin beşinci fıkrasını teşkil eden “Mülkî idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine (…) idarî yargı mercilerine başvurabilir..” İbaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 2008/28 Esas, 2010/30 Karar sayılı ve 04/02/2010 tarihli kararı ile Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. Söz konusu karar 22 Haziran 2010 tarihli ve 27619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. |
| 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 23/5 maddesi Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. |
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 23’üncü maddesinin beşinci fıkrasını teşkil eden “Mülkî idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilir.” İbaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 2008/27 Esas, 2010/29 Karar sayılı ve 04/02/2010 tarihli kararı ile Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. Söz konusu karar 22 Haziran 2010 tarihli ve 27619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. |
| Devlet Muhasebesi Standartları Kurulu tarafından DMS 9, DMS 12 VE DMS 13 yayımlandı. |
Devlet Muhasebesi Standartları Kurulu tarafından düzenlenen, “Devlet Muhasebesi Standardı 9 (DMS 9) Bedel Karşılığında Yapılan Faaliyetlerden Elde Edilen Gelirler”, “Devlet Muhasebesi Standardı 12 (DMS 12) Stoklar” ve “Devlet Muhasebesi Standardı 13 (DMS 13) Kiralamalar”, 19 Haziran 2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmıştır. Söz konusu standartlar, Maliye Bakanlığı ve ilgili kamu idarelerince uygulanmasına ilişkin düzenleme yapılmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir. |
| Yurt Dışı Borçlanmasıyla Emekli Olanların Tekrar Çalışmaya Başlaması Halinde Emekli Aylıkları Kesilmeyecek |
5510 sayılı Kanun’da açık hüküm bulunmaması nedeniyle yurt dışı borçlanması yaparak emekliye ayrılanların tekrar çalışmaya başlaması halinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaları imkânı olmadan emekli aylıkları kesiliyordu. 5997 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesinin (B) fıkrasının ilk paragrafı değiştirilerek yurt dışı borçlanması yaparak emekli aylığı bağlananlardan Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında emekli aylıkları kesilmeden 5510 sayılı Kanun’un sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına imkân sağlanmıştır. Ancak yurtdışı borçlanması yapanlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanların, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilecektir. Bu düzenleme Resmî Gazete’de yayımlandığı 19 Haziran 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. |
| Milli Eğitim Bakanlığı 2010 Yılında 25.000 Öğretmen Ataması Yapacak |
2010 Yılında Milli Eğitim Bakanlığına 25.000 Öğretmen Alımı ile Emniyet Teşkilatında Polislerin Rütbe ve Terfileri ile Hizmete Gireceklerin Yaşlarının Düzenlendiği Kanun Yayımlandı 19 Haziran 2010 tarih ve 27616 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 5997 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle; 1- Milli Eğitim Bakanlığına alınacak öğretmenlere ilişkin olarak; 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a aşağıdaki geçici madde eklenmiştir; "GEÇİCİ MADDE 11 – Bakanlığa tahsis edilen serbest öğretmen kadrolarından boş bulunan 25.000 öğretmen kadrosuna, 5944 sayılı 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 22 nci maddesi kapsamında yapılacak atamaların dışında olmak üzere, 2010 yılı içinde atama yapılır." 2- Polislerin Rütbe ve görev unvanları ile yaşlarına ilişkin ise; 04/06/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan polis memuru rütbe, meslek derecesi ve görev unvanları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir; Kıdemli Başpolis Memuru (Meslek Dercesi) 10 ; Ekip Amiri, Tim Amiri, Grup Amiri, Büro Amir Yardımcısı, Grup Amir Yardımcısı, Büro Memuru, Ekip Memuru Başpolis Memuru (Meslek Dercesi) 11; Ekip Amiri, Tim Amiri, Devriye Amiri, Grup Amiri, Grup Amir Yardımcısı, Ekip Amir Yardımcısı, Büro Amir Yardımcısı, Büro Memuru, Ekip Memuru Polis Memuru (Meslek Dercesi) 12 Büro Memuru, Ekip Memuru, Tim Memuru, Karakol Memuru, Nokta Memuru, Devriye Memuru, Koruma Memuru, Trafik Memuru, Telsiz Memuru, Memur 3201 sayılı Kanun’un Ek 24’üncü maddesinin ikinci fıkrası, "En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini yapmış 30 gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimine alınırlar." şeklinde değiştirilmiştir. |
| Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmelik’inde Değişiklik Yapıldı |
Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 22.4.2010 tarihli ve 5474 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 211’inci maddesine göre, Bakanlar Kurulunca 7.5.2010 tarihinde kararlaştırılmış ve 29 Haziran 2010 tarih ve 27626 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. |
| Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik yapılmıştır. |
26 Haziran 2010 Tarih ve 27623 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Yönetmelik ile Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik yapılmıştır. Önemi nedeniyle anılan Yönetmelik’e aşağıda yer verilmiştir. 26 Haziran 2010 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 27623 Kamu İhale Kurumundan: YAPIM İŞLERİ İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 – 4/3/2009 tarihli ve 27159 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(1) İhale komisyonu verilen tekliflerden teklif fiyatı, Kurum tarafından belirlenen hesaplama yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda ortaya çıkan aşırı düşük teklif sınır değerinin altında olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenlere ilişkin; a) Anahtar teslimi götürü bedel işlerde, toplam teklif bedelini oluşturan iş kalemleri ve/veya iş gruplarına ait miktarlar ve bunlara ait birim fiyatların gösterildiği hesap cetveli ile açıklama istenen iş kalemleri ve/veya iş gruplarının birim fiyatlarına ilişkin ihale dokümanında verilen analiz formatına uygun analizleri, b) Teklif birim fiyatlı işlerde; açıklama istenen iş kalemlerinin birim fiyatlarına ilişkin olarak ihale dokümanında verilen analiz formatına uygun analizleri, c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen analizlerin girdi maliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, yazılı olarak ister.” MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin (2) nolu ekinde yer alan Açık İhale Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin, (4) nolu ekinde yer alan Belli İstekliler Arasında İhale Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin, (5) nolu ekinde yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (b), (c) Bentlerine Göre Pazarlık Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin, (6) nolu ekinde yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (a), (d), (e) Bentlerine Göre Pazarlık Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin (6) numaralı dipnotları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “6Aşırı düşük tekliflerin sorgulanmasında kullanılmak üzere isteklilerce verilecek analizlere esas analiz formatları ile İdarece ihale dokümanı kapsamında verilecek diğer belgeler burada belirtilecektir.” MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin (2) nolu ekinde yer alan Açık İhale Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1. maddesinin (ğ) bendi (8) numaralı dipnotu ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin (5) nolu ekinde yer alan 4734 Sayılı Kanunun 21 inci Maddesinin (b), (c) Bentlerine Göre Pazarlık Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1. maddesinin (ğ) bendi (8) numaralı dipnotu ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin (4) nolu ekinde yer alan Belli İstekliler Arasında İhale Usulü ile İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Tip İdari Şartnamenin 7.1. maddesinin (g) bendi (8) numaralı dipnotu ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır. Başlamış olan ihaleler GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya duyurusu yapılmış olan ihaleler ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır. MADDE 7 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 8 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür. |
| Belediye Kanunu’nda Değişiklik Yapıldı |
24 Haziran 2010 Tarih ve 27621 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 5998 sayılı Kanunla, 5393 sayılı Belediye Kanunu 73. maddesi değiştirilmiştir. 5393 sayılı Kanun’un değişiklikler işlenmiş haline Web Sitemizin “Mevzuat / Mali Yönetim Mevzuatı” İlgili Kanunlar bölümünden ulaşabilirsiniz. Önemi nedeniyle 5998 sayılı Kanun’a aşağıda yer verilmiştir. 24 Haziran 2010 Tarihli Resmi Gazete / Sayı: 27621 Kanun No. 5998 / Kabul Tarihi: 17/6/2010 BELEDİYE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN MADDE 1 – 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 73 – Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi Bakanlar Kurulu kararına bağlıdır. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir. Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır. Kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkuller harca esas değer üzerinden belediyelere devredilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçların dörtte biri alınır. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarındaki gayrimenkul sahipleri ve 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna istinaden, hak sahibi olmuş kimselerle anlaşmaları halinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında hakları verilir. 2981 sayılı Kanun kapsamına girmeyen gecekondu sahiplerine enkaz ve ağaç bedelleri verilir veya belediye imkanları ölçüsünde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı dışında arsa veya konut satışı yapılabilir. Bu kapsamda bulunanlara Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile işbirliği yapılmak suretiyle konut satışı da yapılabilir. Enkaz ve ağaç bedelleri arsa veya konut bedellerinden mahsup edilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yapılacak alt yapı ve rekreasyon harcamaları, proje ortak gideri sayılır. Belediyelere ait inşaatların proje ortak giderleri belediyeler tarafından karşılanır. Kendilerine ayrı ada veya parsel tahsis edilen gayrimenkul sahipleri ile kamulaştırma dışı kalan gayrimenkul sahipleri, sahip oldukları inşaatın toplam metrekaresi oranında proje ortak giderlerine katılmak zorundadır. Proje ortak gideri ödenmeden inşaat ruhsatı, yapılan binalara yapı kullanma izni verilemez; su, doğalgaz ve elektrik bağlanamaz. Dönüşüm alanı sınırı kesinleştiği tarihte, bu sınırlar içindeki gayrimenkullerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere tapu sicil müdürlüğüne, paftasında gösterilmek üzere kadastro müdürlüğüne bildirilir. Söz konusu gayrimenkullerin kaydında meydana gelen değişiklikler belediyeye bildirilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde; ifraz, tevhit, sınırlı ayni hak tesisi ve terkini, cins değişikliği ve yapı ruhsatı verilmesine ilişkin işlemler belediyenin izni ile yapılır. Bu yerlerde devam eden inşaatlardan projeye uygunluğu belediye tarafından kabul edilenler dışındaki diğer inşaatlar beş yıl süreyle durdurulur. Bu sürenin sonunda durdurma kararının devam edip etmeyeceğine belediye tarafından karar verilir. Toplam durdurma süresi on yılı geçemez. Belediye, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerini gerçekleştirmek amacıyla; imar uygulaması yapmaya, imar uygulaması yapılan alanlardaki taşınmazların değerlerini tespit etmeye ve bu değer üzerinden hak sahiplerine dağıtım yapmaya veya hasılat paylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir. Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulanması sırasında, tapu kayıtlarında mülkiyet hanesi açık olan veya ayni hakları davalı olan taşınmazlar doğrudan kamulaştırılarak bedelleri mahkemece tayin edilen bankaya belli olacak hak sahipleri adına bloke edilir. Belediye kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulama alanında bulunan taşınmazların kamulaştırılması sırasında veraset ilamı çıkarmaya veya tapudaki kayıt malikine göre işlem yapmaya yetkilidir. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamındaki işler, kamu idareleriyle 75 inci madde çerçevesinde ortak hizmet projeleri aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Bu Kanunun konusu ile ilgili hususlarda Başbakanlık Toplu Konut İdaresine 2985 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla verilen yetkiler saklıdır." GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yargı mercilerinde açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış davalarda bu Kanun hükümleri uygulanır. Ancak bu Kanunla getirilen değişik hükümlerin uygulanması nedeniyle haksız çıkan tarafa harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti yükletilemez. MADDE 2 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 23/6/2010 |
| Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı |
Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in yürürlüğe konulması; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre, Bakanlar Kurulu’nca 7.5.2010 tarihinde kararlaştırılmış, 29 Haziran 2010 tarih ve 27626 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. |
| Kamulaştırma Kanunu’nda Değişiklik Yapıldı |
30 Haziran 2010 Tarih ve 27627 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5999 sayılı Kanunla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. Söz konusu değişiklikle Kamulaştırma Kanunu’nda yer alan “Kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazmin”e ilişkin esaslarda düzenleme yapılmıştır. Önemi nedeniyle 5999 sayılı Kanun’a aşağıda yer verilmiştir. 30 Haziran 2010 Tarihli Resmi Gazete /Sayı: 27627 KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5999 Kabul Tarihi: 18/6/2010 MADDE 1 – 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazmin GEÇİCİ MADDE 6 – Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır. Tazminat müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca, müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile, tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davet edilir. Uzlaşma; nakdi ödeme, idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle yapılabilir. Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması halinde, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir. Uzlaşılan nakdi tazminat bedeli, bütçe imkanları dahilinde, sonraki yıllara sari olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği veya ikinci fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece tazminat davası açılabilir. Dava açılması halinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının müracaat tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine ve malike tazminat ödenmesine hükmedilir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen tazminata ilişkin temyiz hakkı saklıdır. Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması halinde, idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerden yüzde iki pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması halinde, ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir. Bu maddenin tazminata ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hak kazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir. Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. Bu madde uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez." MADDE 2 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 29/6/2010 |
| Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Kadrolarda Değişiklik Yapıldı. |
01.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait tutulan kadrolarda değişikliğe gidilmiştir. Anılan Bakanlar Kurulu Kararı 30 Haziran 2010 tarih ve 27627 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 30 Haziran 2010 / Sayı : 27627 BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/500 A) 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait tutulan kadrolardan; 1 - Ekli (2) sayılı cetvellerde belirtilenlerin serbest bırakılması, 2 - Ekli (4) sayılı cetvellerde belirtilenlerin sınıf, unvan ve derecelerinin değiştirilerek serbest bırakılması, B) Kararname tarihinden geçerli olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait; 1 - Ekli (3) sayılı cetvellerde yer alan dolu kadroların derecelerinin değiştirilmesi, 2 - Ekli (4) sayılı cetvellerde yer alan boş kadroların sınıf, unvan ve derecelerinin değiştirilmesi, Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri ile ilgili kurum ve kuruluşların teklifleri üzerine, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci ve 9 uncu maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 13/5/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır. Abdullah GÜL CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan C. ÇİÇEK / Devlet Bak. ve Başb. Yrd. B. ARINÇ / Devlet Bak. ve Başb. Yrd. C. YILMAZ / Devlet Bak. ve Başb. Yrd. V. M. AYDIN / Devlet Bakanı H. YAZICI / Devlet Bakanı F. N. ÖZAK / Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN / Devlet Bakanı F. ÇELİK / Devlet Bakanı E. BAĞIŞ / Devlet Bakanı S. A. KAVAF / Devlet Bakanı C. YILMAZ / Devlet Bakanı S. ERGİN / Adalet Bakanı F. ÇELİK / Milli Savunma Bakanı V. S. ERGİN / İçişleri Bakanı V. A. DAVUTOĞLU / Dışişleri Bakanı M. ŞİMŞEK / Maliye Bakanı C. ÇİÇEK / Milli Eğitim Bakanı V. M. DEMİR / Bayındırlık ve İskân Bakanı R. AKDAĞ / Sağlık Bakanı Ö. DİNÇER / Ulaştırma Bakanı V. M. M. EKER / Tarım ve Köyişleri Bakanı Ö. DİNÇER / Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı N. ERGÜN / Sanayi ve Ticaret Bakanı M. ŞİMŞEK / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V. R. AKDAĞ / Kültür ve Turizm Bakanı V. M. DEMİR / Çevre ve Orman Bakanı V. Ek için tıklayınız >> |
| Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ Yayımlandı |
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41’inci, 46’ncı ve geçici 4’üncü maddelerine göre sigortalılar ile hak sahiplerinin yapacakları hizmet borçlanma işlemlerinin usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca düzenlenen tebliğ, 01.07.2010 tarih ve 27628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan tebliğe önemi nedeniyle aşağıda yer verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: HİZMET BORÇLANMA İŞLEMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41 inci, 46 ncı ve geçici 4 üncü maddelerine göre sigortalılar ile hak sahiplerinin yapacakları hizmet borçlanma işlemlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 121 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen; a) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu, b) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu, c) Sigortalı: 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa ve 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalıları, d) Hak sahibi: Sigortalının borçlanılacak hizmetleri ile ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanacak eş, çocuk, ana ve babasını, e) Sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi: Sigortalılarla hak sahiplerinin borçlanma işlemlerini yapan üniteleri, ifade eder. Borçlanma hakkı verilenler MADDE 4 – (1) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılanlar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince haklarında bazı sigorta kolları uygulananlar, isteğe bağlı sigortalılar ile bunların hak sahipleri 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümleri gereğince borçlanma yapabilirler. (2) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılarla hak sahipleri, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, bu sigortalıların diğer statülere tabi oldukları sürede bu statülere göre borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde ise 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümlerine göre borçlanma yapabilirler. (3) 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenler ile hak sahipleri 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerin daha önce 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca aynı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı olması ve borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde kendileri veya hak sahipleri ilgili bentler kapsamında borçlanma yapabilirler. (4) 5510 sayılı Kanuna göre yurtiçinde çalışması bulunmayanlardan, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışmış olanlar ile halen çalışmaya devam edenler, Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (d), (e) ve (h) bentlerine göre borçlanma yapabilirler. Borçlanma kapsamında olan süreler MADDE 5 – (1) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca; a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler, b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre zorunlu sigortalılıkları devam edenler hariç olmak üzere, er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler, c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların personel mevzuatlarına göre aylıksız izinde geçen süreleri, d) Sigortalı olmaksızın doktora öğreniminde veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğreniminde geçen süreler, e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal stajda geçen süreleri, f) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen sigortalılık süreleri hariç, sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri, g) Grev ve lokavtta geçen süreler, h) Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri, ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden aybaşına kadar açıkta geçirdikleri süreler, borçlanma kapsamındadır. (2) Sigortalılarla hak sahipleri yukarıda belirtilen sürelerin tamamını veya bir kısmını borçlanabilirler. Sigortalılık şartı MADDE 6 – (1) Hizmet borçlanmalarında, 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli olup, sigortalının kendisi tarafından yapılan başvurularda borçlanma talep tarihinde, hak sahiplerince yapılan başvurularda ise sigortalının ölüm tarihinde fiilen sigortalı olma şartı aranmaz. (2) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılarla hak sahiplerince yapılacak borçlanma taleplerinde 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. (3) İkinci fıkra kapsamında bulunan sigortalıların diğer statülere tabi oldukları sürede, bu statülere göre borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde birinci fıkra hükmü uygulanır. Borçlanılacak sürelerin belgelendirilmesi MADDE 7 – (1) Hizmet borçlanmaları; a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum izni ya da analık izni süreleri tabi olduğu işyerince, b) Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler askerlik şubelerince veya Kuvvet Komutanlıklarınca, c) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri ilgili kamu idarelerince, d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri ilgili hastane veya öğrenim kurumlarınca, e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri ilgili baro başkanlıklarınca, f) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen primi ödenmemiş süreleri Cumhuriyet Savcılığınca, g) Grev ve lokavtta geçen süreler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünce, h) Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri ilgili tıp fakültelerince, ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin istifa ettikleri tarihi takip eden aybaşı ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler ilgili kamu idarelerince, onaylanan ve örneği Kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgelerine göre Kuruma yapılır. (2) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının doğum tarihinden sonraki borçlanmak istediği iki yıllık süre Kurum hizmet kayıtlarından tespit edilir. (3) Bu maddede sayılan belgelerden elektronik ortamda alınanlar Kurumca istenmez. Borçlanılacak sürelerin prim tutarının hesabı MADDE 8 – (1) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, bu Kanunun 41 inci maddesine göre borçlanılacak sürelere ait prim tutarı, sigortalıların veya hak sahiplerinin talepte bulundukları tarihte 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre prime esas alt ve üst sınırlar arasında olmak üzere kendilerince belirlenen günlük kazancın % 32’si oranında hesaplanır. (2) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacak olan sigortalıların diğer statülere tabi oldukları sürede, bu statülere göre borçlanılacak sürelerine ait prim tutarı birinci fıkra hükümlerine göre hesaplanır. Borçlanılacak sürelerin tebliği ve ödenmesi MADDE 9 – (1) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihidir. (2) Hesaplanan borç, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde sigortalı veya hak sahipleri tarafından Kuruma ödenir. (3) Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar geçerli sayılmaz. Bunlar için ayrıca yeni başvuru şartı aranır. (4) Süresi içinde tebliğ edilen borcunu ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı aranır. (5) Sigortalının borçlanmaya esas günlük kazancının tespitinde, adi posta yolu ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen belgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih esas alınacaktır. (6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olan sigortalılardan haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananların, diğer statüler gereğince borçlanmaları halinde borçlanma talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarih dikkate alınarak 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yeni borç tutarı hesaplanıp, daha önce diğer statüye göre yatırılan borçlanma tutarı mahsup edilerek varsa eksik kalan miktar tahsil edilmek suretiyle borçlanma geçerli sayılır. Borçlanılan sürelerin hizmet olarak değerlendirilmesi MADDE 10 – (1) Tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamının ya da bir kısmının bir ay içinde ödenmesi halinde, ödenen miktara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. (2) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin; a) (c) ve (ı) bentlerine göre borçlandırılan süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerine göre borçlandırılan süreler başvurulan tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre, b) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacak olan sigortalıların 41 inci maddenin (a), (f) ve (g) bentlerine göre borçlandırılan süreleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, c) 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerden daha önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalılığı bulunanların borçlanılacak süreleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. (3) 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgari kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgari kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak, hesaplanan prime esas kazanç hiçbir şekilde o ayın prime esas azami kazancını geçemez. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların 2008 yılı Ekim ayı başından önce borçlandırılan sürelere ilişkin prime esas kazançlarının değerlendirilmesinde de 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümleri uygulanır. (4) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca borçlandırılan süre, Kanunun 38 inci maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten önceki süre ise sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Ancak, prime esas kazanç borçlandırılan sürelerin geçtiği tarihteki ilgili aylara mal edilir. (5) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre ilk defa sigortalı olanların sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerin, bu Kanunun 41 inci ve 46 ncı maddeleri gereğince borçlandırılması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi geriye götürülür. Bunlar hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici madde hükümleri uygulanmaz. (6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olanların borçlandırılan süreleri, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasında en az 5 yıllık sigortalılık süresi ve toplam 900 gün prim ödeme şartının yerine getirilmesinde dikkate alınmaz. (7) 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılar ve hak sahiplerinin, sigortalının diğer statülere tabi olduğu süre için ve bu statüler kapsamında yapacakları borçlanma hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlandırılan sürelerinin hizmet olarak değerlendirilmesinde 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. (8) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan sigortalıların 1/10/2008 tarihinden önceki dönemlere ait sürelerinin 1/10/2008 tarihinden sonra borçlanılması halinde, 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümleri uygulanır. Borçlanılan süreler sigortalıların hizmet süresi olarak aylıkların hesabında gün sayısına eklenir, kazanç hesabında dikkate alınmaz. (9) 2008 yılı Ekim ayı başından önce kamu idarelerindeki görevlerinden ayrılanlardan, ayrıldıkları tarihte 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre malullük veya emekli aylığı bağlanabilmesi için yeterli hizmet süresi bulunmayan ve görevden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların, 2008 yılı Ekim ayı başından önce ölenlerin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, yeterli hizmet süresi bulunmadığı için aylık bağlanamamış olan dul ve yetimlerinin borçlanacakları hizmetleri ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylığa hak kazanmaları ve müracaatları halinde, borçlanma işlemleri bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanuna göre hesap edilerek, kendilerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanır. (10) 1/10/2008 tarihinden önce 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi sigortalı iken 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (F) bendine göre yapılan borçlanmalar, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi hizmet olarak değerlendirilir. (11) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yurtdışında geçen hizmet sürelerini borçlanan sigortalıların 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi gereğince yapacakları borçlanma talepleri, 3201 sayılı Kanuna göre belirlenen sigortalılık statüsüne göre sonuçlandırılacaktır. (12) 5510 sayılı Kanuna göre yurtiçinde çalışması bulunmayanlardan, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışmış olanlar ile halen çalışmaya devam edenlerin 41 inci maddenin (b), (d), (e) ve (h) bentlerine göre yaptıkları borçlanmalar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. 5510 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine göre yapılacak borçlanmalar, borcun hesaplanması ve ödenmesi MADDE 11 – (1) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olan sigortalılardan, fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler, fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri ile fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin daha önce kendi hesabına okudukları normal okul süreleri 5510 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi gereğince borçlandırılır. (2) Borç tutarı, borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancının %32’si üzerinden hesaplanır ve tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler halinde sigortalı tarafından ödenir. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre yapılacak borçlanmalar MADDE 12 – (1) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca; a) 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçi iken, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ile hak sahipleri, b) 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile hak sahipleri, hakkında yapılacak borçlanma işlemleri, 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak, 5434 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerin daha önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı iken aynı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (f) ve (g) bentlerine göre borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde kendileri veya hak sahipleri ilgili bentler kapsamında borçlanma yapabilirler. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasına göre yapılacak borçlanmalar borcun hesaplanması ve ödenmesi MADDE 13 – (1) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; a) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışacak olanların, b) Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda geçen, c) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen, başarılı eğitim süreleri istekleri halinde borçlandırılır. (2) Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasına göre, Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların sözü edilen okullarda, fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri istekleri halinde, borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis veya komiser yardımcısı ile astsubay çavuşun emekli keseneğine esas unsurları üzerinden, bu sürelere ait kesenek ve karşılık tutarının tamamı borcun tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde sigortalı tarafından ödenir. 5434 sayılı Kanunun mülga 15 inci maddesinin (e) fıkrasına göre yapılacak borçlanmalar MADDE 14 – (1) 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçi iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlardan, fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenlerin, başarılı öğrenim süreleri ile fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları normal okul sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin işlemler 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır. 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yapılacak borçlanmalar MADDE 15 – (1) 5434 sayılı Kanunun yürürlükte bulunan ek 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aylıklarını 22/1/1962 tarihli ve 1 sayılı Kanun ile ek ve tadillerine göre alan ve almış olan 5510 sayılı Kanun gereğince 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) kapsamındaki sigortalıların, 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıkların kanunları kapsamındaki serbest meslekte geçmiş ve değerlendirilmemiş hizmet sürelerinin 15 yılı, bu hizmetlerin söz konusu kanun hükümleri uyarınca belgelendirilmesi halinde, öğrenim durumları itibariyle memuriyete giriş derecesi esas alınarak yapılacak borçlanmalara önceki mevzuat gereğince devam edilir. Borçlanma için başvuruların yapılması MADDE 16 – (1) Borçlanma yapmak için; a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 2925 sayılı Kanun, mülga 506, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi olan sigortalılar ve hak sahipleri tarafından sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine, b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılarla hak sahipleri, bağlı bulundukları kamu idareleri aracılığıyla Kurumca örneği hazırlanan borçlanma belgesi ile Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığına, müracaat edilir. (2) Birinci fıkranın (b) bendi gereğince yapılan borçlanma işlemlerine ilişkin yetki devri yapıldıktan sonra borçlanma müracaatları sigortalılar ve hak sahipleri tarafından ilgili sosyal güvenlik il müdürlüklerine/sosyal güvenlik merkezlerine yapılır. Yürürlükten kaldırılan tebliğ MADDE 17 – (1) 28/9/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük MADDE 18 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 6 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası, 10 uncu maddesinin ikinci, dördüncü, yedinci, onuncu, onbirinci ve onikinci fıkra hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başından geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 19 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür. |
| İsteğe Bağlı Sigorta İşlemleri Hakkında Tebliğ Yayımlandı |
5510 sayılı Kanun’a göre isteğe bağlı sigortalı olanlar ile 2008 yılı Ekim ayı başından önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanun’u ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre isteğe bağlı sigortalılığı devam edenler ile 5434 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca düzenlenen tebliğ, 01.07.2010 tarih ve 27628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan tebliğe önemi nedeniyle aşağıda yer verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: İSTEĞE BAĞLI SİGORTA İŞLEMLERİ HAKKINDA TEBLİĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre isteğe bağlı sigortalı olanlar ile 2008 yılı Ekim ayı başından önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre isteğe bağlı sigortalılığı devam edenler ile 5434 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 121 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen; a) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu, b) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu, c) Sigortalı: 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalıları, ç) Sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi: Sigortalıların isteğe bağlı sigortaya ilişkin işlemlerini yürüten üniteleri, ifade eder. İsteğe bağlı sigortalı olma şartları MADDE 4 – (1) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, Türkiye’de yasal olarak ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarından; a) 18 yaşını doldurmuş olmak, b) Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak, c) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, ç) İsteğe bağlı sigorta giriş bildirgesiyle Kuruma başvuruda bulunmak, şartları aranır. (2) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinden isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunanlardan Türkiye’de ikamet şartı aranmaz. (3) 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (a), (b) ve (e) bentlerine tabi olan sigortalılık hali isteğe bağlı sigortalılık için engel teşkil etmez. İsteğe bağlı sigortalılık başvurusu MADDE 5 – (1) İlk defa isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlerin örneği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesi ile ikametgahlarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine başvurmaları gerekmektedir. Tekrar isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunacak sigortalıların ise talep dilekçesi ile müracaatları yeterlidir. (2) Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendine tabi sigortalıların isteğe bağlı sigortaya müracaatları işyerinin bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine yapılır. (3) 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesi gereğince isteğe bağlı iştirakçilik için gerekli şartları taşıyanların başvuruları, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığına, yetki devri yapıldıktan sonra sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine yapılır. (4) 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesi gereğince isteğe bağlı iştirakçilik için gerekli şartları taşımalarına rağmen, 5510 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenler başvurularını sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine yapacaklardır. (5) Ay içerisinde 30 günden az çalışan ya da tam gün çalışmayan sigortalılardan isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesi ya da talep dilekçesi ekinde ay içinde zorunlu sigortaya tabi çalışılan gün sayısının beyan edilmesi, isteğe bağlı sigortaya müracaat eden yabancı ülke vatandaşlarından ise Türkiye’de kaldıkları sürenin belgelendirilmesi istenir. (6) Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarından isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunanların bu durumlarının belgelendirilmesi amacıyla pasaport suretinin ibrazı istenir. İsteğe bağlı sigortalılığı devam edenlerden ise Kurumca belirlenecek sürelerde söz konusu ülkelerde bulunduklarının belgelendirilmeleri istenir. (7) 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (g) fıkrası gereği ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin isteğe bağlı sigortalılık işlemleri sigortalılar adına işverenler tarafından yapılabilir. İsteğe bağlı sigortalılığın başlangıcı MADDE 6 – (1) İsteğe bağlı sigortalılık, isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesinin veya talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar. Adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen bildirgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir. (2) İsteğe bağlı sigortalılığın başladığı tarihten itibaren, aynı zamanda 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin isteğe bağlı sigortalılıkları, 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılıklarının sona erdiği tarihi takip eden günden başlatılır. Bunların zorunlu sigortalılıkla çakışan sürede isteğe bağlı sigorta primi ödenmişse, bu süreye ilişkin ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri talepleri halinde ilgililere iade veya doğacak borçlarına mahsup edilir. (3) Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigorta primi ödemeleri halinde, ödenen primler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir. İsteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi MADDE 7 – (1) İsteğe bağlı sigortalılık; a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, buna ait dilekçelerinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihten önceki primi ödenmiş son günü takip eden günden, b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden, c) Sigortalının ölümü halinde prim borcu bulunmuyorsa ölüm tarihinden, prim borcunun hak sahiplerince 12 ay içinde ödenmemesi veya hak sahiplerinin talebi halinde en son primi ödenmiş ayın sonundan, d) 5510 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları hükmü saklı kalmak kaydıyla Kanunun dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamına tabi çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce, (b) bendi kapsamına tabi çalışmaya başladığı tarihten, itibaren sona erer. (2) Ay içerisinde kısmi çalışanlar hariç olmak üzere, yeniden isteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler hakkında yeniden talep şartı aranır. (3) İsteğe bağlı sigortalılığın ölüm ile sona ermesi halinde sigortalılık; prim borcu bulunmuyorsa ölüm tarihinden, prim borcu varsa borcun hak sahiplerince Kanunun 52 nci maddesi hükümleri saklı kalmak şartıyla 12 ay içinde ödenmesi halinde ölüm tarihinden, prim borcunun 12 ay içinde ödenmemesi veya hak sahiplerinin prim borcunu ödemeden aylık talebi halinde en son primi ödenmiş ayın sonundan itibaren sona erer. (4) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanlar ile aylık talebinde bulunan sigortalılar 12 aylık prim ödeme süresini beklemeksizin ödedikleri primlere göre hizmet sürelerinin tespitini isteyebilirler. İsteğe bağlı sigorta primlerinin hesabı ve ödenmesi MADDE 8 – (1) İsteğe bağlı sigorta primi, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen ve yazılı olarak talep edilen prime esas aylık kazancın % 32’sidir. Bunun % 20’si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, % 12’si genel sağlık sigortası primidir. (2) Yabancı uyruklu sigortalılardan Türkiye’de yerleşik olma hali bir yılı doldurmayanlar ile 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (g) fıkrası gereği ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri işverenlerince ödendiğinden bunlardan % 20 oranında isteğe bağlı sigorta primi tahsil edilir. (3) 5510 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde üçüncü fıkrasında belirtilenler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı üzerinden malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi alınır. Yazılı olarak talepte bulunmayan sigortalıların primleri prime esas kazancın alt sınırı üzerinden tahsil edilir. (4) İsteğe bağlı sigorta primi, ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenir. Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde kendileri veya hak sahipleri tarafından 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte ödenmeyen süreler, hizmet olarak değerlendirilmez. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen primler sigortalının veya hak sahiplerinin talebi üzerine 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade veya doğacak borçlarına mahsup edilebilir. (5) İsteğe bağlı sigortalılardan, 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği prim ödeme yükümlüsü kendileri olanların, zorunlu sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması halinde, isteğe bağlı sigortaya tabi ödenen primler öncelikle zorunlu sigortalılık nedeniyle Kuruma olan borçlarına mahsup edilir. İsteğe bağlı sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesi MADDE 9 – (1) İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malullük, vazife malullüğü, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir. (2) İsteğe bağlı sigortalılıktaki prime esas kazançlar ile prim ödeme gün sayıları kısa vadeli sigorta uygulamalarında dikkate alınmaz. (3) İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce isteğe bağlı sigortalı olanlara ilişkin işlemler MADDE 10 – (1) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce; 506 sayılı Kanunun 85 inci, 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddelerine tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenlerin sigortalılığı, yeni bir yazılı talep alınmaksızın ve Türkiye’de ikamet şartı aranmaksızın 5510 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığına ilişkin hükümlerine göre devam ettirilir. 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci ve mülga geçici 218 inci maddelerine göre devam edenlerin ise yeni bir yazılı talep alınmaksızın 5434 sayılı Kanuna göre devam ettirilir. (2) Yukarıdaki fıkrada belirtilenlerin isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreleri, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir. Ancak, 5434 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortaya devam edenlerin bu süreleri 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilir. (3) 506, 1479 ve 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalıların 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait primlerin tahsili 5510 sayılı Kanun gereğince, 5434 sayılı Kanuna tabi olanların ise 5434 sayılı Kanuna göre tahsil edilir. 5434 sayılı kanunun mülga hükümlerine göre isteğe bağlı sigortalılık işlemleri MADDE 11 – (1) 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesi ve mülga geçici 218 inci maddesi uyarınca isteğe bağlı iştirakçiliği sağlanmış olanlardan ilgileri devam ettirilenlerin ve 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi iken gerek 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerekse 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra görevinden ayrılanlar ile bunlardan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlardan görevinden ayrılarak 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesi uyarınca isteğe bağlı iştirakçi olmak üzere başvuruda bulunanların gerekli şartları taşımaları halinde, haklarında 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 ve 24/5/1983 tarihli ve 2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Ancak, 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesi gereğince isteğe bağlı iştirakçilik için gerekli şartları taşımalarına rağmen 5510 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlerin de bu talepleri kabul edilir. Gelir vergisinden muaf olan isteğe bağlı kadın sigortalılar MADDE 12 – (1) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde belirtilen işleri hizmet akdiyle herhangi bir işverene tabi olmaksızın sürekli ve kazanç getirici nitelikte yaptıkları ve 1/10/2008 tarihinden sonra da yapmaya devam ettikleri tespit edilen kadınlardan, isteğe bağlı sigortalı olanlar, 2008 yılı için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının onbeş katı üzerinden, takip eden her yıl için bir puan arttırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi öderler. (2) Bu düzenlemeden yararlanma şartlarına haiz olunup olunmadığı ile yararlanma şartlarının devam edip etmediği Kurum sosyal güvenlik kontrol memurlarınca belirlenir. Yürürlükten kaldırılan tebliğ MADDE 13 – (1) 28/9/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İsteğe Bağlı Sigorta İşlemleri Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük MADDE 14 – (1) Bu Tebliğin 5 inci maddesinin ikinci ve yedinci fıkraları, 7 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 11 inci ve 12 nci madde hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başından geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür. |
| Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca 2010/76 sayılı Genelge Yayımlandı |
Devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılan veya piyasadan hazır halde alınıp satılan mallara ilişkin ihale konusu işlerde ilişiksizlik belgesine dair 2010/76 sayılı 25.06.2010 tarihli Genelge’ye önemi nedeniyle aşağıda yer verilmiştir. T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sayı : B.13.2.SGK.0.10.04.00/73-031/ 397 25/06/2010 Konu: Devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılan veya piyasadan hazır halde alınıp satılan mallara ilişkin ihale konusu işlerde ilişiksizlik belgesi GENELGE 2010 – 76 Bilindiği üzere, 13/3/2010 tarihli ve 27520 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle, Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası; “İhale konusu işle ilgili olarak ünitece yapılacak araştırma işlemi sonucunda, Kuruma yeterli işçilik bildirilmiş olduğunun veya Kurumca belirlenecek yöntemlere göre ünitece, ihale konusu işin işverene ait devamlı işyeri sigortalıları ile yapıldığının anlaşılması halinde, işverenlerin ve varsa alt işverenlerinin defter ve belgeleri incelenmeyebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Diğer taraftan, aynı Yönetmeliğin; 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “İdareler, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların tebligat adreslerini sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden onbeş gün içinde ilgili üniteye bildirmek zorundadır. İhale konusu iş, piyasadan hazır halde alınıp satılan malın temini ise bu işler idare tarafından Kuruma bildirilmez.” 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrasında, “Piyasadan hazır halde alınıp satılan işlerle ilgili olarak işi üstlenenlere yapılacak hakediş ödemelerinden önce, işi üstlenenlerin idari para cezası, prim ve prime ilişkin borcunun olup olmadığı Kuruma yazılı olarak sorulur ve bir aylık süre içinde Kurumca yapılacak bildirime istinaden borcu varsa hakedişinden kesinti yapılır.” 7 nci maddesinin onuncu fıkrasında ise, “Piyasadan hazır halde alınıp satılan işlerle ilgili olarak kesin teminatın iadesinde Kurumca düzenlenecek ilişiksizlik belgesi aranmaz.” hükümleri yer almaktadır. Buna göre, gerek bahse konu Yönetmelikte yapılan değişiklik uyarınca ihale konusu işlerin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığı ileri sürülerek ilişiksizlik belgesi talep edilmesi durumunda, gerekse piyasadan hazır halde alınıp satılan mal temin işleri ile ilgili olarak sosyal güvenlik il müdürlüklerimizce/sosyal güvenlik merkezlerimizce yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır. 1- İhale Konusu İşlerin Devamlı Mahiyetteki İşyeri Sigortalıları İle Yapıldığının Beyan Edilmesi Durumunda İlişiksizlik Belgesinin Verilmesinin Usul ve Esasları İhale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığının beyan edildiği hallerde; sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince ihale konusu iş, devamlı mahiyetteki işyeri ve sigortalılar yönünden aşağıda belirtilen hususlar çerçevesinde yapılacak olan araştırma sonucunda, ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığının anlaşılması halinde, işverenlerin ve varsa alt işverenlerinin defter ve belgeleri incelenmeksizin, ihale konusu işin yapıldığı süre içinde söz konusu işyerinden Kuruma borcun da bulunmaması kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilecektir. Bu bağlamda, öncelikle ihale konusu işin yapıldığı işyerinin devamlı mahiyette bir işyeri olduğunun ve devamlı mahiyetteki işyerinin faaliyet konusunun ihale konusu işe uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, ihale konusu işin yapıldığı belirtilen devamlı mahiyetteki işyerinin, faaliyetine devam etmesinin ihale konusu işe bağlı olmaması, ihale konusu işten bağımsız olarak faaliyetini devam ettirmesi, dolayısıyla ihale konusu iş olmasaydı dahi mevcut olan veya olacak olan bir işyeri olması halinde, devamlı mahiyette bir işyerinin varlığı kabul edilecektir. Örnek 1- (A) Limited Şirketinin ‘metal kapı ve pencere imalatı ve montajı’ faaliyet konusu ile Kurumda tescilli olan ve sigortalı bildiriminde bulunulan bir işyeri mevcut iken, (B) kamu kurumunun yapmış olduğu ‘kapı ve pencerelerin yenilenmesi’ ihalesine iştirak ederek ihale konusu işi üstlendiği varsayıldığında, (A) Limited Şirketinin ihale konusu işi yaptığı işyerinin, ihale konusu işten dolayı mevcut olan bir işyeri olmaması nedeniyle devamlı mahiyetteki bir işyerinin varlığının kabulü gerekecektir. Devamlı mahiyetteki işyerinin işkolu kodunun yapılan ihale konusu iş ile uyumlu olmaması halinde, öncelikle devamlı mahiyetteki işyerinin faaliyet konusunun tespiti yönüne gidilecektir. Yapılan tespit sonucunda, devamlı mahiyetteki işyerinde ihale suretiyle yapılan işin konusunda bir faaliyet yapıldığının anlaşılması halinde, Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesindeki hükümler dikkate alınarak gerekmesi halinde devamlı mahiyetteki işyerinin işkolu kodu 5510 sayılı Kanunun 83 üncü ve 84 üncü maddelerine göre değiştirilerek ve ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığının tespiti için bu Genelgede belirtilen usul ve esas çerçevesinde işlem yapılacaktır. Diğer taraftan, devamlı mahiyetteki işyerinin faaliyet konusunun imalat işleri olduğu durumlarda, idareye karşı üstlenilen işin, imalatın yanı sıra, montaj, döşeme, takılma gibi işleri de içermesi halinde, bu hususun, Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesine göre daha yüksek bir prim oranını gerektirmemesi kaydıyla, ayrıca montaj, döşeme, takılma gibi durumlar dikkate alınmaksızın işlem yapılacaktır. Örnek 2- İhale suretiyle yapılan işin konusunun ‘parke döşemesi’ işi olduğu, ancak söz konusu işin Kurumda ‘1622-Birleştirilmiş parke yer döşemelerinin imalatı’ işkolu kodunda tescil edilmiş bulunan devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığının beyan edildiği varsayıldığında, parke döşemesi işinin tehlike sınıfı ile parke imalatı işinin tehlike sınıfının aynı (her iki işin de V tehlike sınıfında tasnif edilmiş) olduğu dikkate alınarak, bahse konu işyerinin işkolu kodunun tespitine başvurulmayacaktır. Örnek 3- İhale suretiyle yapılan işin konusunun ‘kartonpiyer döşenmesi’ işi olduğu ancak söz konusu işin Kurumda “2361-İnşaat amaçlı alçı ürünlerinin imalatı” işkolu kodunda tescil edilmiş bulunan devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığının beyan edildiği varsayıldığında, kartonpiyer döşenmesi işinin ‘4333-Yer ve duvar kaplama’ işkolu kodunda ve V tehlike sınıfında, ‘inşaat amaçlı alçı ürünlerinin imalatı’ işkolu kodunun ise IV tehlike sınıfında tasnif edilmiş olması nedeniyle bahse konu işyerinin işkolu kodunun tespiti yönüne gidilecektir. 1.1- İhale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olduğu işler İhale sözleşme veya şartnamesinde ihale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olması veya idarece ihale konusu işte kimlerin çalıştığının ismen Kuruma bildirildiği hallerde, ihale konusu işte çalıştırılması gereken kişi/gün sayısı kadar Kuruma bildirim yapıldığının veya idarece ihale konusu işte çalıştırıldığı bildirilen kişilerin sigortalılıklarının sağlandığının anlaşılması halinde, ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığının tespiti için ayrıca denetim elemanı incelemesine gidilmeyecek, işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin olarak Kuruma borcunun da bulunmaması halinde ilişkisizlik belgesi verilecektir. İhale konusu işin başlayıp bittiği tarihler arasında Kuruma ihale sözleşmesindeki/ şartnamesindeki işçi sayısının altında bir bildirim yapılmış ise, idare ile temasa geçilerek eksik bildirimlerin nedenleri ile Kurumumuza verilmiş olan prim belgelerinin idareye de verilmiş olup olmadığı, verilmiş ise bu belgelerde kayıtlı sigortalıların dışında başka sigortalı çalıştırılıp çalıştırılmadığı sorulacaktır. İdareden alınan yazılarda, belgelerde kayıtlı sigortalıların dışında sigortalı çalıştırıldığının bildirilmesi halinde, hizmetleri ve kazançları Kuruma bildirilmediği anlaşılan kişilerle ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi işverenlerden bir ay süreli bir tebligatla istenilecektir. İdarelerce düzenlenen yazılarda; a) Sigortalı sayısının yanı sıra sigortalıların kimlik bilgilerine de yer verilmiş olması halinde, işverenlerce bu bilgilere uygun düzenlenen aylık prim ve hizmet belgeleri bir aylık süre içinde Kuruma verilmiş ise bahse konu prim belgeleri işleme konulacaktır. İşverenlerce bir aylık süre içinde aylık prim ve hizmet belgeleri Kuruma verilmemiş ise, bahse konu prim belgeleri sigorta primleri servisi tarafından, idarece bildirilen prime esas kazanç tutarı üzerinden; idarece prime esas kazanç tutarı bildirilmemiş ise, sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden re’sen düzenlenerek işleme konulacaktır. b) Sigortalı sayısı belirtilmiş, buna karşın sigortalıların kimlik bilgilerine yer verilmemiş ise, sigorta primleri servisi tarafından idarece bildirilen prime esas kazanç tutarı üzerinden; idarece prime esas kazanç tutarı bildirilmemiş ise, sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden asıl/ek prim tahakkuk belgesi düzenlenerek işleme alınacak ve tahakkuk eden primlerin bir aylık süre içinde ödenmesi işverenlere bildirilecektir. İdareden alınan bilgi ve belgelerden sigortalıların hizmetlerinin veya kazançlarının Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiğinin anlaşılması nedeniyle, asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesi ya da prim tahakkuk belgesi düzenlenen her bir ay için, 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca; belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Diğer taraftan, idarelerce düzenlenen yazılarda sigortalıların kimlik bilgilerine de yer verilmiş olması halinde, bu sigortalıların sigortalı işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri yönlerinden de gerekli kontroller yapılarak, 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin durumuna uygun alt bendi ile aynı fıkranın (j) bendi uyarınca idari para cezası uygulanacaktır. İşlemlerin bu şekilde yapılmasının ardından, tahakkuk eden primlerinin ve idari para cezalarının tahsilinden sonra ilişiksizlik belgesi verilecektir. İhaleli işin konusunun temizlik veya güvenlik hizmetlerine ilişkin olması halinde, bu işlerin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılması düşünülemeyeceğinden, belirtilen nitelikteki ihale konusu işler için geçici mahiyette işyeri dosyası tescil ettirilmesi gerekmektedir. 1.2- İhale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olmadığı işler İhale sözleşme veya şartnamesinde ihale konusu işte çalışacak kişi/gün sayısının belli olmaması ve idarece de ihale konusu işte kimlerin çalıştırıldığının ismen Kuruma bildirilememesi halinde; ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığı hususunda, ihale konusu işin yapıldığı süre zarfında devamlı mahiyetteki işyerinden Kuruma bildirilmiş olan sigorta primine esas kazanç tutarının, bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazanç tutarının altında olup olmadığı geçici mahiyetteki işyeri dosyalarındaki araştırma işleminde olduğu gibi araştırılacak, bu şekilde yapılacak araştırma işlemi sonucunda, ihale konusu işin yapıldığı dönemde Kuruma yeterli işçilik bildiriminde bulunulduğunun anlaşılması halinde, denetim elemanı incelemesine gönderilmeksizin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin borcunun da bulunmaması halinde işverene ilişiksizlik belgesi verilecektir. Örnek 1- İstihkak tutarı 150.000 TL olan bir iş dolayısıyla, Kuruma bildirilmesi gereken prime esas kazanç tutarının 13.500 TL olduğunun araştırma işlemi sonucu hesaplanmasına karşın ihale konusu işin yapıldığı dönemde Kuruma bildirilen prime esas kazanç tutarının 14.000 TL olduğu varsayıldığında, ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığı hususunda denetim elemanı incelemesine gönderilmeksizin, ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin borcunun da bulunmaması halinde işverene ilişiksizlik belgesi verilecektir. Diğer taraftan, devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile faaliyet dönemleri kısmen de olsa çakışacak şekilde birden fazla ihale konusu işin yapılmış olması halinde, ihale konusu bir iş için dikkate alınmış olan işçilik, diğer ihale konusu işler için dikkate alınmayacaktır. Örnek 2- Devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile, - İstihkak tutarı 100.000 TL olan (A) ihale konusu işinin 1/5/2010 ila 21/6/2010 tarihleri, - İstihkak tutarı 90.000 TL olan (B) ihale konusu işinin 9/6/2010 ila 28/7/2010 tarihleri, - İstihkak tutarı 120.000 TL olan (C) ihale konusu işinin 18/6/2010 ila 11/8/2010 tarihleri, arasında yapıldığı, söz konusu işlerin asgari işçilik oranlarının %12 olduğu, ay içerisinde eksik çalışması olmayan 8 sigortalıdan dolayı; 2010/Mayıs ayı için 10.000 TL, 2010/Haziran ayı için 10.000 TL, 2010/Temmuz ayı için 11.000 TL, 2010/Ağustos ayı için 11.000 TL, Kuruma prime esas kazanç bildiriminde bulunulduğu ve işverenin, - (A) ihale konusu işinden dolayı ilişiksizlik belgesi verilmesini talep ettiği, (B) ve (C) ihale konusu işlerinden dolayı henüz ilişiksizlik belgesi istemediği varsayıldığında; (A) İhale konusu işinden dolayı Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik miktarı, [(A) İhale konusu işinin istihkak tutarı X Asgari işçilik oranı (%25 eksiği) = Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik tutarı] şeklinde hesaplanacaktır. Buna göre, (A) ihale konusu işinden dolayı Kuruma bildirilmesi gereken işçilik miktarı; 100.000 X %9 (%12’nin %25 eksiği) = 9.000 TL olacaktır. Söz konusu tutar, (A) ihale konusu işinin yapıldığı 1/5/2010 ila 21/6/2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen, 1/5/2010-31/5/2010 dönemi için [2010/Mayıs ayının tamamında ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden] = 10.000 TL 1/6/2010-21/6/2010 tarihleri arasında [2010/Haziran ayında 21 gün ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden (10.000 / 30 X 21)] = 6.999,93 TL olmak üzere toplam 10.000 TL + 6.999,93 TL = 16.999,93 TL sigorta primine esas kazanç tutarı ile karşılaştırılacaktır. (A) İhale konusu işinin yapıldığı dönemde Kuruma bildirilen sigorta primine esas kazanç tutarı (16.999,93 TL), Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik tutarından (9.000 TL) fazla olduğundan, (A) ihale konusu işinin devamlı işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığı hususunda incelemeye sevk edilmeksizin, işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin olarak Kuruma borcunun da bulunmaması halinde ilişkisizlik belgesi verilecektir. - İşverenin (A) ihale konusu işinden dolayı ilişiksizlik belgesini aldıktan sonra (B) ihale konusu işinden dolayı ilişiksizlik belgesinin verilmesini talep ettiği ve (C) ihale konusu işinden dolayı henüz ilişiksizlik belgesi istemediği varsayıldığında, (B) ihale konusu işinden dolayı Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik miktarı; 90.000 X %9 (%12’nin %25 eksiği) = 8.100 TL olacaktır. Söz konusu tutar, (B) ihale konusu işinin yapıldığı 9/6/2010 ila 28/7/2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen; 9/6/2010-30/6/2010 tarihleri arasında [2010/Haziran ayında 22 gün ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden (10.000 / 30 X 22)] = 7.333,26 TL 1/7/2010-28/7/2010 tarihleri arasında [2010/Temmuz ayında 28 gün ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden (11.000 / 30 X 28)] = 10.266,76 TL olmak üzere toplam 7.333,26 TL + 10.266,76 TL = 17.600,02 TL ile karşılaştırılması gerekmekle birlikte, 9/6/2010 ila 21/6/2010 tarihleri arasında (A) ihale konusu işi ile (B) ihale konusu işi birlikte yapıldığından ve (A) ihale konusu işi ile ilgili olarak yeterli işçiliğin bildirilip bildirilmediği araştırılarak işverene ilişiksizlik belgesi verildiğinden, belirtilen tarihler arasındaki işçiliğin mükerrer olarak dikkate alınmaması için söz konusu dönemde (A) ihale konusu işi için dikkate alınmış olan işçilik tutarının düşülmesi gerekmektedir. Buna ilişkin hesaplama; [(A) ihale konusu işi için Kuruma bildirilmesi gereken işçilik tutarı] / [(A) ihale konusu işinin faaliyet süresi] X [çakışan gün sayısı] = Düşülecek tutar, şeklinde yapılacaktır. Buna göre; 9.000 / 51 X 12 = 2.117,64 TL işçilik tutarının, 17.600,02 TL’den düşülmesi gerekmektedir. Bu durumda, (B) ihale konusu işinin yapıldığı dönemde Kuruma bildirilmiş olan işçiliğin; 17.600,02 - 2.117,64 = 15.482,38 TL’si dikkate alınacak olup, bu tutar (B) ihale konusu işi için Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik tutarından (8.100 TL) fazla olduğundan, (B) ihale konusu işinin devamlı işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığı hususunda incelemeye sevk edilmeksizin, işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin olarak Kuruma borcunun da bulunmaması halinde ilişkisizlik belgesi verilecektir. - İşverenin (A) ve (B) ihale konusu işinden dolayı ilişiksizlik belgesini aldıktan sonra (C) ihale konusu işinden dolayı ilişiksizlik belgesi verilmesini talep ettiği varsayıldığında, (C) ihale konusu işinden dolayı Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik miktarı; 120.000 X %9 (%12’nin %25 eksiği) = 10.800 TL olacaktır. Söz konusu tutarın, (C) ihale konusu işinin yapıldığı 18/6/2010 ila 11/8/2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen; 18/6/2010-30/6/2010 tarihleri arasında [2010/Haziran ayında 13 gün ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden (10.000 / 30 X 13)] = 4.333,29 TL 1/7/2010-31/7/2010 dönemi için [2010/Temmuz ayının tamamında ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden] = 11.000 TL 1/8/2010-11/8/2010 tarihleri arasında [2010/Ağustos ayında 11 gün ihale konusu işten dolayı faaliyet gösterildiğinden (11.000 / 30 X 11)] = 4.033,37 TL olmak üzere toplam 4.333,29 TL + 11.000,00 TL + 4.033,37 TL = 19.366,66 TL ile karşılaştırılması gerekmekle birlikte, 18/6/2010 ila 21/6/2010 tarihleri arasında (A) ihale konusu işi, 18/6/2010-28/7/2010 tarihleri arasında (B) ihale konusu işi, (C) ihale konusu işi ile birlikte yapılmış olduğundan, belirtilen sürelerde Kuruma bildirilmiş olan işçiliğin mükerrer olarak dikkate alınmaması için bu dönemlere ilişkin olarak ilişiksizlik belgesi verilmiş olan ihale konusu işlerden dolayı dikkate alınmış olan işçilik tutarlarının düşülmesi gerekmektedir. (A) ihale konusu işinden dolayı düşülecek tutar; (A) işinden dolayı Kuruma bildirilmesi gereken işçilik tutarı (9.000) / İşin faaliyet süresi (51 gün) X Çakışan gün sayısı (4 gün) = Düşülecek tutar (705,88 TL), (B) ihale konusu işinden dolayı düşülecek tutar; (B) işinden dolayı Kuruma bildirilmesi gereken işçilik tutarı (8.100) / İşin faaliyet süresi (50 gün) X Çakışan gün sayısı (41 gün) = Düşülecek tutar (6.642,00 TL), şeklinde hesaplanacaktır. Buna göre; 705,88 TL + 6.642 TL = 7.347,88 TL işçilik tutarının, 19.366,95 TL’den düşülmesi gerekmektedir. Bu durumda, (C) ihale konusu işinin yapıldığı dönemde Kuruma bildirilmiş olan işçiliğin; 19.366,95 TL - 7.347,88 TL = 12.019,07 TL’si dikkate alınacak olup, bu tutar (C) ihale konusu işi için Kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik tutarından (10.800 TL) fazla olduğundan, (C) ihale konusu işinin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığı hususunda incelemeye sevk edilmeksizin, işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin olarak Kuruma borcunun da bulunmaması halinde ilişkisizlik belgesi verilecektir. Diğer taraftan, devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile faaliyet dönemleri kısmen çakışacak şekilde birden fazla ihale konusu işin yapıldığı durumlarda, ihale konusu işlerin birden fazlası için aynı anda ilişiksizlik belgesi talebinde bulunulması halinde de, yukarıda belirtildiği şekilde, bir ihale konusu iş için devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığı konusunda incelemeye sevk edilmesi gerekip gerekmediğine karar verildikten sonra, diğer ihale konusu işe geçilmek suretiyle işlem yapılacaktır. İhale konusu işten dolayı 30 günden az faaliyet yürütülen aylarda, söz konusu ayda eksik çalışması olan sigortalıların prime esas kazançlarının ihale konusu işin yapıldığı süreye isabet eden kısmı kadarı dikkate alınacaktır. Yapılan araştırma işlemi sonucunda, ihale konusu işin yapıldığı süre zarfında Kuruma bildirilmiş sigorta primine esas kazanç tutarının, bildirilmesi gereken sigorta primine esas kazanç tutarının altında olduğunun tespit edilmesi halinde ise, ihale konusu işin devamlı mahiyette işyeri sigortalıları ile yaptırılıp yaptırılmadığının tespiti amacıyla durum incelemeye sevk edilecektir. Ancak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki diğer amme alacakları için belirtilen cüz’i miktardaki Kurum alacağı tutarını aşmayan fark işçilikten kaynaklanan prim tutarı yönünden, yeterli işçilik bildiriminde bulunulmuş gibi değerlendirilerek incelemeye sevk edilmeden, işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin olarak Kuruma borcunun da bulunmaması halinde ilişkisizlik belgesi verilecektir. 1.3- Danışmanlık hizmet ihaleleri İhaleli işin konusunun; mimarlık ve mühendislik, etüt ve proje, harita ve kadastro, her ölçekte imar planı, imar uygulama, ÇED raporu hazırlanması, plan, yazılım geliştirme, tasarım, teknik şartname hazırlanması, denetim ve kontrolörlük gibi teknik, mali, hukuki veya benzeri alanlarda hizmet alım işlerine yönelik olması halinde, ihale dokümanından, ihale veya ön yeterliğe ilişkin ilan veya davet belgelerinde belirtilen mesleki ve teknik yeterliklerine ilişkin bilgi ve belgelerden veya idarenin yazılarından, ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile veya bizzat yüklenici tarafından yapıldığının sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince anlaşılması halinde, ihale konusu işin devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığı hallerde işverenin ihale konusu işin yapıldığı döneme ilişkin Kuruma borcunun da bulunmaması kaydıyla işyeri defter ve belgelerinin incelemesi yoluna gidilmeksizin ilişiksizlik belgesi verilecektir. Bu ilişiksizlik belgelerinin verilmesinde yükleniciden diploma veya sertifika istenilmeyecektir. 1.4- Nakliye işleri ile personel/öğrenci taşıma işleri İhaleli işin konusunun nakliye veya personel/öğrenci taşıma işi olması ve idarece ihale konusu işin sigortalı niteliğinde bir kişi çalıştırılmaksızın bizzat yükleniciler tarafından yapıldığının bildirilmesi durumunda Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduklarının anlaşılması halinde ilişiksizlik belgesi verilecektir. Belirtilen türdeki bir işin tümüyle yükleniciler tarafından yapılmayıp, kısmen sigortalı çalıştırılmak suretiyle yapıldığının bildirilmesi halinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olup olmadıkları ile sigortalı olması gerekenlerin Kurumumuza bildirildiğinin anlaşılması durumunda ilişiksizlik belgesi verilecektir. İhale sözleşme/şartnamesindeki işçi sayısının altında bir bildirim yapılmış ise bu Genelgenin 1.1 nolu bölümünde belirtilen açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacaktır. 1.5- Piyasadan hazır halde alınıp satılan malın teslim işleri Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde, “Piyasadan hazır halde alınıp satılan mal” kavramı, “Projelendirme veya münhasıran bir talep üzerine üretimi yapılmayan malları ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre, mal teslim işinin, piyasadan hazır halde alınıp satılan mal olarak değerlendirilebilmesi için, bu malın, işe özel olarak üretilmeyip piyasada standart olarak seri imalatı yapılan bir mal olması, ayrıca projelendirilmemiş, işe göre şekillendirilmemiş bir mal olması ve İdare için özel olarak imal edilmemiş bir mal olması gerekmektedir. Öte yandan, mal teslim işinin, mal temin ve teslimi ya da mal imal ve teslimi şeklinde olması piyasadan hazır halde alınıp satılan mal olma özelliğini değiştirmemektedir. Örnek 1- (A) Kamu Kurumunun, seri olarak üretilmekte olan 100 adet klimayı ihale suretiyle (B) gerçek kişisinin teslimi hususunda anlaşmaya vardığı varsayıldığında, seri üretimi yapılmakta olan bu klimalar ihale konusu işten önce tasarlanıp imal edilmekte olduğundan, dolayısıyla ayrıca projelendirme veya İdare için özel olarak imal edilmediğinden 100 adet klimanın temin işi, piyasadan hazır halde alınıp satılan mal kapsamında değerlendirilecektir. Örnek 2- (C) Kamu Kurumunca günlük 10.000 adet ekmeğin teslim işinin ihale suretiyle (D) Limited Şirketi’ne verildiği varsayıldığında, ekmeğin işe özel olarak üretilmeyip piyasada standart olarak seri imalatı yapılan bir mal olması nedeniyle, bahse konu işverenin ekmek teslim işini, kendisine ait fırın veya marketten ya da piyasadaki fırın veya marketlerden temin edip etmediği üzerinde durulmaksızın, söz konusu ekmek teslim işi, piyasadan hazır halde alınıp satılan bir mal olarak değerlendirilecektir. 2- İş ve İşlemlerin Yürütülmesi ve Süreler 2.1- İşverenler ilişiksizlik belgesinin alınabilmesi için Kuruma doğrudan başvurabileceklerdir. 2.2- İlişiksizlik belgesi başvurularının sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince sonuçlandırılması esastır. Buna göre devamlı işyeri sigortalıları ile yapılan ihale konusu işlere ilişkin denetimler öncelikle il müdürlüğü denetim elemanlarınca sonuçlandırılacaktır. Ancak müfettiş incelemesini gerektiren hususlar il müdürü veya merkez müdürünce tespit edilerek Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına intikal ettirilecektir. 2.3- İlişiksizlik belgesinin verilmesi sırasında idareden iş alan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin ortaklarının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunun anlaşılması halinde, bu sigortalılığından dolayı prim borcunun bulunmaması veya borcun tecil ve taksitlendirilmiş olması şartı da aranacaktır. 2.4- ‘Doğrudan temin usulü’, 4734 sayılı Kanunun uygulanacak ihale usullerine ilişkin 18 inci maddesi içeriğinden çıkartıldığından, idarelerin bu usulle yaptırdığı işleri Kurumumuza bildirme zorunluluğu bulunmamakta, dolayısıyla bu nevi işler için ilişiksizlik belgesi aranmayacaktır. 2.5- Sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince, devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılan ihale konusu işler ile ilgili olarak geçici mahiyetteki işyeri dosyalarında olduğu gibi araştırma işlemine göre Kuruma yeterli işçilik bildiriminde bulunulup bulunulmadığının araştırılması gereken hallerde, yapılan ihale konusu işin asgari işçilik oranı 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İşkollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğ eki “Çeşitli İşkollarına Ait Asgari İşçilik Oranları Listesi”ndeki asgari işçilik oranları dikkate alınarak yapılacaktır. Anılan Tebliğ eki Listede, yapılan ihale konusu işe uygun asgari işçilik oranın belirlenmemiş olduğu durumlarda, ihale konusu işe ilişkin asgari işçilik oranının anılan Komisyonca belirlenmesi için gerekli belgelerle birlikte Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Daire Başkanlığına intikal ettirilecektir. Bununla birlikte, devamlı mahiyetteki işyerinden yapılan ihale konusu işler için anılan Komisyonca bir oran belirlenmiş ise, aynı işveren tarafından aynı işyerinden asgari işçilik oranı belirlenmiş olan işle, niceliği, yapım süresi ve istihkak tutarı hariç diğer özellikleri aynı olan ikinci bir ihale konusu iş yapması halinde, işverenin itirazının da bulunmaması kaydıyla daha önce belirlenmiş olan işçilik oranı uygulanacaktır. Sonradan yapılan işin daha önce işçilik oranı belirlenmiş olan işle aynı nitelikte olduğunun anlaşılamadığı hallerde ihale konusu işe ilişkin asgari işçilik oranının anılan Komisyonca belirlenmesi için gerekli belgelerle birlikte Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Daire Başkanlığına intikal ettirilecektir. 2.6- İhale konusu işin yapıldığı bildirilen devamlı mahiyetteki işyeri ile ihale konusu işin yapıldığı yerin farklı sosyal güvenlik merkezinin görev alanlarında bulunması halinde ilişiksizlik belgesi için devamlı mahiyetteki işyeri dosyasının işlem gördüğü sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat edilecektir. 2.7- İhale konusu işe ilişkin araştırma işlemlerinin yapılması sırasında devamlı işyeri sigortalılarıyla yapılıp yapılmadığına ilişkin belgelerin işyeri dosyasında mevcut olması halinde bu belgeler idareden ayrıca istenilmeyecektir. 2.8- Devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapıldığı belirtilen ihale konusu işlerden dolayı talep edilen ilişiksizlik belgelerine ilişkin işlemler; a) Kurumca denetim veya yazışma gerektirmeyen hallerde, talebin Kurum kayıtlarına intikalinden itibaren en geç 10 gün, b) İl müdürlüğü denetim elemanlarınca denetim yapılmasını gerektiren hallerde; ba) İşverenden defter ve belgelerin istenmesi durumunda anılan defter ve belgelerin kontrol memuruna ibraz süresinin bitiminden itibaren en geç bir ay, bb) Herhangi bir yazışma gerektirmeyen hallerde en geç bir ay, c) Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca inceleme yapılmasını gerektiren durumlarda, defter ve belgelerin müfettişe ibraz süresinin bitiminden itibaren üç ay, içinde sonuçlandırılacaktır. 2.9- Bu Genelgenin yayım tarihinden önce devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yapılıp yapılmadığının tespiti için müfettişlik incelemesine sevk edilen ihale konusu işler yönünden, müfettişçe işyeri defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin tebligat çekilmemiş olduğu hallerde, bu Genelge gereği işlem yapılmak üzere denetim talep yazıları ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine iade edilecektir. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. M. Emin ZARARSIZ Kurum Başkanı DAĞITIM/ GEREĞİ: - Merkez ve taşra teşkilatına, BİLGİ : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, |
| Vergi Usul Kanunu 398 Sıra Nolu Genel Tebliği Yayımlandı . |
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 5’inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne istinaden Maliye Bakanlığınca hazırlanan Vergi Usul Kanunu 398 Sıra Nolu Genel Tebliği 02 Temmuz 2010 tarih ve 27629 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Tebliğ’e aşağıda yer verilmiştir. Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 398) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar dolayısıyla kesinleşen vergi ve cezalar ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş vergi ve cezaların açıklanmasına ilişkin usuller 293 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (1) ile tespit edilmiştir. Anılan maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden; - 2010 yılında yapılacak açıklamaların, Türkiye genelindeki vergi dairelerinde (vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerlerinde asılmak suretiyle) 15 Temmuz 2010 ila 15 Ağustos 2010 tarihleri arasında, 1 Eylül 2010 tarihinden itibaren de Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde yapılması, - Açıklama kapsamına, her bir vergi dairesine 150.000 TL ve daha fazla borcu olan veya bu tutar ve üzerinde kesinleşen vergi ve cezası bulunan mükelleflerin alınması, - Yapılacak açıklamada, 31/12/2009 tarihi itibarıyla vadesi geçtiği halde 30/06/2010 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve nev’i itibarıyla 293 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklama kapsamına alındığı belirtilen vergi ve cezalar ile 01/06/2009-31/05/2010 tarihleri arasında kesinleşen tarhiyatların dikkate alınması, - Açıklanacak bilgiler, açıklamanın yapılacağı yer ve diğer hususlarda 293 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenen esaslara uyulması, ancak sözü edilen tebliğin “İnternet Ortamında Açıklama” başlıklı III/B bölümündeki açıklamalar uyarınca Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar tarafından 293 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin; (I-A) Bölümüne göre hazırlanan listelerin bir örneğinin (Gelir İdaresi Başkanlığı, Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı, Veri Oluşturma Yön. Enformasyonu Müdürlüğü, Yeni Ziraat Mah. Etlik Cad. No:16 06110 Dışkapı/ANKARA) ve (I-B) Bölümüne göre hazırlanan listelerin bir örneğinin (Gelir İdaresi Başkanlığı, Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığı, Tahsilatın Takibi ve Değerlendirilmesi Müdürlüğü, Yeni Ziraat Mah. Etlik Cad. No: 16 06110 Dışkapı/ANKARA) adresine gönderilmesi, - Açıklama kapsamına, a) 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun Geçici 3 üncü maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanununun Geçici 5 inci maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı Belediye Uzlaşma Komisyonu Başkanlığına yaptıkları takas ve mahsuba ilişkin başvuruları kabul edilen, büyükşehir belediyeleri/belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sermayesinin %50’sinden fazlası büyükşehir belediyelerine/belediyelere ait şirketlerin vadesi 31/12/2004 tarihi ve öncesine rastlayan, b) 5569 sayılı Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Mali Sektöre Olan Borçlarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanuna göre taksitlendirilen ve ödeme süresi henüz sona ermemiş, c) 5228 sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 6 ncı maddesi ile 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 2 nci maddesine göre taksitlendirilen, d) 5667 sayılı Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketince Devlet İç Borçlanma Senedi Satışı Adı Altında Toplanan Tutarların Ödenmesi Hakkında Kanunun, 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla değişik Geçici 1 inci maddesi kapsamında ertelenen, alacakların alınmaması, uygun görülmüştür. Diğer taraftan, 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci maddesine göre taksitlendirilen alacakların, 31/12/2009 tarihi itibariyle vadesi geçmiş ve 30/06/2010 tarihi itibariyle ödenmemiş olan taksitlerinin ilan kapsamına alınması gerektiği tabiidir. Tebliğ olunur. ____________________________________________ (1) 27.01.2001 tarih ve 24300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. |
| Mesleki Yeterlilik Kurumunca 18 Adet Yeni Meslek Standardı Yayımlandı. |
Mesleki Yeterlilik Kurumunca yayımlanan 18 adet yeni meslek standardı ile bugüne kadar yayımlanan meslek standardı sayısı 98’e ulaştı. 5 Temmuz 2010 tarih ve 27632 (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ve yeni meslek standartları şunlardır: Mesleki Yeterlilik Kurumundan: ULUSAL MESLEK STANDARTLARINA DAİR TEBLİĞ Amaç ve Kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin eklerini oluşturan on sekiz meslek standardının yürürlüğe konulmasını sağlamaktır. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun 21 inci maddesi ile 5/10/2007 tarihli ve 26664 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standartlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır. Yürürlük MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı yürütür. E K L E R: 1. Bagaj Görevlisi (Seviye 2) Ulusal Meslek Standardı 2. Kapı Görevlisi (Seviye 2) Ulusal Meslek Standardı 3. Otel Rezervasyon Görevlisi (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 4. Otel Telefon Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 5. Ön Büro Görevlisi (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 6. Ön Büro Yöneticisi (Seviye 5) Ulusal Meslek Standardı 7. Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 8. Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 9. Ön Terbiye Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 10. Ön Terbiye Operatörü (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 11. Boyama Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 12. Boyama Operatörü (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 13. Şablon Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 14. Varyant/Baskı Boya Mutfağı Elemanı (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 15. Baskı Operatörü (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 16. Baskı Operatörü (Seviye 5) Ulusal Meslek Standardı 17. Bitim İşlemleri Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 18. Bitim İşlemleri Operatörü (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı |
| Taşınır Mal Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı. |
Taşınır Mal Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 19.06.2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan yönetmeliğe aşağıda yer verilmiştir. TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 – 28/12/2006 tarihli ve 2006/11545 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliğinin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, kaynağına ve edinme yöntemine bakılmaksızın kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının verilmesi, merkez ve taşrada taşınır yönetim sorumlularıyla bunlar adına görev yapacak olanların belirlenmesi ve kamu idareleri arasında taşınırların bedelsiz devri ile tahsisine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin Beşinci Bölüm başlığı "Kamu İdareleri Arasında Taşınır Devri ve Tahsisi". 31 inci madde başlığı "Kamu idareleri arasında bedelsiz devir ve tahsis" olarak değiştirilmiş. 31 inci maddenin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(4) İdareler, sahip oldukları taşınırları (taşıt ve iş makineleri dahil) birinci fıkrada belirtilen beş yıl şartı aranmaksızın ihtiyacı bulunan diğer idarelere geçici olarak tahsis edebilir. (5) Bedelsiz devredilecek ve devredilemeyecek taşınırlar ile tahsise ilişkin diğer esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir." MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "Geçici olarak tahsis edilmiş bulunan taşınırlar GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce kamu idarelerince, geçici olarak tahsis edilmiş bulunan taşınırlar (taşıt ve iş makineleri dahil) hakkında da bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." MADDE 4 – Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi: 16/1/2007 Sayısı: 26407 |
| 5510 sayılı Kanun’un 4/1/(a) ve (b) bendi kapsamında sigortalı olanlar ile hak sahiplerinin tahsis işlemlerine ilişkin tebliğ yayımlandı. |
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında sigortalı olanlar ile hak sahiplerinin tahsis işlemlerine ilişkin tebliğ, 12.06.2010 tarihli ve 27609 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmış olup önemi nedeniyle tebliğe aşağıda yer verilmiştir. 5510 SAYILI KANUNUN 4 ÜNCÜ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (a) ve (b) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI OLANLAR İLE HAK SAHİPLERİNİN TAHSİS İŞLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal sigorta hükümleri ile getirilen kısa ve uzun vadeli sigorta kollarından bağlanan gelir ve aylıklar ile öngörülen yardımlara ilişkin usul ve esasları belirlemek ve düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında sigortalı olanlar ile bunların hak sahiplerine uzun ve kısa vade sigorta kollarından sağlanan hak ve yükümlülükler ile yararlanma şartları ve tahsis mevzuatına ilişkin usul ve esasları kapsar. Dayanak MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 16, 19, 20, 25 ila 28, 30 ila 37, 39, 97 ve geçici 6, 9, 10 ve geçici 14 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 4 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında; a) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu, b) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu, c) Ay: Ücretleri; her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak değerlendirilen süreyi, ç) Yıl: Ücretleri; her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi, d) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi, e) Aylık: Malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolundan yapılan sürekli ödemeyi, f) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını, g) Ödeme dönemi: Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi, ğ) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını, h) Uzun vadeli sigorta kolları: Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını, ı) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma hali ve vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını, malullük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları, i) Kamu idareleri: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını, ifade eder. Malullük sigortasından sağlanan yardımlar MADDE 5 – (1) Malullük sigortasından sağlanan hak, malullük aylığı bağlanmasıdır. (2) Kanunun 25 inci maddesine göre malul sayılan sigortalılara 26 ncı maddede belirtilen şartlarla malullük aylığı bağlanır. (3) Sigortalılara malullük aylığı bağlanabilmesi için, Kanunun 26 ncı maddesinde belirtilen şartları yerine getirmesi ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) bendi kapsamında bulunması halinde, çalıştığı işten ayrıldıktan, b) bendi kapsamında bulunması halinde iş yerini kapattıktan veya devrettikten, sonra örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile ilgili üniteye başvurmaları şarttır. (4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış veya prim ödemiş sigortalıların malullük aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, son sigortalılık haline göre sonuçlandırılır. (5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara malullük aylığı bağlanabilmesi için kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte (a) veya (c) bentleri kapsamında malullük aylığı bağlanacağı durumlarda, (b) bendi kapsamında geçen hizmetler prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve aylık, bu tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. (7) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik fotoğrafı eklenir. (8) Malullük durumunu gösteren sağlık raporu alınmadan doğrudan malullük aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalılar, öncelikle Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluşuna sevk edilerek, malullük durumunun tespitine esas sağlık kurulu raporunun temini yoluna gidilir. (9) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan geçirdiği iş kazası veya tutulduğu meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilenlerden malullük aylığı bağlanması için yeni bir sağlık kurulu raporu istenmez. Yaşlılık sigortasından sağlanan yardımlar MADDE 6 – (1) Yaşlılık sigortasından sağlanan yardımlar; yaşlılık aylığı bağlanması ve yaşlılık toptan ödemesi yapılmasıdır. Yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları MADDE 7 – (1) Kanuna göre 30/4/2008 (hariç) tarihinden sonra sigortalı olup; a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olanlardan; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olanlar için en az 9000 gün, (a) bendi kapsamında olanlar için en az 7200 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, b) Yaş hadlerinin uygulanmasında Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen prim gün sayısı şartının doldurulduğu tarihte geçerli olan yaş hadlerinin esas alınması, c) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yaş hadlerine 65 yaşı geçmemek üzere, üç yıl eklenmesi ve adlarına en az 5400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için 5400 prim gün sayısı, ilk defa 30/4/2008 (hariç) ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı olanlar için 4600 gün, takip eden yıllarda da 5400 günü geçmemek üzere 100’er gün artırılmak suretiyle uygulanır. (2) Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları dışındaki diğer fıkralarda yer alan, ilk defa sigortalı olduğu tarihten önce malul olan, çalışma gücü kaybı % 40 ila % 59 arasında olan, maden işyerlerinin yer altı işlerinde 2008/Ekim ayı başından sonra çalışmaya başlayanlar ile erken yaşlanan sigortalıların aylığa hak kazanma koşulları, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan 1/10/2008 tarihinden sonra tahsis talebinde bulunanlara bu tarihten sonra, b) (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlardan ilk defa sigortalı olduğu tarihten önce malul olan, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlar ve maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışanlar için Kanunun geçici madde hükümleri, ilk defa Kanuna göre sigortalı olanlar için ise, sigortalılık başlangıç tarihlerine göre Kanunun geçici 6 ncı maddesinde öngörülen gün sayıları da dikkate alınmak suretiyle uygulanır. c) Kanunun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen ve Kurum Sağlık Kurulunca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olduğuna karar verilen çocuğu bulunan kadın sigortalıların, Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen prim gün sayılarının 1/4 oranı, sigortalının prim ödeme gün sayısına ilave edilir ve emeklilik yaş hadlerinden indirilir. (3) 30/4/2008 (dahil) tarihinden önce sigortalı olanların; yaşlılık sigortasından aylığa hak kazanma genel koşullarının tespitinde; 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu (2926 sayılı Kanun kapsamındakiler de dahil), 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddeleri esas alınır. (4) 2008 yılı Ekim ayı başından önce Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, a) İlk defa sigortalı olduğu tarihte malul olanların Kanunun geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrası, b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananların 506 sayılı Kanunun geçici 87 nci maddesi ve Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, c) Maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışanların Kanunun geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası dikkate alınmak suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları belirlenir. Yaşlılık aylığı başvurusu ve istenilecek belgeler MADDE 8 – (1) Yaşlılık aylığı bağlanması için sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında bulunması halinde, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra, b) (b) bendi kapsamında bulunması halinde, tarım işlerinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra, örneği Kurumca hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile Kuruma başvurması şarttır. c) (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (2) Tahsis talep tarihinde Kanunda yaşlılık aylığı için belirlenen yaş ve sigortalılık süresi şartlarından birini yerine getirmemiş olan, ancak, yerine getirilmeyen şartı tahsis talep tarihinden itibaren 1 ay içerisinde yerine getiren sigortalının tahsis talebi, bu şartın yerine getirildiği tarih itibariyle geçerli sayılır. (3) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik fotoğrafı eklenir. Yaşlılık aylığı bağlanacak sigortalılık halinin belirlenmesi ve aylığın başlangıcı MADDE 9 – (1) Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışan veya prim ödeyen sigortalıların yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, sigortalılık süresi içinde en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali esas alınarak sonuçlandırılır. Sigortalılık hallerindeki hizmetlerin eşitliği halinde ise, eşit sigortalılık halinin sonuncusuna göre işlem yapılır. (2) 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olup, bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasında, Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri esas alınır. (3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalıların yaşlılık aylığı, yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar. (4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte (a) veya (c) bentleri kapsamında yaşlılık aylığı bağlanacağı durumlarda, (b) bendi kapsamında geçen hizmetler prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve aylık, bu tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. (5) Kanunun 28 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen sigortalıların çalışma gücündeki kayıp oranları, yedinci fıkrasında belirtilen sigortalıların erken yaşlanma durumları ile sekizinci fıkrasındaki kadın sigortalıların malul çocuklarının sürekli bakıma muhtaç olup olmadığı Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilir. Bunların sevk ve Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz başvurularının sonuçlandırılmasında, 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 50 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci madde hükümleri uygulanır. Sosyal güvenlik destek primi MADDE 10 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra; a) İlk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olup, yaşlılık aylığı alanlardan, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların, yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. b) İlk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalılıkları olup, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışırken, sigortalılık faaliyetine son vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanır. (2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında olanlardan, tarımsal faaliyetlerde bulunanlar hariç, almakta oldukları veya bağlanacak yaşlılık aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Yaşlılık aylığından kesilecek olan bu tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz. (3) Aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilen sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi alınmaz ve bu sigorta kollarından yardım sağlanmaz. Sosyal güvenlik destek primine tâbi olanların primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler, Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim gün sayısına ilave edilmez, Kanuna göre yaşlılık ve ölüm toptan ödemesi yapılmaz. (4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi faaliyete başladığı için Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre yaşlılık aylığı kesilenler, tercihlerini sosyal güvenlik destek primine tabi olma yönünde, sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar ise tüm sigorta kollarına tabi olma yönünde değiştirebilirler. (5) Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince tercih değişikliği talebinde bulunanların bu değişikliğe ilişkin talepleri, örneği Kurumca hazırlanan sigorta kolu tercih bildirimi ile alınır. Bunlardan tüm sigorta kollarına tabi olmak isteyenlerin aylıkları, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen ödeme dönemi başında kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olmak isteyenlerin aylıkları ise, bildirimin Kurum kayıtlarına intikal tarihini takip eden ödeme döneminden itibaren Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince yeniden hesaplanmak suretiyle başlatılır. (6) 3201 sayılı “Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun”a göre borçlanılan yurtdışı hizmetlerine istinaden yaşlılık aylığı bağlananlar hakkında sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanmaz. (7) 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olanlar ile malullük veya yaşlılık aylığı bağlananlar ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. (8) 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olan kişilerin Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra aylık bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, Kanunun geçici 14 üncü madde hükümlerine göre prim alınır. (9) 2925 sayılı “Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu”na göre yaşlılık aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez ve bunlar hakkında sosyal güvenlik destek primi hükümleri uygulanır. Yaşlılık toptan ödemesinden yararlanma şartları ve başvuru MADDE 11 – (1) Yaşlılık toptan ödemesi, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olanlardan, a) Çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan, b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya yapılır. (2) Yaşlılık toptan ödemesinden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında bulunması halinde çalıştığı işten ayrıldıktan sonra, b) (b) bendi kapsamında bulunması halinde, işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra, örneği Kurumca hazırlanan dilekçe ile ilgili üniteye başvurması şarttır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan yardımlar MADDE 12 – (1) İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından tahsise bağlı yapılan ödemeler; sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri, hak sahiplerine ölüm geliri bağlanması, evlenme ve cenaze ödeneği ödenmesidir. Sürekli iş göremezlik geliri MADDE 13 – (1) Sürekli iş göremezlik geliri, Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sigortalılara bağlanır. (2) Sürekli iş göremezlik durumunun tespiti için Kurum Sağlık Kuruluna; a) İlk işe giriş sağlık raporu, b) İş kazası ve meslek hastalığı bildirim belgesi, c) Olayın Kanuna göre iş kazası olup olmadığı veya sigortalının meslek hastalığına yakalandığı işyerine ait çalışma şartlarını net olarak belirtir rapor ve tutanaklar, ç) Çalışır veya çalışamaz raporu, d) Geçici iş göremezlik ödeneği belgesi, e) İş kazasından sonra veya meslek hastalığının tedavisi için başvurduğu hastanelerden alınan epikrizler, f) Sigortalının tedavisi tamamlanıp bulguları sekel halini aldıktan sonra, son durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ve dayanağı tüm belgeler, gönderilir. (3) Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için sigortalının, örneği Kurumca hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile ilgili üniteye başvurması ve dilekçesine bir adet belgelik fotoğraf eklemesi gerekir. Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması, iş yerini kapatması veya devretmesi şartı aranmaz. (4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. Ölüm gelirine hak kazanma MADDE 14 – (1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm geliri bağlanır. (2) Hak sahibi olma şartlarının belirlenmesi ile ölüm geliri bağlanması için istenecek belgeler yönünden, bu Tebliğin “Ölüm Aylığı” başlıklı 16 ncı maddesinde belirtilen hususlar ölüm gelirleri için de geçerlidir. (3) Sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalıların; ölüm sebebini bildiren ve ilgili makamlarca düzenlenen onaylı ölüm tutanağı, ölü muayene zabıt varakası, otopsi raporu veya doktor raporu gibi belgelerin temininin imkansız olduğu hallerde, sigortalının ölümünden önce sürekli iş göremezliğine esas iş kazası veya meslek hastalığı dışında başka bir kaza geçirip geçirmediği ya da başka bir hastalığa yakalanıp yakalanmadığının mahallinde tahkiki Kurumun sosyal güvenlik kontrol memurları aracılığıyla yaptırılır. Ancak, sigortalının kesin ölüm sebebine ilişkin karar, bu belgeler ile sigortalının dosyasının tetkiki sonucunda Kurum Sağlık Kurulunca verilir. Ölüm sigortasından sağlanan yardımlar MADDE 15 – (1) Ölüm sigortasından sağlanan yardımlar; ölüm aylığı bağlanması, ölüm toptan ödemesi yapılması, evlenme ve cenaze ödeneği ödenmesidir. Ölüm aylığına hak kazanma koşulları ve başvuru belgeleri MADDE 16 – (1) 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ölen sigortalıların ölüm aylığı; a) En az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya, b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, sigortalılar ile Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumda iken ölen sigortalıların hak sahiplerine bağlanır. (2) Ölüm aylığı; a) Ölüm tarihinde sigortalı ile yasal evlilik bağlantısı bulunan eşine, b) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasına göre çalışmaları hariç, Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan; 1) Evli olup olmadığına bakılmaksızın, 18 yaşını, ortaöğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocuklarına, 2) Evli olup olmadığına bakılmaksızın, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirdiği tespit edilen çocuklarına, 3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarına, c) Aylıkta hak sahibi eş ve çocuklardan artan; 1) Hissenin bulunması halinde, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babasına, 2) Hisseye bakılmaksızın, bu bendin (1) numaralı alt bendindeki şartları taşıyan ve 65 yaşın üstünde olan ana ve babasına, Kanunun 34 üncü maddesindeki esaslar dahilinde bağlanır. (3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olan sigortalıların hak sahiplerinin aylıkları, sigortalının en son tabi olduğu sigortalılık hali esas alınarak bağlanır. Son sigortalılık haline göre ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, diğer sigortalılık hallerindeki hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, aylığa hak kazanacağı sigortalılık hali esas alınarak aylık bağlanır. (4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. Ölüm aylığı prim borçlarının ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. (5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte (a) veya (c) bentleri kapsamında ölüm aylığı bağlanacağı durumlarda, (b) bendi kapsamında geçen hizmetler prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve aylık, bu tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. (6) Ölüm aylığı bağlanabilmesi için hak sahiplerinin örneği Kurumca hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile Kurumun ilgili ünitesine başvurması şarttır. Tahsis talep dilekçesine; a) 18 yaşını doldurmayanlar hariç, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların Kurumca ilgili öğretim kurumlarından elektronik ortamda belgeler alınıncaya kadar öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi, b) 15 yaşından küçük çocuklar hariç olmak üzere bir adet belgelik fotoğraf, c) Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu, eklenir. Ölüm toptan ödemesine hak kazanma koşulları ve başvuru MADDE 17 – (1) Ölüm toptan ödemesi, sigortalının ölümü ile ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin şartların oluşmaması durumunda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (a) bendi kapsamında sigortalı ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin güncellenerek hak sahiplerine ödenmesidir. (2) Kanunun 36 ncı maddesi gereğince, ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan tutar, sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına Kanunda belirtilen hisseler oranında paylaştırılır. (3) Ölüm toptan ödemesinden yararlanılması için hak sahiplerinin Kurumca hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile ilgili üniteye müracaatı şarttır. Dilekçeye, 18 yaşını doldurmayanlar hariç, ortaöğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların Kurumca ilgili öğretim kurumlarından elektronik ortamda belgeler alınıncaya kadar öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi eklenir. (4) Sigortalının toptan ödeme tutarına, varsa hizmet borçlanmaları ile isteğe bağlı sigorta primleri dahil edilir. Ancak, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri toptan ödeme yoluyla ödenmez. (5) Toptan ödeme tutarı, sigortalının hak sahibi eş, çocuk, ana ve babasına ölüm aylığı bağlanması sırasında uygulanan oranlara göre dağıtılır. Toptan ödeme yapıldıktan sonra artan tutar olursa, sigortalının ölümünden sonra doğan veya soy bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da toptan ödeme yapılır. Hak sahibi eş ve çocuklara yapılacak toptan ödemelerin toplamı, toptan ödenecek miktarı geçemeyeceğinden, bu sınırın aşılmaması için gerekirse, hak sahibi kimselerin hisselerinden orantılı olarak indirim yapılır. Evlenme ödeneği MADDE 18 – (1) Evlenme ödeneği, ölüm geliri veya aylığı almakta iken evlenen ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına bir defaya özgü olmak üzere, evlenme tarihindeki gelir ve aylığının iki yıllık tutarı olarak ödenir. (2) Evlenme ödeneğinin ödenmesi için hak sahibi kız çocuğunun bir dilekçe ile Kurumun ilgili ünitesine başvurması gerekir. Evlenme tarihi nüfus kütüğüne işlenmemişse, dilekçeyle birlikte, evlenme cüzdanının bir örneğinin de Kuruma verilmesi zorunludur. (3) Evlenme ödeneği verilen kız çocuklarının, gelir ve aylıkları, evlenme tarihini izleyen ödeme dönemi başından itibaren durdurulur. Gelir ve aylıkların durdurulduğu tarihten iki sene sonra da kesilir, varsa diğer hak sahiplerinin gelir ve aylıkları, gelir ve aylığın kesildiği tarihten itibaren yükseltilir. Cenaze ödeneği MADDE 19 – (1) Cenaze ödeneği Kanunun 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen durumlarda ölen sigortalıların ailesine verilir. Kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş iken ölen sigortalıların hak sahiplerine cenaze ödeneği verilmesi için ölüm tarihinde sigortalı olma şartı aranmaz. (2) Cenaze ödeneği sigortalının sırasıyla eşi, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana veya babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir. Cenazenin bu kişiler dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi durumunda, masraflar gerçek veya tüzel kişilere ödenir. (3) Cenaze ödeneği verilebilmesi için, hak sahiplerince ölüm tarihini belirten bir dilekçe ile Kuruma başvurulması gerekir. Malullük ve ölüm sigortası bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu MADDE 20 – (1) Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir. Üçüncü kişiler peşin sermaye değerinin yarısından kusurları oranında sorumludurlar. (2) Malullük veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Kanuni temsilciler, vekiller ve yabancı uyrukluların tahsis başvuruları MADDE 21 – (1) Kanunun öngördüğü yardım veya tahsisin yapılabilmesi için; sigortalı ve hak sahiplerinden reşit ve ergin olmayanların kanuni temsilcilerinin yazılı istekte bulunmaları şarttır. (2) Sigortalı veya hak sahiplerinin vekilleri tarafından yapılacak yazılı taleplerde, Kurumca verilecek ödenekler ile bağlanacak gelirler veya aylıklar için başvurma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin ibraz edilmesi gerekir. (3) Yabancı uyruklu sigortalılarla, bunların hak sahipleri için nüfus cüzdanının fotokopisi yerine, bunların hüviyetlerini gösteren ve 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre yetkili makamlar tarafından düzenlenerek verilen yabancılara ait yerleşim yeri belgesi Kuruma ibraz edilir. Hak sahibi yabancılar, hak sahibi olduklarını Kurumca istenecek belgelerle ispatlar. Zamanaşımının uygulanması MADDE 22 – (1) Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası veya meslek hastalığı ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Diğer bir ifadeyle, gelir ve aylıkların hak kazanıldıkları tarihten itibaren beş yıl içerisinde istenilmemesi halinde, talep tarihinden geriye doğru gidilerek beş yıllık kısmı sigortalı ve hak sahiplerine ödenir. Geriye kalan kısım ise zamanaşımına uğrar. (2) Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını ispat edenler hakkında, zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz ve hak edilen gelir ve aylıklar ödenir. (3) Bağlanan gelir ve aylıklardan herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığını belirli bir süre almayanların, alınmayan gelir ve aylıkları, talepleri halinde herhangi bir zamanaşımı süresi uygulanmadan ödenir. (4) Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından hak kazanılan gelir ve aylık dışındaki diğer haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer. Bu haklar, cenaze ve evlenme ödenekleri ile ölüm toptan ödemesidir. (5) Sigortalının yargı kararıyla gaipliğine karar verilmesi halinde, hak sahiplerine bağlanacak gelir ve aylıklarla yapılacak toptan ödemeler ve genel sağlık sigortasına ait alacakların zaman aşımı süresi, gaipliğe ilişkin kararın kesinleştiği tarihte başlar. Yürürlükten kaldırılan Tebliğ MADDE 23 – (1) 28/9/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) ve (b) Bendi Kapsamında Sigortalı Olanlar ile Hak Sahiplerinin Tahsis İşlemlerine İlişkin Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük MADDE 24 – (1) Bu Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 25 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür. |
| Mahallî idarelerin borçlarına karşılık vergi gelirlerinden kesinti yapılmayacak. |
Bakanlar Kurulu Kararı İle Yaz Aylarında Yerel Yönetimlerden Vergi Kesintisi Yapılmayacak 15/03/2010 tarihli ve 2010/238 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Büyükşehir Belediyeleri, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bunların Bağlı Kuruluşlarının Borçlarına Karşılık Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilat Toplamı Üzerinden Ayrılacak Paylardan Yapılacak Kesintilere İlişkin Esaslar”a eklenen geçici madde ile söz konusu Esaslar uyarınca yapılacak kesinti oranlarının 2010 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında genel bütçe vergi gelirlerinden ödenecek paylar için yüzde sıfır olarak uygulanması kararlaştırılmıştır. Resmî Gazete Tarihi: 28 Mayıs 2010, Sayısı: 27594 |
| Hastalık Sebebiyle 3 Günden Az Süreli Düzenlenen İstirahat Raporlarına İstinaden Çalışılmadığına Dair Bildirim Yapılmayacak . |
12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İstirahatli Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ile sigortalıların istirahatli oldukları sürelerde işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimin işverenlerce elektronik ortamda yapılması zorunluluğu getirilmiş ve bildirimin yapılmaması veya süresinde gönderilmemesi durumunda idari para cezası uygulaması öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereği, geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde her gün için hastalık hallerinde ise üçüncü günden başlamak üzere verilmektedir. Bu nedenle, istirahat raporu iş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerle düzenlenmiş ise istirahat gün sayısı üzerinde durulmaksızın, hastalık sebebiyle düzenlenmiş ise 3 gün ve daha uzun süreli istirahatli bırakılan sigortalıların, istirahat süresince işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimin elektronik ortamda ve öngörülen süre içinde yapılması gerekmektedir. Konunun önemine binaen ilgili Tebliğ’e aşağıda yer verilmiştir: İSTİRAHATLİ OLAN SİGORTALILARIN İŞYERİNDE ÇALIŞMADIKLARINA DAİR BİLDİRİMİN İŞVERENLERCE SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA GÖNDERİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ Amaç MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılar ile 5 inci maddesine tabi sigortalıların istirahatli oldukları süreler için geçici iş göremezlik ödeneklerini alabilmelerine esas işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimin işverenlerince zorunlu olarak elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesine tabi sigortalıları çalıştıran işverenleri kapsar. Dayanak MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 100 üncü ve 102 nci maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 5 inci, 40 ıncı, 120 nci ve 121 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ uygulamasında; a) Sigortalı: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesi kapsamında adına kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları primi ödenmesi gereken kişiyi, b) İşveren: Sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları, c) Elektronik ortam: Bu Tebliğde belirtilen bilgi ve belgelerin işverenlerce internet ve benzeri ortamda Kurumun veri tabanına aktarılmasını sağlayan elektronik portalı, ç) Bildirim: Sigortalıların istirahatli oldukları sürelerde işyerinde çalışmadıklarına dair işverenlerce elektronik ortamda Kuruma gönderilen bildirimi, d) Hak edilen istirahat süresi: On günden kısa süreli istirahatlarda istirahatın bittiği günü, on gün ve daha uzun süreli istirahatlarda onar günlük sürelerin bittiği ve son on günlük süreden arta kalan istirahat süresinin bittiği günü, e) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu, f) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını, ifade eder. Bildirimin yapılması ve kuruma gönderilmesi MADDE 5 – (1) Bildirimin, http://www.sgk.gov.tr internet adresinde “İŞVEREN” menüsü “Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi”, “Kullanıcı Şifre Ekranı”, “Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri”, “Giriş” bölümünde yer alan bilgiler kaydedilmek suretiyle sigortalılarca hak edilen istirahat süresini takip eden 5 iş günü içinde elektronik ortamda Kuruma gönderilmesi zorunludur. Bildirimin gönderilmemesi veya süresi dışında gönderilmesi MADDE 6 – (1) Bildirimi göndermeyen veya 5 inci maddede belirtilen süre dışında gönderen işverenler hakkında Kanunun 102 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine göre idari para cezası uygulanır. Yürürlük MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür. SGK’nin 27 Mayıs 2010 tarihli Duyuru’su |
| Mesleki Yeterlilik Kurumunca Yayımlanan 8 Adet Yeni Meslek Standardıyla, Bugüne Kadar Yayımlanan Meslek Standardı 80’e Ulaştı. |
Yayımlanan 8 adet yeni meslek standardı şunlardır: 1. İlaç Üretim Operatörü (Beşeri ve Veteriner) (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 2. İnşaat Boyacısı (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 3. Hurda Hazırlama ve Takip İşçisi (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 4. Liman Vinç Operatörü (RTG ve SSG) (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 5. Liman Saha İstif Makineleri Operatörü (CRS ve ECS) (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 6. Tren Makinisti (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 7. İzabeci (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı 8. İzabeci (Seviye 5) Ulusal Meslek Standardı Resmî Gazete Tarihi: 12-26 Mayıs 2010, Sayısı: 27579-27592 |
| Tüm İşyerlerinde Cinsiyet Eşitliğine İlişkin Hükümlere Uyulup Uyulmadığı Denetlenecek |
Kadın istihdamının artırılması ve fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla Başbakanlık 2010/14 sayılı Genelge yayımladı. Bu Genelge’de dikkati çeken hususlar şunlardır: 1- "Kadın İstihdamı Ulusal İzleme ve Koordinasyon Kurulu" oluşturulması, 2- Kamuda kadın istihdamına ilişkin fırsat eşitliğini ve bu konuda çıkarılan kanun, yönetmelik ve diğer düzenlemelerin uygulanmasını izlemek üzere tüm Bakanlıklarda müsteşar yardımcısı seviyesinde bir görevlendirme yapılması, ayrıca bir birime "Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği"ne ilişkin görev verilmesi, 3- Gerek kamu gerekse özel sektör iş yerlerine yönelik yapılan her türlü denetimde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5’inci maddesinde ifade edilen cinsiyet eşitliğine ilişkin hükümlere uyulup uyulmadığı hususlarına denetim raporunda yer verilmesi, 4- Kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetimlerin hazırlayacakları stratejik plan, performans programları ve faaliyet raporlarına kadın-erkek eşitliği yaklaşımının dâhil edilmesi, bu metinlerde istatistiksel veriler ile bilimsel araştırmalar ve bunlar için kullanılacak ödeneklere yer verilmesi, 5- Kamu kurumlarınca mevzuat taslakları hazırlanırken, fırsat eşitliği etki değerlendirmesi yapılarak taslakların ekinde sunulması, 6- Kamu kurum ve kuruluşlarında işe giriş sınavları ve hizmet içi eğitim programlarına katılım, görevde ve unvanda yükselme (terfi), üst yönetim kademelerinde görev alma hususlarında cinsiyete dayalı ayrımcılık yapılmaması, kadın-erkek fırsat eşitliği ilkesinin gözetilmesi, 7- Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının, hizmet içi eğitim programlarında "kadın-erkek fırsat eşitliği" konusuna yer verilmesi, 8- İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulları çalışmalarında kadın-erkek fırsat eşitliğini gözetmesi ve bu kurullara "kadın" konusunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından bir temsilcinin katılımının sağlanması, 9- 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği kamu ve özel iş yerlerinde kreş ve gündüz bakımevi yükümlülüğünün yerine getirilmesinin sağlanması ve denetlenmesi. Resmî Gazete Tarihi: 25 Mayıs 2010, Sayısı: 27591 |
| Yabancıların Kimlik Numaralarının Vergi Kimlik Numarası Olarak Kullanılmasına İlişkin Esaslar Belirlendi. |
Yayımlanan Genel Tebliğ ile yabancılara ait kimlik numaralarının vergi kimlik numarası olarak kullanılmasına ilişkin esaslar belirlenerek konuya ilişkin gerekli açıklamalarda bulunulmuştur. Anılan Tebliğ 22 Mayıs 2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Resmî Gazete Tarihi: 22 Mayıs 2010, Sayısı: 27588. |
| Anayasa Mahkemesi, Etik Kurulu Kararlarının Resmî Gazete’de Yayımlanmasını Anayasa’ya Aykırı Buldu |
5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre; …”Kurul, başvuruya konu işlem veya eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin, etik davranış ilkelerine aykırı işlem veya eylemi olduğunu tespit etmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, bu durumu Başbakanlık, Kurul kararı olarak Resmi Gazete aracılığıyla kamuoyuna duyurur. Ancak, Kurul kararlarının yargı tarafından iptali halinde Kurul, yargı kararını yerine getirir ve Resmi Gazetede yayımlatır…” Anayasa Mahkemesi 04.02.2010 tarih ve 2007/98 Esas, 2010/33 Karar sayılı kararları gereğince, 5176 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen kanun maddesini Anayasa’nın 2 ila 17. maddelerine aykırı bularak iptal etti. Resmî Gazete Tarihi: 18 Mayıs 2010, Sayısı: 27585 |
| Aile Hekimliği Muayenelerinden Alınan 2 TL Katılım Payı Tutarı 13 Mayıs 2010 Tarihinden İtibaren Alınmayacak. |
25.03.2010 tarihli ve 27532 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT) ilgili hükmü ile aile hekimliği muayenelerine ilişkin olarak tahsil edilmesi gerektiği belirtilen 2 TL katılım payının, Danıştay Onuncu Dairesinin 22.03.2010 tarihli ve 2009/13940 E. Sayılı Kararı doğrultusunda tahsil edilmemesi gerektiğinden, 13 Mayıs 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere katılım payı alınmayacaktır. SGK Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün, 12 Mayıs 2010 tarihli 2010-63 sayılı Genelge’si. |
| İhalelere Katılacak Gerçek Ve Tüzel Kişilerin SGK’ye e-Borcu Yoktur Aktivasyonu Yaptırmaları Gerekmektedir. |
Bilindiği üzere, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinin son fıkrasının (c) bendi uyarınca kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olan isteklilerin ihale dışı bırakılması gerekmektedir. İhale uygulama yönetmeliklerinin ilgili hükümlerine göre ihalelere katılan istekliler teklif mektupları içerisinde bu durumlarda olmadıklarını taahhüt etmekte, sadece ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından bu durumda olunmadığına ilişkin belge sözleşme imzalanmasından önce idareye sunulmaktadır. Elektronik Kamu Alımları Platformu’nun (EKAP) devreye alınmasıyla birlikte SGK ile işbirliği yapmış olan ilgili kurum ve kuruluşların sistemlerinden sorgulama yapılarak elde edilen katılım ve yeterlik koşullarına ilişkin bilgiler için kâğıt belge sunma uygulamasına son verilecektir. Kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu sorgulaması SGK tarafından sağlanacak web servis aracılığıyla gerçek kişi istekliler için T.C. kimlik numarası, tüzel kişi istekliler için ise vergi kimlik numarası kullanılarak yapılacak olup, ihalelere katılacak gerçek ve tüzel kişilerin SGK’ye e-borcu yoktur aktivasyonunu, EKAP devreye alındıktan sonra bu konuda sıkıntı yaşanmaması açısından zorunlu olarak yaptırması gerekmektedir. Kamu İhale Kurumunun web sayfasında yayımlanan Duyuruya, önemine binaen aşağıya yer verimiştir: İHALELERE KATILACAK GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER İÇİN SGK e-Borcu Yoktur Aktivasyonu Duyurusu Bilindiği üzere, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olan isteklilerin ihale dışı bırakılması gerekmektedir. İhale uygulama yönetmeliklerinin ilgili hükümlerine göre, ihalelere katılan istekliler teklif mektupları içerisinde bu durumlarda olmadıklarını taahhüt etmekte, sadece ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından bu durumda olunmadığına ilişkin belge sözleşme imzalanmasından önce idareye sunulmaktadır. Elektronik Kamu Alımları Platformu’nun (EKAP) devreye alınmasıyla birlikte Kurumla işbirliği yapmış olan ilgili kurum ve kuruluşların sistemlerinden sorgulama yapılarak elde edilebilen katılım ve yeterlik koşullarına ilişkin bilgiler için kâğıt belge sunma uygulamasına son verilecektir. Bu kapsamda Kurumumuz ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında işbirliği protokolü yapılmış olup, bu işbirliği kapsamında kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu sorgulaması SGK tarafından sağlanacak web servis aracılığıyla gerçek kişi istekliler için TC kimlik numarası, tüzel kişi istekliler için ise vergi kimlik numarası kullanılarak idarelerce EKAP üzerinden yapılacaktır. Ancak, bunun için ihalelere katılacak gerçek ve tüzel kişilerin SGK’da e-borcu yoktur aktivasyonunu yaptırması gerekmektedir. Bu nedenle, SGK’da e-borcu yoktur aktivasyonu yaptırmamış gerçek ve tüzel kişilerin ivedilikle aktivasyon yaptırması, EKAP devreye alındıktan sonra bu konuda sıkıntı yaşanmaması açısından zorunludur. SGK e-Borcu Yoktur Aktivasyonunu yaptırmak isteyen ihalelere katılacak gerçek ve tüzel kişilerin bulundukları yerdeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekmektedir. İhalelere katılacak olan tüm gerçek ve tüzel kişilere önemle duyurulur. SGK’nin 05 Mayıs 2010 tarihli Duyuru’su |
| Vergi Usul Kanunu 399 Sıra Nolu Genel Tebliği Yayımlandı. |
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 315’inci maddesi hükmüne istinaden Maliye Bakanlığınca hazırlanan Vergi Usul Kanunu 399 Sıra Nolu Genel Tebliği 08 Temmuz 2010 tarih ve 27635 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Tebliğ’e aşağıda yer verilmiştir. Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 399) Giriş 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesine istinaden Bakanlığımızca amortismana tâbi iktisadî kıymetlere ilişkin faydalı ömür sürelerinin tespit ve ilan edildiği 3331, 3392, 3653 ve 3894 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ile vergi dairesi başkanlıkları, defterdarlıklar ve vergi dairesi müdürlüklerinin yetkili makamın muvafakatini almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidebilmelerine ilişkin limitlerle ilgili açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır. A-Amortisman Listesine Yeni Eklenen İktisadi Kıymetlere İlişkin Uygulama Usul ve Esasları Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesinde 5024 sayılı Kanunla5 yapılan değişiklikle, amortisman oranlarının iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınmak suretiyle Bakanlığımızca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu hükme istinaden belirlenen oranlar, iktisadî kıymetlerin kullanıldıkları yerler itibariyle 333, 339, 365 ve 389 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ekindeki listelerde gösterilmiş ve uygulamayla ilgili gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Ancak, söz konusu listelerde yer almayan iktisadî kıymetlere ilişkin olarak, uygulama birliğini sağlamak amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur. 1. Listeye Yeni Eklenen İktisadî Kıymetlere İlişkin Uygulama Esasları Mükelleflerce 1/1/2004 tarihinden itibaren aktife alınan amortismana tâbi iktisadî kıymetler 339, 365 ve 389 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile değişik 333 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan listede (bundan böyle “Amortisman Listesi” olarak anılacaktır) belirtilen faydalı ömürleri dikkate alınmak suretiyle amortismana tâbi tutulmaktadır. Listedeki herhangi bir sınıflandırmada yer almayan amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin faydalı ömür süreleri ve amortisman oranları, mükelleflerce yapılan başvurular üzerine, Vergi Usul Kanununun 5024 sayılı Kanunla değişik 315 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlığımızca belirlenmekte olup, belirlenen süre ve oranlar dikkate alınarak amortisman ayırabilecekleri, başvuruda bulunan mükelleflere yazı ile duyurulmaktadır. Yukarıda açıklanan şekilde Bakanlığımızca bu Tebliğ ile belirlenen süre ve oranlar, Amortisman Listesi’nin ilgili bölümlerine yerleştirilmek üzere bu Tebliğ ekinde liste olarak yayımlanmaktadır. Ayrıca, bu Tebliğ ekindeki liste ile Amortisman Listesi’nde yer alan bazı sınıfların isimleri değiştirilmiştir. Ancak bu sınıflara dâhil iktisadî kıymetlerin faydalı ömürlerinde bir değişiklik yapılmamıştır. Buna göre, söz konusu listenin, − Buzdolaplarına ilişkin “3.10.4.1.” numaralı “Teşhir amacıyla kullanılanlar” sınıfının ismi, “Ürünlerin teşhir ve muhafazası amacıyla kullanılanlar”, − “10. İnşaat İşleri: Kamu binaları, özel ticaret binaları, limanlar, işletme ve yönetim binaları, gayrimenkuller ve eklentileri, karayolları ve demiryollarının yapımında kullanılan iktisadî kıymetler (İş makineleri ve benzerleri)” başlıklı sınıfının parantez içi “İş makineleri ve benzerleri” ibaresi “(aşağıdaki sınıflarda sayılanlar hariç)”, − “61.3.” numaralı “Salma ağları” sınıfı “Salma ağları (balıkçılıkta avlanma amaçlı kullanılanlar)”, olarak değiştirilmiştir. Ayrıca, mezkur “10. İnşaat İşleri” başlıklı sınıftan çıkarılan parantez içi “İş makineleri ve benzerleri” kapsamındaki kıymetler için “10.4. İnşaat işlerinde kullanılan iş makinesi ve benzeri araçlar (Boru döşeyici, ekskavatör ve lastik tekerlekli yükleyici gibi)” sınıfı ihdas edilmiş ve bu kıymetlerin de faydalı ömür süresi 6 yıl olarak muhafaza edilmiştir. Öte yandan konu ile ilgili olarak yayımlanmış geçmiş tebliğlerde, amortismana tâbi iktisadî kıymetlere ait faydalı ömür süresi ile amortisman oranlarının geçerlilik tarihi ve uygulamaya ilişkin esaslar hakkında yapılan açıklamalar, bu Tebliğ ekinde yer alan iktisadî kıymetler hakkında da geçerli bulunmaktadır. 2. Özel Hesap Dönemine Sahip Olanlar Kendisine özel hesap dönemi tayin edilmiş mükelleflerin, aktiflerinde yer alan iktisadî kıymetlere ilişkin olarak bu Tebliğ ile ilan edilen yeni amortisman sürelerini Tebliğin yayımlandığı tarihten sonraki ilk geçici vergi döneminden itibaren dikkate almaları gerekmektedir. Sözü edilen iktisadî kıymetler için geçmiş hesap dönemlerinde ve içinde bulunulan hesap dönemine ilişkin olarak önceki geçici vergi dönemlerinde ayrılmış olan amortisman tutarları herhangi bir düzeltme işlemine tâbi tutulmayacaktır. B- Danıştay Nezdinde Temyiz Yoluna Gidilmesi Vergi Usul Kanununun “Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar” başlıklı 377 nci maddesinde, vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairelerinin, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemeyecekleri, Gelir İdaresi Başkanlığının, tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebileceği hükme bağlanmıştır. Danıştay nezdinde temyiz yoluna gidebilmesine ilişkin olarak en son 371 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle6 belirlenen limitler, bu Tebliğin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir. Davaya konu edilen meblağ (TL) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı 100.000.000 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 2.000.000 Ankara ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlıkları 1.750.000 Adana, Antalya, Bursa, Kocaeli, Konya ve Mersin Vergi Dairesi Başkanlıkları 1.500.000 Aydın, Balıkesir, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kayseri, Manisa, Muğla, Samsun ve Tekirdağ Vergi Dairesi Başkanlıkları 1.250.000 Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Malatya, Kahramanmaraş, Sakarya, Trabzon, Şanlıurfa ve Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlıkları 1.000.000 Defterdarlıklar 800.000 İstanbul, Ankara ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlıkları bünyesindeki vergi dairesi müdürlükleri (bağlı vergi daireleri dâhil) 100.000 Diğer vergi dairesi müdürlükleri (bağlı vergi daireleri dâhil) 75.000 Danıştay nezdinde temyiz yoluna gidilmesi için muvafakat istenilmesinde, 371 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan limitler dışındaki diğer açıklamalar esas alınmak suretiyle uygulamaya devam edilecektir. Tebliğ olunur. ———————————————— 1 28/04/2004 tarihli ve 25446 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. 2 24/08/2004 tarih ve 25563 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. 3 30/12/2006 tarih ve 26392 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. 4 27/12/2008 tarih ve 27093 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. 5 30/12/2003 tarih ve 25332 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. 6 17/04/2007 tarih ve 26496 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Tebliğin ekini görmek için tıklayınız |
| Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayıların Tespitine Dair BKK Yayımlandı. |
“Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayıların Tespiti ve İlgili Mevzuatı Uyarınca İstihdam Edilen Sözleşmeli Personelin Ücretlerinin Artırılması ile 8/2/2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Kararnamenin Eki Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar” 09 Temmuz 2010 tarih ve 27636 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Bakanlar Kurulu kararı ve eklerine aşağıda yer verilmiştir. BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/654 Ekli ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 5/7/2010 tarihli ve 10010 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 154 üncü maddesi, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 25 inci maddesi ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi ile muhtelif statülerde sözleşmeli personel istihdamına imkân sağlayan mevzuat hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 7/7/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır Mehmet Ali ŞAHİN CUMHURBAŞKANI V. Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan C. ÇİÇEK Devlet Bak. ve Başb. Yrd. B. ARINÇ Devlet Bak. ve Başb. Yrd. A. BABACAN Devlet Bak. ve Başb. Yrd. M. AYDIN Devlet Bakanı H. YAZICI Devlet Bakanı F. N. ÖZAK Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı F. ÇELİK Devlet Bakanı E. BAĞIŞ Devlet Bakanı S. A. KAVAF Devlet Bakanı Ö. DİNÇER Devlet Bakanı V. S. ERGİN Adalet Bakanı M. V. GÖNÜL Milli Savunma Bakanı B. ATALAY İçişleri Bakanı A. DAVUTOĞLU Dışişleri Bakanı M. ŞİMŞEK Maliye Bakanı N. ÇUBUKÇU Milli Eğitim Bakanı M. DEMİR Bayındırlık ve İskân Bakanı R. AKDAĞ Sağlık Bakanı V. EROĞLU Ulaştırma Bakanı V. M. M. EKER Tarım ve Köyişleri Bakanı Ö. DİNÇER Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı N. ERGÜN Sanayi ve Ticaret Bakanı T. YILDIZ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı E. GÜNAY Kültür ve Turizm Bakanı V. EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı Kararın ekini görmek için tıklayınız |
| Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı. |
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu açıklamalarına ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca hazırlanan Özel Tüketim Vergisi kanunu 19 Seri Nolu Genel Tebliği 09 Temmuz 2010 tarih ve 27636 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Tebliğ’e aşağıda yer verilmiştir. Maliye Bakanlığından: ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ SERİ NO: 19 Bu Tebliğin konusunu 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu (1) uygulamalarına ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır. 1 – SERBEST BÖLGEYE VE TÜRKİYE'DE İKAMET ETMEYEN YOLCULARA YAPILAN TESLİMLERDE ÖTV UYGULAMASI Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanununun 5/1 inci maddesiyle, yurt dışındaki müşterilere teslim edilen ve Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkan mallar ÖTV'den istisna edilmiştir. Bu istisnanın uygulamasına ilişkin açıklamaların yapıldığı 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin (2) (5.1.1.) bölümünde, yurt dışındaki müşteri tabirinin; ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezleri yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir işletmenin yurt dışında faaliyet gösteren şubelerini ifade ettiği, ihraç konusu malların yurt dışına çıktığının gümrük beyannamesinin aslı veya ilgili gümrük idaresi, noter ya da yeminli mali müşavir tarafından onaylı örneğinin, ihracatın gerçekleştiği dönemdeki ÖTV beyannamesine eklenmek suretiyle tevsik edileceği belirtilmiştir. Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (3) 12/1 inci maddesindeki serbest bölgedeki alıcıya veya yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılan teslimlerin ihracat teslimi sayılacağına dair hükümler, ÖTV Kanununda yer almamaktadır. Bu nedenle serbest bölgelere veya yetkili gümrük antreposu işleticilerine yapılan teslimlerde ÖTV yönünden ihracat istisnası uygulanması mümkün değildir. Aynı şekilde, KDV Kanununun 11/1 inci maddesi kapsamında Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan teslimlerde KDV iadesi uygulamasına ilişkin 43 Seri No.lu (4) ve özel fatura ile KDV istisnası uygulamasına ilişkin 61 Seri No.lu (5) KDV Genel Tebliğlerinde yapılan düzenlemelerin ÖTV uygulaması açısından geçerliliği bulunmamaktadır. Bu nedenle Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara ÖTV kapsamına giren malların tesliminde ÖTV istisnası uygulanması veya tahsil edilen ÖTV'nin iadesi söz konusu değildir. Ayrıca serbest bölgeye veya Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan teslimlerde ihracat istisnası uygulanmadığından, serbest bölgeye veya Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara teslim edilecek malların ÖTV mükelleflerinden satın alınmasında, ÖTV Kanununun 8/2 nci maddesi kapsamında tecil-terkin uygulamasının olmayacağı da tabiidir. 2 – İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLERDE SÜRE ÖTV Kanununun 8/2 nci maddesiyle, ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara teslim edilen mallara ait ÖTV'nin, mükelleflerce ihracatçılardan tahsil edilmemesi şartıyla, bu mükelleflerin talebi üzerine vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin olunacağı hükme bağlanmıştır. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun (6) 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile birlikte tahsil olunacaktır. Ancak ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların 213 sayılı Vergi Usul Kanununda (7) belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilememesi halinde, tecil edilen vergi, tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilecektir. Ancak, ihraç kaydıyla teslimlerde KDV yönünden tecil-terkin uygulamasına ilişkin KDV Kanununun 11/1 inci maddesinin (c) bendinde, ihracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebileceğine dair hüküm bulunmasına rağmen, ÖTV Kanununda bu yönde bir hüküm yer almamaktadır. Bu çerçevede, ÖTV Kanununun 8/2 nci maddesi uyarınca ihraç kaydıyla teslim edilen malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmemesi halinde, ilgili vergi dairesinden KDV uygulaması açısından ek süre alınmış olsa dahi, tecil edilen ÖTV'nin gecikme zammı (mücbir sebeplerin varlığı halinde tecil faizi) ile birlikte tahsil edileceği tabiidir. 3 – TECİL-TERKİN KAPSAMINDA SATILAN MALLARIN İADESİ ÖTV Kanununun 8/1 inci maddesinde, Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların (I) sayılı listeye dâhil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere tesliminde, 8/2 nci maddesinde ise Kanuna ekli listelerde yer alan malların ihraç kaydıyla teslimlerinde tecil edilecek ÖTV'ye ilişkin hükümlere yer verilmiş bulunmaktadır. Söz konusu maddede, tecil-terkin şartlarına ilişkin hükümlere uyulmaması halinde tecil edilen verginin, vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı (mücbir sebep durumunda tecil faizi) ile birlikte tahsil edileceği belirtilmiştir. Bu düzenlemeler kapsamında satın alınan malların, gerek Kanunda belirtilen yasal süreler içerisinde (8/1 inci maddedeki 12 ay, 8/2 nci maddedeki 3 ay), gerekse bu süreler geçtikten sonra iade edilmesi durumu, tecil-terkin şartlarının ihlal edilmesi sonucunu doğurduğundan, anılan madde kapsamında teslim edilen malların iade edilmesi durumunda tecil edilen verginin vade tarihinden itibaren gecikme zammı (mücbir sebep durumunda tecil faizi) ile birlikte tahsil edilmesi gerekmektedir. 4 – PETROL RAFİNERİLERİNDE YAKIT OLARAK KULLANILAN MALLARDA ÖTV UYGULAMASI Mülga Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanununun (8) uygulanmasında, rafineri şirketlerince yapılan petrol ürünlerinin satışları akaryakıt tüketim vergisine tabi olup, akaryakıt tüketim vergisinin mükellefi bu verginin konusuna giren ürünlerin satışını yapan rafineri şirketleridir. Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanununun 1/2/2000 tarihinden geçerli olmak üzere 4503 sayılı Kanunun (9) 8 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinde rafineri şirketleri için verginin matrahının, kendi tüketimleri için kullandıkları da dahil olmak üzere, verginin konusuna giren petrol ürünlerinin gümrüklü rafineri satış fiyatları olduğu hükmü yer almaktaydı. Buna göre, 1/2/2000 tarihine kadar rafineri şirketlerince kendi tüketimleri için kullanılan ve ticari olarak "burner fuel-oil" diye tabir edilen mal da akaryakıt tüketim vergisinin konusuna girmekte ve anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde akaryakıt tüketim vergisine tabi tutulmaktaydı. Ancak, 1/2/2000 tarihinden geçerli olmak üzere, 4503 sayılı Kanunla Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanununda yapılan değişiklik sonucunda, rafineri şirketlerince, kendi tüketimleri için kullandıkları petrol ürünleri, akaryakıt tüketim vergisinin konusundan çıkarılmıştır. Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanunu, ÖTV Kanununun 18 inci maddesiyle 1/8/2002 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmakla birlikte, rafineri şirketlerinin, üretimlerinde kullandıkları petrol ürünlerinin verginin konusuna girmemesi ilkesi Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile de korunmuştur. Dolayısıyla, ÖTV Kanununun yürürlüğe girdiği 1/8/2002 tarihinden sonra petrol rafinerilerince imal veya ithal edilen ÖTV'ye tabi malların yine ÖTV'ye tabi malların imalatında yakıt olarak kullanılmasının ÖTV'ye tabi tutulması söz konusu değildir. 5 – (I) SAYILI LİSTEDEKİ MALLARIN İTHALİNDE ALINAN TEMİNAT 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin "(I) Sayılı Listedeki Mallar İçin Gümrükte Alınacak Teminat" başlıklı (16.3.) bölümünde, ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların ithalinde ÖTV Kanununun 16/4 üncü maddesi uyarınca bu bölümde belirlenen tutarda banka teminat mektubunun gümrük idarelerine verilmesi, bu şekilde teminat verilmediği sürece gümrükleme işleminin yapılmamasının uygun görüldüğü belirtilmiştir. Bu uygulamada banka teminat mektubuna göre daha likit değer olan Türk Lirasının da teminat olarak kabul edilmesi mümkündür. 6 – TEMİNAT ÇÖZÜMÜ İŞLEMLERİ 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin "İthal Edilen Petrol Ürünlerinin Tesliminde Beyan Edilen ÖTV'ye Ait Bilgi Formunun (EK: 12) Düzenlenmesi ve Gümrük İdaresince Alınan Teminatın Çözümü İşlemleri" başlıklı (16.4.) bölümünün (e) bendinde ithalatçı imalatçıların (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malları ithal edip 2002/4930 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın (10) 4 üncü maddesi kapsamında imalatta kullanmaları halinde bu kullanımın yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen üretim raporu ile tevsik edilmesi üzerine vergi dairesince (EK: 12) bilgi formu düzenlenerek ilgili gümrük idaresine gönderileceği belirtilmiştir. Ancak bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren, vergi dairelerince söz konusu formun düzenlenebilmesi için, yeminli mali müşavirlerce düzenlenen raporlarda imal edildiği belirtilen malların teslimine dair ÖTV beyanının da aranılması uygun görülmüştür. Tebliğ olunur. ————————— 1 12/6/2002 tarih ve 24783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 2 30/7/2002 tarih ve 24831 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 3 2/11/1984 tarih ve 18563 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 4 28/7/1994 tarih ve 22004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 5 1/3/1997 tarih ve 22920 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 6 28/7/1953 tarih ve 8469 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 7 10/1/1961 tarih ve 10703 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 8 20/11/1984 tarih ve 18581 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 9 29/1/2000 tarih ve 23948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 10 22/12/2002 tarih ve 24971 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. |
| Sürekli Görevle Yurtdışında Bulunan Memurların Aylıklarına Uygulanacak Emsal Katsayılara Dair Genelge Yayımlandı. |
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nce, sürekli görevle yurtdışında bulunan memurların aylıklarına uygulanacak emsal katsayılar ile özlük hakları ve diğer ödemelere ilişkin Genelge 09.07.2010 tarihinde yayımlandı. Yeniden belirlenen emsal katsayılar 01.07.2010 tarihinden itibaren geçerli olacaktır. Ekler için tıklayınız. Ek 1 (Yurtdışı Aylıkları) Ek 2 (Özlük Hakları ve Diğer Ödemeler) |
| Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca 2010/80 sayılı Genelge Yayımlandı. |
3201 sayılı Kanun’a göre aylık alanların yeniden çalışmasına dair 2010/80 sayılı Genelge, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünce yayımlanmıştır. Genelge’ye önemi nedeniyle ekte yer verilmiştir. Ek için tıklayınız (2010/80 sayılı Genelge) |
| Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un Uygulanacağı İller Hakkında Değişiklik Yapıldı |
13 Temmuz 2010 tarih ve 27640 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un uygulanacağı iller hakkında değişiklik yapılması kararlaştırılmıştır. BKK ile daha önce 19 ilde uygulanmakta olan Kanun’un kapsamı tüm illerde uygulanması yönünde genişletilmiştir. BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/624 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun uygulanacağı iller hakkındaki ekli Karar’ın yürürlüğe konulması; Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 20/4/2010 tarihli ve 1240 sayılı yazısı üzerine, adı geçen Kanunun 11 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 14/6/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır. Abdullah GÜL CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan C. ÇİÇEK Devlet Bak. ve Başb. Yrd. B. ARINÇ Devlet Bak. ve Başb. Yrd. A. BABACAN Devlet Bak. ve Başb. Yrd. M. AYDIN Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı V. F. N. ÖZAK Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı F. ÇELİK Devlet Bakanı E. BAĞIŞ Devlet Bakanı S. A. KAVAF Devlet Bakanı C. YILMAZ Devlet Bakanı S. ERGİN Adalet Bakanı M. V. GÖNÜL Milli Savunma Bakanı B. ATALAY İçişleri Bakanı A. DAVUTOĞLU Dışişleri Bakanı M. ŞİMŞEK Maliye Bakanı N. ÇUBUKÇU Milli Eğitim Bakanı M. DEMİR Bayındırlık ve İskân Bakanı R. AKDAĞ Sağlık Bakanı B. YILDIRIM Ulaştırma Bakanı M. M. EKER Tarım ve Köyişleri Bakanı V. EROĞLU Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı V. N. ERGÜN Sanayi ve Ticaret Bakanı S. ERGİN Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V. E. GÜNAY Kültür ve Turizm Bakanı V. EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı 14/6/2010 TARİHLİ VE 2010/624 SAYILI KARARNAMENİN EKİ KARAR MADDE 1 – (1) 19 ilde uygulanmakta olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun bütün illerde uygulanması kararlaştırılmıştır. MADDE 2 – (1) Bu Karar 1/1/2011 tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 – (1) Bu Karar hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. |
| Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapıldı. |
13 Temmuz 2010 tarih ve 27640 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun bazı maddelerinin uygulanması hakkında kararda değişiklik yapılması kararlaştırılmıştır. İlgili BKK’na aşağıda yer verilmiştir. BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/659 Ekli “4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığının 25/6/2010 tarihli ve 14194 sayılı yazısı üzerine, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 16, 74, 131, 132, 141, 167, 169, 195, 202, 214, 215, 221, 225 ve 237 nci maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 7/7/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır. Abdullah GÜL CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan C. ÇİÇEK Devlet Bak. ve Başb. Yrd. B. ARINÇ Devlet Bak. ve Başb. Yrd. A. BABACAN Devlet Bak. ve Başb. Yrd. M. AYDIN Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı V. F. N. ÖZAK Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı F. ÇELİK Devlet Bakanı E. BAĞIŞ Devlet Bakanı S. A. KAVAF Devlet Bakanı C. YILMAZ Devlet Bakanı S. ERGİN Adalet Bakanı M. V. GÖNÜL Milli Savunma Bakanı B. ATALAY İçişleri Bakanı A. DAVUTOĞLU Dışişleri Bakanı M. ŞİMŞEK Maliye Bakanı N. ÇUBUKÇU Milli Eğitim Bakanı M. DEMİR Bayındırlık ve İskân Bakanı R. AKDAĞ Sağlık Bakanı B. YILDIRIM Ulaştırma Bakanı M. M. EKER Tarım ve Köyişleri Bakanı V. EROĞLU Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı V. N. ERGÜN Sanayi ve Ticaret Bakanı S. ERGİN Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V. E. GÜNAY Kültür ve Turizm Bakanı V. EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı 4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR MADDE 1 – 29/9/2009 tarihli ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın 57 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "(6) İkinci fıkranın (a) bendinde yer alan koşulun karşılanmadığı durumlarda, ev eşyasının gümrük vergilerinden tam muafiyet suretiyle vergileri teminata bağlanarak geçici ithaline izin verilir. (7) Birinci fıkra kapsamında getirilen ev eşyasının kişilerin beraberinde veya gelişlerinden önce veya altı ay sonraki süre içerisinde getirilip serbest dolaşıma giriş beyanında bulunulması gerekir." MADDE 2 – Aynı Kararın 92 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "kendiliğinden yok olması" ibaresi "aynı amaçla tekrar kullanılamayacak hale gelmesi" şeklinde değiştirilmiş, 134 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına "hallerin" ibaresinden sonra gelmek üzere "gerektiğinde" ibaresi eklenmiş ve aynı maddenin yedinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 3 – Aynı Kararın 107 nci maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki altıncı fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir. "(6) 68 inci maddede belirtilen ambulans ve diğer kurtarma araçlarının beyannamenin tescil tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe muafiyetten faydalanmayan kurum ve kuruluşlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devri yapılamaz. On yıl sonrasında, söz konusu araçların satışı veya devrinde gümrük vergileri aranmaz." MADDE 4 – Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 5 – Bu Karar hükümlerini Gümrük Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür Bakanlar Kurulu Kararının Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi 7/10/2009 Sayısı 27369 |
| “İstihdam ve Meslekî Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı” Kabul Edildi. |
“İstihdam ve Meslekî Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı”nın kabulü; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Meslekî Yeterlilik Kurumu)’nın 05.07.2010 tarihli ve 1 sayılı yazısı üzerine Bakanlar Kurulu’nca 07.07.2010 tarihinde kararlaştırılmıştır. 2010/660 sayılı BKK 15.07.2010 tarih ve 27642 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/660 Ekli “İstihdam ve Meslekî Eğitim İlişkisinin Güçlendirilmesi Eylem Planı”nın kabulü; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Meslekî Yeterlilik Kurumu)’nın 5/7/2010 tarihli ve 1 sayılı yazısı üzerine Bakanlar Kurulu’nca 7/7/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır. Abdullah GÜL CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan C. ÇİÇEK Devlet Bak. ve Başb. Yrd. B. ARINÇ Devlet Bak. ve Başb. Yrd. A. BABACAN Devlet Bak. ve Başb. Yrd. M. AYDIN Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı V. F. N. ÖZAK Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı F. ÇELİK Devlet Bakanı E. BAĞIŞ Devlet Bakanı S. A. KAVAF Devlet Bakanı C. YILMAZ Devlet Bakanı S. ERGİN Adalet Bakanı M. V. GÖNÜL Milli Savunma Bakanı B. ATALAY İçişleri Bakanı A. DAVUTOĞLU Dışişleri Bakanı M. ŞİMŞEK Maliye Bakanı N. ÇUBUKÇU Milli Eğitim Bakanı M. DEMİR Bayındırlık ve İskân Bakanı R. AKDAĞ Sağlık Bakanı B. YILDIRIM Ulaştırma Bakanı M. M. EKER Tarım ve Köyişleri Bakanı V. EROĞLU Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı V. N. ERGÜN Sanayi ve Ticaret Bakanı S. ERGİN Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V. E. GÜNAY Kültür ve Turizm Bakanı V. EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı Kararın ekini görmek için tıklayınız |
| Mesleki Yeterlilik Kurumunca 7 Adet Yeni Meslek Standardı Yayımlandı. |
Mesleki Yeterlilik Kurumunca yayımlanan 7 adet yeni meslek standardı ile bugüne kadar yayımlanan meslek standardı sayısı 105’e ulaştı. 16 Temmuz 2010 tarih ve 27643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ve yeni meslek standartları şunlardır: Mesleki Yeterlilik Kurumundan: ULUSAL MESLEK STANDARTLARINA DAİR TEBLİĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin eklerini oluşturan yedi meslek standardının yürürlüğe konulmasını sağlamaktır. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun 21 inci maddesi ile 5/10/2007 tarihli ve 26664 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standartlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (1) inci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır. Yürürlük MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı yürütür. EKLER: 1. Profesyonel Turist Rehberi (Seviye 5) Ulusal Meslek Standardı 2. Dozer Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 3. Ekskavatör Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 4. Greyder Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 5. Silindir Operatörü (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 6. Ahşap Kalıpçı (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı 7. Betonarme Demircisi (Seviye 3) Ulusal Meslek Standardı |
| İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapıldı. |
Kamu İhale Kurumunca İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğde yapılan değişiklik 17 Temmuz 2010 Tarihli ve 27644 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Önemi nedeniyle Tebliğ’e aşağıda yer verilmiştir. Kamu İhale Kurumundan: İHALELERE YÖNELİK BAŞVURULAR HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ MADDE 1 – 28/1/2009 tarihli ve 27124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğin 2 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(3) İhalede geçerli teklif kalmaması nedeniyle veya ihalede geçerli teklif olmakla birlikte bazı tekliflerin değerlendirme dışı bırakılması nedeniyle ihalede rekabetin oluşmadığı ve/veya kaynakların etkin kullanımının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihalenin idare tarafından iptal edildiği durumlarda, aday veya istekliler tarafından başvuru veya teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına karşı yapılan başvurular, ihalenin iptal edilmesi işlemine karşı yapılan başvuru olarak değerlendirilmez. Bu başvurular ihalenin iptaline yönelik bir başvuru olarak değerlendirilmediğinden, başvurunun veya teklifin geçerli olduğuna dair başvuruların öncelikle idareye yapılması, idareye yapılan şikayet başvurusu üzerine idare tarafından alınan kararın uygun bulunmaması veya on günlük süre içerisinde idare tarafından bir karar alınmaması hallerinde Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Kuruma yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine Kurul tarafından başvuru sahibinin teklifinin geçerli olduğuna dair düzeltici işlem kararı verilen hallerde, idarenin ihalenin iptali kararını geri almaması durumunda iptal kararına karşı doğrudan idari yargı mercilerine başvuruda bulunulması gerekmektedir.” MADDE 2 – Anılan Tebliğin 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrası aşağıdaki gibi değiştirilmiştir. “(3) Ayrıca dilekçeye başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgelerin (imza beyannamesi/imza sirküleri, ortak girişim beyannamesi veya sözleşmesi, vekaletname, temsil belgesi, ticaret sicil gazetesi vb.) aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneklerinin eklenmesi gerekmektedir. Ancak aday veya isteklinin başvuru belgeleri veya teklif zarfı içerisinde bu belgelerinin bulunması durumunda, dilekçe ekinde söz konusu belgeler sunulmamış olsa da başvurunun usulüne uygun olduğu kabul edilir. Bununla birlikte ihaleye teklif veren aday veya istekli dışında yetki verilmiş temsilci veya vekil tarafından aday veya istekli adına şikayet başvurusunda bulunulması durumunda usulüne uygun dilekçe ile birlikte bu temsilcilere veya vekile ait temsile yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza beyannamesi/imza sirkülerinin aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneklerinin eklenerek idareye şikayet başvurusunda bulunulması gerekmektedir. İstekli olabilecek, aday veya istekli ile bu kişiler adına yetki verilmiş temsilci veya vekil tarafından şikayet başvurusunda bulunulması durumunda, yetkilerin tek tek sayılmak suretiyle belirlendiği temsile yetkili olunduğuna dair belgelerde, ihalelere yönelik olarak şikayet yoluna başvuru yetkisini içeren veya bu anlama gelen özel bir yetkinin bulunması gerekmektedir. Diğer taraftan, başvuru sahibinin gerçek kişi olması durumunda, bu kişi tarafından yapılan başvurularda imza beyannamesinin sunulması zorunlu değildir.” MADDE 3 – Anılan Tebliğin 11 inci maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki gibi değiştirilmiştir. “(2) İtirazen şikayet başvuru dilekçesinde Yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan asgari bilgilerin yanısıra; başvuru bedelinin ve Bakanlar Kurulu tarafından başvuru teminatı alınmasına karar verilmesi durumunda başvuru teminatının Kurum hesaplarına yatırıldığına dair belgenin, varsa şikayete idarece verilen cevabın bir örneğinin, başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgelerin (imza beyannamesi/imza sirküleri, ortak girişim beyannamesi veya sözleşmesi, vekaletname, temsil belgesi, ticaret sicil gazetesi vb.) aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneklerinin eklenmesi gerekmektedir. İstekli olabilecek, aday veya istekli ile bu kişiler adına yetki verilmiş temsilci veya vekil tarafından itirazen şikayet başvurusunda bulunulması durumunda, yetkilerin tek tek sayılmak suretiyle belirlendiği temsile yetkili olunduğuna dair belgelerde, ihalelere yönelik olarak itirazen şikayet yoluna başvuru yetkisini içeren veya bu anlama gelen özel bir yetkinin bulunması gerekmektedir. Diğer taraftan, başvuru sahibinin gerçek kişi olması durumunda bu kişi tarafından yapılan başvurularda imza beyannamesinin sunulması zorunlu değildir.” MADDE 4 – Anılan Tebliğin “Şikayet Başvurusu Üzerine İdare Tarafından Alınacak Karar Örneği” başlıklı 3 numaralı eki aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. MADDE 5 – Anılan Tebliğe aşağıdaki Geçici 3 üncü madde eklenmiştir. “2/8/2010 tarihinden önce yapılmış olan başvurular GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan başvurular ile başlatılmış incelemeler hakkında başvuru tarihinde yürürlükte olan Tebliğ hükümleri uygulanır.” MADDE 6 – Bu Tebliğin 1 inci maddesi yayımı tarihinde, 2, 3 ve 4 üncü maddeleri ise 2/8/2010 tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür. “EK-3: Şikâyet Başvurusu Üzerine İdare Tarafından Alınacak Karar Örneği (İHALEYİ YAPAN İDARENİN ADI) Tebligatın yapılış şekli1 İadeli taahhütlü mektupla gönderilme tarihi ¨ Tarih: ../… / İmza karşılığı elden teslim tarihi ¨ Tarih: ../… / Faksla gönderilme tarihi ¨ Tarih: ../… / E-posta ile gönderilme tarihi ¨ Tarih: ../… / Başvuru konusu ihalenin adı ve ihale kayıt numarası İhale tarihi İhale kararının onaylandığı tarih Başvuru sahibi (Adı-soyadı/Ticaret unvanı, adresi) Vekili/Temsilcisi (Adı-soyadı, adresi) Başvuru sahibinin ehliyeti (Aday / İstekli / İstekli olabilecek / Diğer) Başvuru dilekçesinin idare kayıtlarına alındığı tarih ve sayı Başvuru üzerine hangi tarihte karar alındığı Varsa başvuru üzerine alınan diğer kararlar ve yapılan işlemlerin özeti (Bu bölümde şikayet başvurusu üzerine, varsa raportör tayini veya diğer idarelerden bilgi belge istenilmesi gibi alınan ara kararlar ve yapılan işlemlerin özetine yer verilecektir.) Başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddiaların, olayların ve hukuki dayanaklarının özeti: Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi: Kararın dayandığı hukuki sebepler, gerekçeleri ve sonucu: Şikâyetin haklı bulunması halinde, yapılması gereken düzeltici işlemler: Karara karşı başvuru yapılabilecek itiraz mercii ve başvuru süresi2 İhale Yetkilisi Adı SOYADI Unvanı İmzası” 1 Bu kısım şikayet başvurusu üzerine alınan kararın gönderildiği tarihte uygun kutucuk işaretlenerek doldurulacaktır. Elektronik posta veya faksla yapıla bildirimler, aynı gün idare tarafından iadeli taahhütlü mektupla bildirime çıkılmak suretiyle teyit edilecektir. 2 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında idareye şikâyet başvurusunda bulunan veya idarece alınan kararı uygun bulmayan aday, istekli veya istekli olabilecekler tarafından 55 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen hallerde ve sürede, sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabileceği belirtildiğinden, kararın bildirimini izleyen on gün içinde Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusunda bulunulabileceğinin belirtilmesi gerekmektedir. |
| İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı. |
Kamu İhale Kurumunca İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklik 17 Temmuz 2010 Tarihli ve 27644 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Önemi nedeniyle Yönetmelik’e aşağıda yer verilmiştir. Kamu İhale Kurumundan: İHALELERE YÖNELİK BAŞVURULAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 – 3/1/2009 tarihli ve 27099 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (h) ve (ı) bentleri eklenmiştir. “h) Kararın tebliğ ediliş şekline göre; iadeli taahhütlü mektupla gönderilme, imza karşılığı elden teslim edilme, faksla gönderilme veya elektronik postayla gönderilme tarihi, ı) Karara karşı başvuru yapılabilecek itiraz mercii ve başvuru süresi.” MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki Geçici 3 üncü madde eklenmiştir. “2/8/2010 tarihinden önce yapılmış olan başvurular GEÇİCİ MADDE 3 – (1) 2/8/2010 tarihinden önce yapılmış olan başvurular ile başlatılmış incelemeler hakkında, başvuru tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri uygulanır.” MADDE 3 – Bu Yönetmelik 2/8/2010 tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 3/1/2009 27099 Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 22/7/2009 27296 |
| Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Tebliğ Yayımlandı. |
Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası primine yapılacak kurum katkısına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Devlet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca düzenlenen Tebliğ 21.07.2010 tarih ve 27648 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu tebliğe aşağıda yer verilmiştir. TEBLİĞ Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı ile Sağlık Bakanlığından: TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASINDA KURUM KATKISINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR TEBLİĞ (2010/1) Amaç MAD¬DE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası primine yapılacak kurum katkısına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir. Kapsam MADDE 2- (1) Bu Tebliğ doğrudan sağlık hizmeti sunan, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık birimlerinde çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile ilgili kurum ve kuruluşları kapsar. Primlerin Ödenmesi ve Kurum Katkılarının Tahsili ile İadesi MADDE 3- (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, yaptıracakları sigorta sözleşmesinin primlerini sigortacıya veya sigorta acentesine ödedikten sonra, ödedikleri prim tutarının yarısını döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden geri alır. Geri ödemeler, sigortaya ilişkin poliçe veya sigorta şirketi ya da sigorta acentesinin kaşesini taşıyan prim ödeme makbuzunun bir örneğinin ibrazı üzerine ilgili kurum tarafından en geç otuz gün içinde yapılır. (2) Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan sigortalılar için yapılacak sigorta sözleşmesinin primleri, kurum ve kuruluşları tarafından sigortacıya veya sigorta acentesine ödenir. Ödenen primin yarısı sigortalıya yansıtılır. (3) Mesleklerini serbest olarak icra eden tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile sözleşmeli aile hekimlerinin sigorta primlerinin tamamı kendileri tarafından ödenir. (4) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, herhangi bir nedenle sigorta sözleşmesinin sona ermesi durumunda, sona erme tarihinden sonraki günlere ait iade edilen primin kurum katkısına karşılık gelen kısmı otuz gün içinde sigorta ettiren tarafından ilgili kamu kurum veya kuruluşuna ödenir. (5) Kamu kurum ve kuruluşunda çalışan sigorta ettirenin, kurum katkı yükümlüsünü değiştirecek şekilde iş değişikliği yapması durumunda, sigorta sözleşmesi sona erdirilmemişse, değişiklik tarihinden sonraki günlere ait primdeki kurum katkısı otuz gün içinde sigorta ettiren tarafından ilgili kuruma geri ödenir. (6) Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, herhangi bir nedenle sigorta sözleşmesinin sona ermesi durumunda, sona erme tarihinden sonraki günlere ait iade edilen primin sigortalının katkısına karşılık gelen kısmı otuz gün içinde sigorta ettiren tarafından sigortalıya ödenir. Yürürlük MADDE 4– (1) Bu Tebliğ 30.07.2010 tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ile Sağlık Bakanı yürütür. |
| Tam Gün Yasası’nın Bazı Maddelerinin Yürürlüğünün Durdurulmasına Dair Anayasa Mahkemesi Kararı Yayımlandı. |
5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı maddelerinin yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi Kararı gerekçesi 22.07.2010 tarih ve 27649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve önemi nedeniyle karara aşağıda yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi Başkanlığından: Esas Sayısı : 2010/29 Karar Sayısı : 2010/21 (Yürürlüğü Durdurma) Karar Günü : 16.7.2010 YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNDE BULUNAN: Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY, Kemal KILIÇDAROĞLU ve K. Kemal ANADOL YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN KONUSU: 21.1.2010 günlü, 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un; - 1. maddesiyle, 4.1.1961 günlü, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin değiştirilen dördüncü fıkrasının; - 3. maddesiyle, 4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun değiştirilen 36. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının; - 4. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’nın 38. maddesinin değiştirilen birinci fıkrası ile eklenen ikinci fıkrasının son tümcelerinin; - 5. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’nın değiştirilen 58. maddesinin (h) fıkrasının; - 6. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici Madde 57’nin “Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar istifa etmiş sayılır.” biçimindeki son tümcesinin; - 7. maddesiyle, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “… aşağıdaki bentlerden yalnızca birindeki …” ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının “Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kurum tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler işyeri hekimliği yapabilir.” biçimindeki dördüncü tümcesinin; - 8. maddesiyle, 1219 sayılı Yasa’ya eklenen Ek Madde 12’nin birinci fıkrasının son tümcesinde yer alan “…yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı …” ibaresi ile dördüncü fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “… yarısı kendileri tarafından, yarısı” ibaresinin; - 9. maddesiyle, 19.4.1937 günlü, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’a eklenen Ek Madde 1’in; - 12. maddesiyle, 27.7.1967 günlü, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ek 17. maddesinin (C) fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen (Ç) fıkrasının birinci paragrafında yer alan “… geçmemek üzere …” ibaresi ile ikinci ve üçüncü paragraflarının; - 13. maddesiyle, 926 sayılı Yasa’ya eklenen Ek Madde 26’nın; - 20. maddesinin (b) bendinde yer alan “…ve (d)…” ibaresinin, Anayasa’nın 2., 5., 6., 7., 10., 13., 17 18., 27., 48., 49., 50., 55., 56., 60., 70., 90., 128., 130., 131., 132., ve 135. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN İNCELENMESİ Yürürlüğün durdurulması istemini de içeren dava dilekçesi ve ekleri, bu konudaki yürürlüğü durdurma ve esas inceleme raporu ile ekleri, iptali istenilen kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 21.1.2010 günlü, 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un: 1- 7. maddesiyle, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “ bentlerden yalnızca birindeki …” ibaresi, 16.7.2010 günlü, E. 2010/29, K. 2010/90 sayılı kararla iptal edildiğinden, bu ibarenin, uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmî Gazete’de yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA, Haşim KILIÇ ile Nuri NECİPOĞLU’nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 2- 1. maddesiyle, 4.1.1961 günlü, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin değiştirilen dördüncü fıkrasına ilişkin iptal hükmünün süre verilerek yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu fıkranın YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, 3- 3. maddesiyle, 4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun değiştirilen 36. maddesinin ikinci fıkrasının birinci tümcesinin yürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, 4- 6. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici Madde 57’nin “Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar istifa etmiş sayılır.” biçimindeki son tümcesinin, yürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, 5- 3. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’nın değiştirilen 36. maddesinin; a- Birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına, b- İkinci fıkrasının ikinci tümcesine, 6- 4. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’nın 38. maddesinin değiştirilen birinci fıkrası ile eklenen ikinci fıkrasının son tümcelerine, 7- 5. maddesiyle, 2547 sayılı Yasa’nın değiştirilen 58. maddesinin (h) fıkrasına, 8- 7. maddesiyle, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin değiştirilen; a- İkinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “ … aşağıdaki …” ibaresine, b- Üçüncü fıkrasının “Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kurum tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler işyeri hekimliği yapabilir.” biçimindeki dördüncü tümcesine, 9- 8. maddesiyle, 1219 sayılı Yasa’ya eklenen Ek Madde 12’nin; a- Birinci fıkrasının son tümcesinde yer alan “…yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı …” ibaresine, b- Dördüncü fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “… yarısı kendileri tarafından, yarısı …” ibaresine, 10- 9. maddesiyle, 19.4.1937 günlü, 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’a eklenen Ek Madde 1’ine, 11- 12 maddesiyle, 27.7.1967 günlü, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ek 17. maddesinin (C) fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen (Ç) fıkrasının; a- Birinci paragrafında yer alan “… geçmemek üzere …” ibaresine, b- İkinci paragrafına, c- Üçüncü paragrafına, 12- 13. maddesiyle, 926 sayılı Yasa’ya eklenen Ek Madde 26’sına, 13- 20. maddesinin (b) bendinde yer alan “…ve (d)…” ibaresine, yönelik iptal istemleri, 16.7.2010 günlü, E. 2010/29, K. 2010/90 sayılı kararla reddedildiğinden, bu madde, fıkra, bent, tümce, bölüm ve ibarelere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, 16.7.2010 gününde karar verildi. Başkan Haşim KILIÇ Başkanvekili Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye Fulya KANTARCIOĞLU Üye Ahmet AKYALÇIN Üye Mehmet ERTEN Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şevket APALAK Üye Serruh KALELİ Üye Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Engin YILDIRIM Üye Nuri NECİPOĞLU |
| Danıştay Kamu Kurumlarındaki Hekimlerin Muayenehane Açma Yasağının Yürütülmesini Durdurdu. |
Danıştay kamu kurumlarında görev yapan doktorlara 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren özel muayenehane açma yasağının Sağlık Bakanlığı'ndan savunma gelinceye kadar yürütülmesinin durdurulmasına ve savunma süresinin 15 gün ile sınırlandırılmasına karar vermiştir. Danıştay 5. Dairesinin 22.07.2010 tarih ve E.2010/4406 sayılı Kararı |
| Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapıldı. |
2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda Değişiklik yapılmasına dair BKK 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan BKK’na aşağıda yer verilmiştir. BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/681 |
| Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Taşınır Mal Yönetmeliği Yayımlandı. |
| 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 44’üncü maddesine dayanılarak hazırlanan “Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî İstihbarat Teşkilatı Ve Emniyet Genel Müdürlüğü Taşınır Mal Yönetmeliği” 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelik, 01.01.2010 tarihinde yürürlüğe girecek olup aşağıda yer verilmiştir. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, MİLLÎ İSTİHBARAT TEŞKİLATI VE EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kaynağına ve edinme yöntemine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil), Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü elinde bulunan taşınır malların kaydı, kayıtlardan çıkarılması, bunların yönetim ve iç denetimine ilişkin usul ve esaslar ile görev, yetki ve sorumlulukların belirlenmesi işlemlerini düzenlemektir. Kapsam MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik, Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil), Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğünü ve bunların elinde bulunan taşınır malları kapsar. Dayanak MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 44 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 4- (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; a) Birim maliyet bedeli: Taşınır malın alış bedeline, vergi, resim ve harçlar ile taşınır mal için ödenen yükleme, boşaltma ve sigorta gibi diğer doğrudan giderlerin eklenmesinden oluşan birim bedelini, b) Dayanıklı taşınır mallar: Belirli bir hizmete tahsis amacıyla edinilen, belli bir süre ile veya belli bir süreye tabi olmaksızın kullanılabilen, kullanılmakla yok olmayıp, bakım ve onarımı yapılmak suretiyle uzun süre kullanılması mümkün olan, eskisi veya hurdası değerlendirilebilen makine, alet, edevat, silah, taşıt, iş makinesi, büro makinesi ve döşeme mefruşatı ile benzeri demirbaş malzemelerini, c) Demirbaş: Belirli bir hizmete tahsis amacıyla edinilen, belli bir süreye tabi olmaksızın uzun süre kullanılabilen ve kullanılmakla yok olmayan dayanıklı taşınır malları, ç) Depo veya ambar: Kamu idarelerine ait taşınır malların kullanıma verilinceye kadar veya kullanımdan sonra iade edildiğinde muhafaza edildiği yeri, d) Harcama yetkilisi: Kamu idareleri bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan veya ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilmek sureti ile harcama yetkisi verilen birimlerin en üst yöneticilerini, e) HEK (Hurda-Enkaz-Köhne): Ekonomik ömrünü tamamlamış olan veya tamamlamadığı halde teknik ve fiziki nedenlerle alınış amaçları doğrultusunda kullanılması imkânı kalmayan veya tamiri mümkün veya ekonomik olmayan arızalar nedeniyle kullanılmasında yarar görülmeyerek hizmet dışı bırakılan taşınır mallar ile üretim sırasında elde edilen kırpıntı, döküntü ve artık parçaları, f) Kamu idaresi: Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil), Millî İstihbarat Teşkilatını ve Emniyet Genel Müdürlüğünü, g) İmza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununda tanımlanan elektronik imzayı veya elle atılan imzayı, v ğ) İlgili mevzuat: Kamu idarelerinin tabi oldukları mevzuatı, h) Taşınır mal: Kayda esas olmak üzere bir yerden diğer bir yere nakledilebilen canlı-cansız her çeşit mal ve malzemeler ile diğer her çeşit kıymetleri edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mal mülkiyetine dahil olmayan doğal güçleri (Elektronik ortamdaki yazılımlar, programlar ve manyetik ürünler dahil), ı) Taşınır mal işlem belgesi: Kamu idarelerinin ilgili mevzuatı çerçevesinde kabul edilerek teslim alınan taşınır malların girişleri ile çıkış ve depolar arasında devir işlemlerinde, dayanıklı taşınır malların niteliklerini değiştiren esaslı onarım ve ilaveler sonucu değer artışlarında, kayda esas olmak üzere düzenlenen belgeyi, i) Taşınır mal kayıt sorumlusu veya taşınır mal hesap sorumlusu: Mevzuata uygun olarak taşınır mallara ilişkin giriş ve çıkış belgelerini düzenleyen, kayıtlarını tutan ve bu işlemlerden dolayı taşınır mal yönetim yetkilisine karşı sorumlu olan görevliyi, j) Taşınır mal sorumlusu: Taşınır malları teslim alan, depolayan, muhafaza eden, kullanıcı birimlere teslim eden ve bu işlemlerden dolayı taşınır mal yönetim yetkilisine karşı sorumlu olan görevliyi, k) Taşınır malların yönetimi: Kamu idarelerinin elinde bulunan taşınır malların, etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması, depolanması, bakım ve onarımlarının yaptırılması, elden çıkarılması ile bu işlemlere ilişkin kayıtların tutulmasını, l) Taşınır mal yönetim birimi veya taşınır mal saymanlığı: Kamu idarelerinin teşkilat yapıları içerisinde, taşınır malların yönetiminden sorumlu olan merkez ve taşra birimlerini, m) Taşınır mal yönetim yetkilisi veya taşınır mal saymanı: Verilen yetki gereğince taşınır malların yönetiminden sorumlu olan kişiyi, n) Tüketilebilir taşınır mal: Belirli bir hizmetin üretilmesinde kullanılan, kullanımı sonucunda tükenen veya bir süre kullanıldıktan sonra ilk özelliklerini kısmen veya tamamen kaybederek bir daha kullanılamayacak duruma gelen taşınır malları, o) Üretim maliyet bedeli: Bir taşınır malın üretiminde kullanılan ilk madde ve malzemelerin maliyet bedeli ile üretime yönelik diğer girdilere ilişkin giderler toplamını, ifade eder. (2) Bu Yönetmelikte yer alan diğer kavram ve ibareler, 28/12/2006 tarihli ve 2006/11545 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliğinde tanımlandığı şekilde anlaşılır ve uygulanır. İKİNCİ BÖLÜM Sorumluluk ve Görevliler Sorumluluk MADDE 5- (1) Taşınır mal işlemlerinde sorumluluk ve görevliler aşağıda belirtilmiştir. a) Taşınır malların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesi, kullanımı ve mevzuata uygun olarak kayıtlarının tutulmasının sağlanması harcama yetkililerinin veya birlik komutanlarının sorumluluğundadır. Harcama yetkilileri veya birlik komutanları, taşınır malların kullanımının sağlanması ve kayıtların mevzuata uygun olarak tutulması sorumluluğunun gereğini, taşınır mal yönetim yetkilileri, taşınır mal sorumluları ve taşınır mal kayıt sorumluları aracılığı ile yerine getirir. b) Bu görevlerden; 1) Taşınır malların yönetimi, taşınır mal yönetim yetkilileri, 2) Taşınır malların teslim alınması, muhafazası ve ilgililere teslim edilmesi, taşınır mal sorumluları, 3) Taşınır malların kayıtlarının mevzuata uygun olarak tutulması, taşınır mal kayıt sorumluları, tarafından yerine getirilir. (2) Taşınır mal yönetim yetkilisi, taşınır mal sorumlusu veya taşınır mal kayıt sorumlusu görevinden herhangi ikisi aynı kişide birleşemez. (3) Kamu idaresince; taşınır mal yönetim yetkilisi, taşınır mal kayıt sorumlusu ve taşınır mal sorumlusunun görevleri ile ilgili işlemler uygulama yönergelerinde ayrıntılı olarak belirtilir. (4) Kamu idaresine ait taşınır malların muhafazası ve yönetiminde görevli olan veya kendilerine kullanılmak üzere taşınır mal teslim edilen kamu görevlileri, bu taşınır malları en iyi şekilde muhafaza etmek, veriliş amacına uygun bir şekilde kullanmak, bakım ve onarımlarını yapmak veya yaptırmakla sorumludurlar. Taşınır mal yönetim yetkilisinin görev ve sorumlulukları MADDE 6- (1) Kamu idaresince, taşınır mal yönetim işlemlerini yürütmek üzere; kamu idaresinin teşkilatlanmasına ve yapılanmasına göre uygun görülen birimlere ihtiyaç duyulan sayıda taşınır mal yönetim yetkilisi atanır veya görevlendirilir. (2) Taşınır mal yönetim yetkilisi, taşınır malın alınmasını, depolanmasını, muhafazasını, ihtiyaç birimlerine teslim edilmesini, elden çıkarılmasını, bunlara ilişkin giriş ve çıkış kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamakla görevlidir. (3) Taşınır mal yönetim yetkilisi, ikinci fıkrada belirtilen işlemlere ilişkin düzenlenen belge, cetvel ve defterleri denetime hazır bulundurmakla yükümlüdür. (4) Taşınır mal yönetim yetkililerinin sorumluluğunun sınırları ve kimlere karşı sorumlu oldukları kamu idaresince belirlenir. (5) Taşınır mal yönetim yetkilisi, memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalınmaksızın bu Yönetmelikte belirtilen görevleri yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından görevlendirilir. Taşınır mal sorumlusunun nitelikleri, görev ve sorumlulukları MADDE 7- (1) Taşınır mal sorumlusu, memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalınmaksızın, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde taşınır mal işlemlerini bu Yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından atanır veya görevlendirilir. Taşınır mal işlemleri yoğun olan birimlerde birden fazla taşınır mal sorumlusu atanabilir veya görevlendirilebilir. (2) Taşınır mal sorumlusunun görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir. a) Edinilen taşınır malları cins ve niteliklerine göre sayarak, tartarak, ölçerek teslim almak ve teslim aldığı bu malları sorumluluğundaki depolarda muhafaza etmek. b) Taşınır malları kontrol ederek teslim almak, kontrolde tespit edilen eksiklikleri ve ambalaj bozukluklarını tutanakta belirtmek, teslim alınan taşınır malların kesin kabulleri yapılmadan kullanıma verilmesini önlemek. c) Tüketime veya kullanıma verilen taşınır malları ilgililere teslim etmek. ç) Taşınır malların yangına, ıslanmaya, bozulmaya, çalınmaya ve benzeri tehlikelere karşı korunması için gerekli tedbirleri almak veya alınmasını sağlamak. (3) Taşınır mal sorumlusu, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuatı gereğince yapacağı işlemler ve düzenleyeceği belgelerden dolayı bağlı olduğu taşınır mal yönetim yetkilisine karşı sorumludur. Ancak, sorumluluğu altındaki depolarda kasıt, ihmal veya tedbirsizliği nedeni ile meydana gelen kayıp ve noksanlıklardan doğrudan sorumludur. (4) Taşınır mal sorumluları, sorumluluklarında bulunan depoları devir ve teslim etmeden görevlerinden ayrılamaz. Taşınır mal kayıt sorumlularının görev ve sorumlulukları MADDE 8- (1) Taşınır mal kayıt sorumluları taşınır mal yönetim yetkilisi adına, edinilen taşınır malların giriş ve çıkış envanter kayıtlarını usulüne uygun, denetlenebilir şekilde tutmakla görevli ve bu işlemlerden dolayı taşınır mal yönetim yetkilisine karşı sorumludur. Taşınır mal işlemleri yoğun olan birimlerde birden fazla taşınır mal kayıt sorumlusu atanabilir veya görevlendirilebilir. (2) Taşınır mal kayıt sorumlusu, bu Yönetmelikte ve bu Yönetmeliğe dayanılarak yürürlüğe konulan alt düzenleyici işlemlerde öngörülen belge veya belgeler usulüne uygun olarak düzenlenmedikçe hiçbir taşınır malın giriş veya çıkış kaydını yapamaz. (3) Taşınır mal kayıt sorumlusu, taşınır mal yönetim yetkililerinin depolardaki taşınır malların sayım sonuçlarına ilişkin tutanakta gösterilen miktarların kayıtlarla uygunluğunu kontrol etmek ve farklılıkları tutanağın noksan veya fazla sütununa kaydederek fazla çıkanların giriş kayıtlarını yapmak üzere belgelerini düzenlemekten, noksan çıkanlarla ilgili olarak taşınır mal yönetim yetkilisini bilgilendirmekten sorumludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Taşınır Mal İşlemleri Taşınır mal kayıt işlemleri MADDE 9- (1) Taşınır mal kayıt işlemleri; kamu idaresine ait taşınır malların önceki yıldan devren gelenlerle birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilenlerin, elden çıkarılanların, kayıp, fire ve benzeri nedenlerle meydana gelen azalmaların ve sayım fazlalarının envanter ve muhasebe kayıtlarında miktar veya değer olarak takip edilmesi ile denetimine esas bilgilerin hazırlanması amacıyla kayıt altına alınması süreçlerini kapsar. (2) Kayıtların belgeye dayanması şarttır. Elektronik imza uygulamalarına geçilmesi durumunda kayıt işlemleri, üst yöneticinin uygun görüşü alınmak koşuluyla elektronik imza yetkisi verilen görevlilerin sorumluluğunda gerçekleştirilebilir. Giriş ve çıkış kayıt işlemleri esasları MADDE 10- (1) Taşınır malların taşınır mal yönetim birimleri kayıtlarına giriş ve çıkış işlemlerinde bu Yönetmeliğin ekinde yer alan taşınır mal işlem belgesi esas alınır. (2) Kamu idaresi veya aynı kamu idaresinin bünyesindeki taşınır mal yönetim birimleri arasındaki taşınır mal hareketleri de giriş veya çıkış işlemi kabul edilir. (3) Aşağıda belirtilen taşınır mallardan; a) Satın alındığı andan itibaren tüketimi yapılan elektrik, su, doğalgaz, kum, çakıl, bahçe toprağı, bahçe gübresi ve benzeri maddeler, b) Makine, cihaz, taşıt ve iş makinelerinin servislerde yapılan bakım ve onarımlarında kullanılan yedek parça, yağ, antifriz, hidrolik ve benzeri madde ve malzemeler ile sivil akaryakıt satış istasyonlarından alınarak doğrudan taşıtların depolarına konulan akaryakıt, likit gaz (LPG) ve yağlar, c) Kısa sürede tüketilen mutfak tipi ve sanayi tipi tüpler, yangın söndürme tüpleri gibi her türlü gaz dolumları ile toner, yazıcı kartuşları ve benzeri dolumları, ç) Dergi ve gazete gibi süreli yayınlar ile arşivlenme niteliği olmayan kütüphane materyalleri için taşınır mal işlem belgesi düzenlenmez. (4) Üçüncü fıkrada belirtilen taşınır mallardan ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere satın alınarak depolanan ya da arşivlenenler ile süreli yayınlardan ciltletilenler için taşınır mal işlem belgesi düzenlenmesi zorunludur. (5) Taşınır mal işlem belgesi en az üç nüsha düzenlenir. Satın alınan taşınır mallar için düzenlenen taşınır mal işlem belgelerinin birinci nüshası ödeme emri belgesine bağlanır. Diğer şekillerde edinilen taşınır mallar ile çıkışı yapılan taşınır mallar için düzenlenen taşınır mal işlem belgesinin birinci nüshası kayda esas belge olarak kullanılır, ikinci nüshası sıralı olarak dosyalanır. Diğer nüshalar hakkında yapılan işlemler kamu idaresince belirlenir. (6) Taşınır malların tüm giriş ve çıkış kayıtları için kullanılan defter, belge ve cetvellerin bilgisayar ortamında tutulması ve düzenlenmesi esastır. Kamu idareleri, bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara bağlı kalmak koşuluyla özel düzenleme yapabilir ve gereken hallerde bu Yönetmelikte ve bu Yönetmeliğe dayanılarak yürürlüğe konulan alt düzenleyici işlemlerde belirlenen defter, belge ve cetvelleri elektronik ortamda, içeriği aynı kalmak koşuluyla belge şekline ve nüsha sayısına bağlı kalmaksızın düzenleyebilir. Kayıt zamanı ve kayıt değeri MADDE 11- (1) Taşınır mallar, edinme şekline bakılmaksızın kamu idaresince kullanılmak üzere teslim alındığında giriş; sarf edildiğinde, satıldığında, başka harcama birimlerine ya da taşınır mal yönetim birimine devredildiğinde, bağış veya yardım yapıldığında, HEK’e ayırma, yıpranma, kırılma, bozulma nedeniyle kullanılamaz hale geldiğinde veya kaybolma, çalınma ya da canlı taşınır malın ölümü hallerinde çıkış kaydedilir. (2) Giriş ve çıkış kayıtlarında; a) Satın alma suretiyle edinme ve değer artırıcı değişiklik hallerinde, birim maliyet bedeli, b) Bedelsiz devir, ölüm, kırılma, bozulma, kaybolma, çalınma, HEK’e ayırma ve fire hallerinde kayıtlı değeri, c) Bağış ve yardım yoluyla edinilen taşınır mallarda; bağış ve yardımda bulunan tarafından ispat edici bir belge ile değeri belirtilmiş ise bu değer, belli bir değeri yoksa 14 üncü maddeye göre oluşturulan komisyonca tespit edilen değeri, ç) Kamu idaresince üretilmesi halinde, üretilen taşınır malın giriş kaydında üretim maliyet bedeli, esas alınır. (3) Kamu kurum ve kuruluşlarına ya da yabancı ülke kuruluşlarına yardım olarak verilen taşınır malların devredilmesi esnasında belirlenen veriliş maksadına uygun kullanılmayanların geri alınmasında 16 ncı maddede yer alan hükümler uygulanır. Satın alınan taşınır malların giriş işlemleri MADDE 12- (1) Satın alınan taşınır mallar geçici olarak teslim alınır ve ilgili mevzuatı gereğince muayene ve kabul işlemi yapılarak birim maliyet bedeli üzerinden giriş kaydı yapılır. Faturada çeşitli taşınır mallar için topluca gösterilmiş giderler olması durumunda, ayırt edici farklılık yoksa giderler taşınır malların alış bedelleri ile orantılı olarak kamu idarelerinin belirleyeceği yöntem ve doğrultuda paylaştırılır. Taşınır mallar faturada kayıtlara esas olacak şekilde ayrı ayrı gösterilir. (2) İkili veya çok taraflı uluslararası anlaşmalar çerçevesinde edinilerek geçici olarak teslim alınan taşınır malların muayene ve kabulü sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların kamu idaresi aleyhine sonuçlanması durumunda taşınır malların anlaşmalara uygun olan kısmı için ayrı, uyuşmazlığa konu olan kısmı için ayrı taşınır mal işlem belgesi düzenlenir. Bunlardan uyuşmazlığa konu olan taşınır malların değerlendirilmesi için en az üç ve tek sayıda uzmandan oluşan teknik komisyon teşkil edilir. İnceleme sonucunda söz konusu taşınır malların; kullanımına, devrine, satışına, HEK’e ayrılmasına veya imhasına, mübadelesine ve geçici tahsisine yönelik olarak rapor tanzim edilir. Rapor doğrultusunda ihtiyaç makamı veya harcama yetkilisince işlem yapılır. (3) Giriş kayıtlarında düzenlenen taşınır mal işlem belgesinin nüshaları hakkında yapılan işlemler kamu idaresince belirlenir. (4) Satın alınan dergi ve gazete gibi süreli yayınlar, ancak cilt bütünlüğü sağlandıktan sonra taşınır mal işlem belgesi düzenlenerek kayıt altına alınır. Taşınır mallarda değer artırıcı harcamalar MADDE 13- (1) Kullanım devamlılığının sağlanması için yapılan bakım ve onarım harcamaları hariç, dayanıklı taşınır malların niteliğini değiştiren ve süreklilik arz eden değer artırıcı harcamalar, taşınır mal işlem belgesi düzenlemek suretiyle ilgili taşınır malın izlendiği kayıtlarda maliyetine eklenir. Bağış ve yardım yoluyla edinilen taşınır malların giriş işlemleri MADDE 14- (1) Bağış ve yardım yoluyla edinilen taşınır mallardan; a) Değeri belli olmayan veya bedelini belirtir faturası bulunmayanlar değer tespit komisyonu tarafından tespit edilen değer üzerinden, b) Değeri belli olanlar, bu değer üzerinden, c) Faturası bulunanlar, faturada belirtilen bedel üzerinden, taşınır mal işlem belgesi düzenlenerek kayıt altına alınır. Belgenin bir nüshası bağış veya yardım yapana verilir. (2) Değer tespit komisyonu; bünyesinde taşınır mal yönetim yetkilisi bulunan harcama yetkilisinin veya birlik komutanı ya da kurum amirinin belirleyeceği bir kişinin başkanlığında taşınır mal kayıt sorumlusu ve işin uzmanının da katıldığı en az üç kişiden oluşturulur. Komisyonun oluşturulması sırasında, görevi başında bulunamayan üyelerin yerine görev yapacak yedek üyeler de belirlenir. Komisyon değer tespitinde ticaret odası, sanayi odası, borsa, mahalli piyasa, meslek kuruluşları, ilgili diğer kuruluşlar ile aynı nitelikteki taşınır malı alan idarelerden ve fiyat araştırması sonuçlarından yararlanabilir. (3) Bağış ve yardım yoluyla edinilen taşınır mallara ait işlemlere ilişkin diğer usul ve esaslar kamu idarelerince düzenlenir. Sayım fazlası taşınır malların girişi MADDE 15- (1) Yapılan sayımlar sonucunda fazla olarak bulunan taşınır mallar aynı nitelikte taşınır mal var ise bu değer, aksi halde 14 üncü maddede belirtilen komisyon tarafından belirlenen değer üzerinden giriş kaydedilir. Devralınan taşınır malların girişi MADDE 16- (1) Diğer kamu idarelerinden devralınan taşınır mallar devreden kamu idaresince düzenlenen belgede gösterilen değerler üzerinden, böyle bir değer belirtilmemiş ise 14 üncü maddede belirtilen komisyonca belirlenen değer üzerinden giriş kaydedilir. Tasfiye idaresinden edinilen taşınır malların girişi MADDE 17- (1) 7/10/2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasfiye Yönetmeliğinin 21 inci maddesi hükümlerine göre kamu idaresine tahsis edilen taşınır mallar, bedeli belli ise bu bedel üzerinden, böyle bir değer belirtilmemişse 14 üncü maddede belirtilen komisyonca belirlenen değer üzerinden giriş kaydedilir. İç imkânlarla üretilen taşınır malların giriş işlemleri MADDE 18- (1) Kamu idarelerinin kendi kullanımları için ürettikleri taşınır mallar, üretim maliyet bedeli üzerinden giriş, üretimde kullanılan ilk madde ve malzemeler kayıtlı değerleri üzerinden çıkış kaydedilir. İade edilen taşınır malların girişi MADDE 19- (1) Kullanıma verilen tüketim malzemelerinden herhangi bir nedenle iade edilenler, iadeye konu taşınır malı elinde bulunduran tarafından düzenlenen ve birim yetkilisinin onayını taşıyan, iade edilen malzemenin cins ve miktarını belirten belge karşılığında giriş kaydedilir. (2) Kullanılmak üzere zimmetle verilen dayanıklı taşınır mallardan, herhangi bir nedenle ilgililerince iade edilenler için taşınır mal işlem belgesi düzenlenmez. Bu taşınır malların kullanıma verilmelerinde düzenlenmiş olan belge, ilgili bölüm imzalanarak zimmetinden düşülen kişiye geri verilir ve kayıtlarda gerekli düzeltmeler yapılır. Tüketime verilen taşınır malların çıkışı MADDE 20- (1) Tüketime verilen taşınır malların, kullanıcılar tarafından sarf edilmesinden sonra çıkışı yapılır. (2) Kamu idarelerinin, iç imkânlarıyla kendi kullanımları için üretecekleri taşınır malların üretiminde kullanılan taşınır mallar hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. Devir suretiyle çıkış MADDE 21- (1) Kamu idarelerince birbirlerine veya diğer kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlara ilgili mevzuatı gereğince bedelsiz olarak devredilen taşınır mallar, kayıtlı değer üzerinden düzenlenen belgeye dayanılarak çıkış kaydedilir, devralan idareden alınan belge bu belgeye eklenir. (2) Taşınır malların devir işlemleri; a) Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil)’nde 30/5/1985 tarihli ve 3212 sayılı Kanun ve bununla ilgili diğer mevzuat hükümlerine, b) Emniyet Genel Müdürlüğünde 12/4/2001 tarihli ve 4645 sayılı Kanun ve bununla ilgili diğer mevzuat hükümlerine, c) Millî İstihbarat Teşkilatında ise genel hükümlere, göre yapılır. (3) İlgili mevzuatı çerçevesinde diğer ülkelere devredilen taşınır mallar, yetkili makamın onayına dayanılarak kayıtlardan çıkarılır. Satış suretiyle çıkış MADDE 22- (1) İlgili mevzuatın yetkili kıldığı makam onayı ile satışına karar verilen taşınır mallardan satılanların bedelinin ilgili muhasebe birimi veznesine yatırıldığına ilişkin alındı belgesinin ibrazı üzerine düzenlenen taşınır mal işlem belgesi ile kayıtlı değerleri üzerinden çıkış kaydedilir. Taşınır mal işlem belgesine alındının tarih ve numarası yazılır ve aslı görülmek suretiyle onaylanan fotokopisi eklenir. Ayrıca, satışa ilişkin karar veya onayın bir nüshası belgenin birinci nüshasına bağlanır. (2) Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satışına karar verilen taşınır malların doğrudan bu Kuruma teslim edilmesi halinde söz konusu taşınır mallar, teslim edildiğine ilişkin belgeye dayanılarak kayıtlı değerleri üzerinden çıkış kaydedilir. Millî Emlak Genel Müdürlüğüne teslim edilen taşınır mallar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. (3) Diğer ülkelere ilgili mevzuatı çerçevesinde satılan taşınır mallar, bedelinin ilgili banka hesaplarına intikal ettiğine ilişkin dekontlara ya da anlaşmalar gereği belirtilen esaslara dayanılarak kayıtlı değerleri üzerinden çıkış kaydedilir. Fire veya sayım noksanı nedeniyle çıkış MADDE 23- (1) Taşınır malların özelliğinden veya olağan kullanımından kaynaklanan yıpranmalar ile taşınır malların usulüne uygun olarak taşınması, depolanması, doldurulması, boşaltılması, aktarılması sonucunda ağırlıklarında ve miktarlarında meydana gelen fireler, sayım tutanaklarında gösterilir. (2) Firenin ortaya çıkmasında kasıt, ihmal veya tedbirsizlik olup olmadığı, sayım tutanağına eklenen ayrı bir tutanakta veya düzenlenen raporda belirtilir. Sayımda noksan çıkan taşınır mallar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. (3) Sayım ve denetim sonucunda tutanak veya raporda gösterilen ve hukuki işlem gerektirmeyen fire veya sayım noksanı taşınır mallar kayıtlardan çıkarılır. Ancak, fire veya noksanlığın meydana gelmesinde kasıt, ihmal veya tedbirsizlik tespit edilmiş olması halinde 34 üncü maddeye göre işlem yapılır. Kaybolma, kırılma, bozulma, evsafını kaybetme veya kullanım süresinin dolması nedeniyle çıkış MADDE 24- (1) Taşınır malın kaybolma, kırılma, bozulma, evsafını kaybetme veya kullanım süresinin dolması nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi ya da canlı taşınır malın ölümü hallerinde söz konusu taşınır mallar kayıtlardan çıkarılır. (2) Eskimiş, solmuş, yırtılmış ve kullanılamayacak duruma gelmiş bayraklar, Türk Bayrağı Tüzüğünün 38 inci maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan ve 8/6/2001 tarihli ve 24426 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Eskimiş, Solmuş, Yırtılmış ve Kullanılamayacak Duruma Gelmiş Bayrakların Yok Edilmesi Usul ve Esaslarını Gösterir Yönetmelik hükümleri gereğince işlem yapılmak üzere bu Yönetmelikte belirtilen yerlere teslim edilir. Teslim edilen bayrakların kayıtlardan çıkarılmasında da birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen hallerde kasıt, ihmal veya tedbirsizlik olup olmadığı araştırılarak sonuçları ayrı bir tutanakla veya raporla belirtilir ve 34 üncü madde hükümlerine göre işlem yapılır. HEK’e ayırma nedeniyle çıkış MADDE 25- (1) Ekonomik ömrünü tamamlamış olan veya tamamlamadığı halde teknik ve fiziki nedenlerle kullanılmasında yarar görülmeyerek hizmet dışı bırakılan taşınır mallar ve bu taşınır mallara ait başka bir yerde kullanma imkânı bulunmayan her türlü idame veya işletme malzemeleri, yedek parça ve diğer muhteviyatlar kamu idarelerinde oluşturulan yetkili komisyon kararı ve harcama yetkilisinin veya birlik komutanı ya da kurum amirinin onayı ile HEK’e ayrılarak kayıtlardan düşülür. Ancak uzayda atmosferik şartlar nedeniyle kaybolan, denizaltından veya karada yer altından çıkarılması teknik olarak mümkün olmayan veya ekonomik olmayan malzemelerin kayıtlarının silinmesinde ilgili makamlarca teknik rapor tanzim edilir. (2) Komisyon kararında ekonomik değerinin olmadığı veya teknik, hijyenik, stratejik ve tıbbi nedenlerle imha edilmesi gerektiği belirtilen taşınır mallar, birinci fıkrada belirtilen komisyon dışında oluşturulan ayrı bir komisyon tarafından tutanak düzenlenerek imha edilir. (3) HEK’e ayrılan veya imha edilen taşınır mallar, bunlara ilişkin düzenlenen kayıt silmeye esas belgeye dayanılarak kayıtlardan çıkarılır. (4) HEK’e ayrılan ve ekonomik değeri olan her türlü maden, malzeme, araç, metal ve gereçler hakkında, özel mevzuatındaki hükümler saklı kalmak üzere Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Ana Statüsü hükümleri uygulanır. Mübadele suretiyle taşınır mal giriş ve çıkışları MADDE 26- (1) İlgili mevzuat hükümlerine göre mübadeleye konu olan taşınır mallardan; a) Verilenler ve alınanlar, kayıtlı değerleri üzerinden, b) Belli değerleri yoksa veren birlik veya kurum tarafından 14 üncü maddede belirtilen komisyonca tespit edilen değer üzerinden, taşınır mal işlem belgesi düzenlenmek suretiyle giriş ve çıkış kaydedilir. (2) Taşınır malların mübadele işlemine tabi tutulmasına izin veren yetkili makamın onayı ve mübadeleye konu taşınır malların muayene ve kabul işlemine tabi tutulmasını gerektiren hallerde, muayene ve kabul komisyonu raporunun bir nüshasının taşınır mal işlem belgesi ekine bağlanması zorunludur. Taşınır malların geçici tahsisi MADDE 27- (1) Taşınır mallar, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca geçici olarak tahsis edilebilir. Geçici tahsis edilen taşınır mallar ayrıca tutulan kayıtlarda izlenir. Dayanıklı taşınır malların kullanıma verilmesi ve kullanımdan geri alınması MADDE 28- (1) Dayanıklı taşınır malların kamu idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre kullanıma verilmesinde, taşınır malın teslimi anındaki durumunu belirten bir belge düzenlenir ve belge üzerine ilgilinin imzası alınır. Taşınır malın geri alınmasında, taşınır malın verilişinde düzenlenen belge üzerine taşınır malın geri alındığı ve geri alınma anındaki durumu kaydedilir. Taşınır malların kayıtlardan çıkarılmasında yetki sınırları MADDE 29- (1) Taşınır mallardan; kamu idaresinin bağlı olduğu üst yönetici tarafından belirlenen tutara kadar olanlar, yetki verilmiş makamların, belirlenen tutarı aşanlar ile yetki verilmeyen taşınır mallar ise üst yöneticinin onayı ile kayıtlardan çıkarılır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Sayım ve Devir İşlemleri Sayım işlemleri MADDE 30- (1) Taşınır malların sayım işlemleri sayım kurulları tarafından yapılır. (2) Sayım kurulu, harcama yetkilisi veya birlik komutanı ya da kurum amiri tarafından görevlendirilen bir kişinin başkanlığında en az üç kişiden oluşur. Sayım kuruluna ihtiyaca göre uzman alınabilir veya tamamı uzmanlardan oluşan sayım ekipleri oluşturulabilir. Sayımı yapılan taşınır mal ile ilgili, uhdesinde taşınır mal bulunan taşınır mal sorumlusuna sayım kurulunda görev verilmez. (3) Sayım gününden önce sayım hazırlıklarının yapılabilmesi için, depolar, sayım kurulunun bildireceği günden sayım sonuna kadar harcama yetkilisi veya birlik komutanı ya da kurum amiri emri ile kapatılabilir. Sayım süresince, hizmetin aksamaması ve bozulabilir nitelikteki taşınır malların zamanında kullanıma verilmesi için gerekli tedbirlerin alınması kaydıyla, taşınır mal giriş ve çıkışları durdurulur. Sayım yapılırken gerekli güvenlik önlemlerinin alınması, sayım kurulunun görev ve sorumluluğu altındadır. (4) Sayım sonuçları sayım tutanağında gösterilir. Sayım tutanağında; taşınır malın adı, kayıtlı miktarı, sayımda bulunan miktar, kayıtlara göre noksan ve fazla bulunan miktarlar ayrı ayrı belirtilir. (5) Sayım tutanağının kayıtlı miktar bölümü taşınır mal yönetim birimince envanter kayıtlarına göre doldurulduktan sonra, sayım kurulunca sayımı yapılan birlik veya kurumun depolarında ve kullanımda bulunan taşınır mallar fiilen sayılır ve bulunan miktarlar tutanağın sayımda bulunan miktar bölümüne kaydedilir. Taşıtlar ve iş makineleri ile oda, büro, bölüm, atölye ve servislerde kullanıma verilmiş bulunan taşınır mallar, bunların kullanıma verilmesi sırasında 28 inci madde gereğince düzenlenen belgeler gözönünde bulundurularak sayılır ve sayım sonuçları tutanakta gösterilir. (6) Sayımda bulunan miktar ile kayıtlı miktar arasında fark bulunan taşınır malların sayımı bir kez daha tekrarlanır. Yine farklı çıkarsa bu miktar, lehte veya aleyhte oluşuna göre sayım tutanağının fazla veya noksan sütununa kaydedilir. 23 üncü maddeye göre tespit edilen fire nedeniyle ortaya çıkan noksanlıklar tutanakta ayrıca gösterilir. (7) Taşınır malların sayım işlemleri yıl sonlarında mutlaka yapılır. Ayrıca, harcama yetkilisi, birlik komutanı veya kurum amirinin gerekli gördüğü durum ve zamanlarda da yapılabilir. (8) Yapılan sayım sonuçlarına göre tespit edilen fazla veya noksanlar ile fireler için 15 inci ve 23 üncü maddelere göre, fazla, fire ve noksan çıkmasında kasıt, ihmal veya tedbirsizliği olanlar hakkında 34 üncü maddeye göre işlem yapılır. Devir işlemleri MADDE 31- (1) Taşınır mal yönetim yetkilisi ile taşınır mal sorumluları ve taşınır mal kayıt sorumluları, sorumlulukları altındaki depolarda bulunan taşınır malları ve bunlara ilişkin kayıt ve belgeleri yerlerine görevlendirilenlere devretmeden görevlerinden ayrılamaz. (2) Taşınır mal depolarının devri, depo devir ve teslim tutanağı düzenlenerek yapılır. Kayıtlara göre depolarda bulunması gereken taşınır mallar ile sayımda fiilen bulunan miktarlar, varsa fazla ve noksanlar devir ve teslim tutanağında gösterilir. En az üç nüsha olarak düzenlenen devir ve teslim tutanağının bir nüshası dosyasına konulur, birer nüshası da devredene ve devralana verilir. (3) Oda, büro, bölüm, atölye ve servis gibi ortak kullanım alanlarında bulunan taşınır mallar, bunların verilişi sırasında düzenlenen belgelerde gösterilen miktarlar esas alınarak sayılmak ve imzası alınmak suretiyle yeni sorumluya devir ve teslim edilir. (4) Sorumluluğundaki taşınır malları ve taşınır mal işlemlerine ilişkin kayıt ve belgeleri teslim etmeyen veya çeşitli nedenlerle devir ve teslim edemeyen görevlilerin sorumluluğundaki taşınır mallar ile dayanağı kayıt ve belgeler, otuz gün içinde devir kurulu aracılığı ile yeni görevliye devir ve teslim edilir. (5) Devir kurulu, harcama yetkilisi veya birlik komutanı ya da kurum amiri tarafından görevlendirilecek bir kişinin başkanlığında ve devralacak personelin de katıldığı en az üç kişiden oluşur. (6) Üç aydan daha kısa süreli ayrılmalarda geçici devir yapılır. Bu süre harcama yetkilisi veya birlik komutanı ya da kurum amiri onayı ile azami altı aya kadar uzatılabilir. (7) Kullanılmak üzere kendilerine dayanıklı taşınır mal verilen kullanıcılar; bu taşınır malı başkasına devredemez ve taşınır malı ve bunlara ilişkin kayıt ve belgeleri taşınır mal sorumlusuna devretmeden görevlerinden ayrılamaz. Taşınır malların yıl sonu sayımları MADDE 32- (1) Depolarda ve kullanımda olan taşınır mallar, yıl sonlarında 30 uncu maddeye göre oluşturulan sayım kurulları tarafından sayılır. Bulunan miktarlar sayım tutanağına kaydedilir. Kayıtlarda bulunan miktarlar tutanağın kayıtlı miktar sütununa, sayımda bulunan miktar ile kayıtlı miktar arasındaki fark ise fazla veya noksan sütununa kaydedilir. 23 üncü maddeye göre tespit edilen fire nedeniyle ortaya çıkan noksanlıklar tutanakta ayrıca gösterilir. Fazla veya noksan çıkmasının nedenleri araştırılır. Taşınır malların noksan çıkmasında kasıt, ihmal veya tedbirsizliği olanlar hakkında 34 üncü maddeye göre ayrıca işlem yapılır. (2) Sayım işlemleri tamamlandıktan sonra sayım kurulunca taşınır mal işlem belgesi düzenlettirilerek tutanağın fazla veya noksan sütunlarında gösterilen miktarların giriş ve çıkış kayıtları yaptırılmak suretiyle kayıtların sayım sonuçlarıyla uygunluğu sağlanır. (3) Birinci sınıf askerî müzelerin koleksiyonunda bulunan eserlerin sayımı kendi özel düzenlemelerinde belirtildiği şekilde yapılır. (4) Sayım yapılan birimin taşınır mal sorumlusu, sayım süresince sayım kuruluna refakat eder ve kurulca düzenlenen sayım tutanağını imzalar. Taşınır mal yönetim hesabı MADDE 33- (1) Taşınır mal yönetim hesabı, önceki yıldan devreden, yılı içinde giren ve yılı içinde çıkışı yapılan taşınır mallar ile ertesi yıla devredilenlerin ve yapılan sayım sonucu bulunan fazla ve noksanların cins, miktar veya değer olarak taşınır mal yönetim hesap cetvellerinde gösterilmesidir. Taşınır mal yönetim yetkililerince hazırlanan taşınır mal hesap cetvelleri, taşınır mal yönetim biriminin harcama yetkilisi, birlik komutanı veya kurum amiri tarafından onaylanır. (2) Kamu idaresince hazırlanan taşınır mal yönetim hesap cetvelleri, Sayıştay veya kanunlarla yetkili kılınmış mercilere istenildiğinde gönderilmek ve denetimlerde ibraz edilmek üzere birimlerinde muhafaza edilir. Söz konusu cetvellerin birimlerinde muhafaza süresi, Sayıştaya Verilen Her Çeşit Gider ve Gelir Evrakı ile Her Çeşit Belgelerin Saklanma Süreleri ve Yokedilme Usulleri Hakkında Tüzükte mal hesapları için belirlenen süreden daha az olamaz. BEŞİNCİ BÖLÜM Çeşitli Hükümler Fire, kaybolma, kırılma ve bozulmaya sebep olma MADDE 34- (1) Kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucunda taşınır malın fire vermesi, kaybolması, kırılması veya bozulması nedeniyle oluşan kamu zararı, ilgili mevzuat hükümleri uygulanmak suretiyle sorumlularından tahsil edilir. (2) Tarihi veya sanat değeri olan taşınır mallarda bir zarar söz konusu ise en az üç bilirkişiden oluşan bir heyet tarafından önce eserin değeri, daha sonra meydana gelen zararın miktarı tespit edilerek, yukarıdaki esaslara göre zarar tazmin edilir. (3) Taşınır malların özelliğinden veya olağan kullanımından kaynaklanan yıpranmalar nedeniyle meydana gelen miktar ve değer azalışlarında sorumluluk aranmaz. İç denetim ve hesap denetimi MADDE 35- (1) İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla mevzuatla belirlenen iç denetim standartlarına uygun olarak yapılır. (2) Taşınır malların iç denetimi, bünyesinde 5018 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi çerçevesinde iç denetim birimi oluşturulan kamu idarelerinde iç denetçiler, diğer kamu idarelerinde ise tabi oldukları mevzuat hükümlerine uygun olarak denetim elemanları tarafından yerine getirilir. İç denetim kapsamında; a) Taşınır malların edinilme yöntemlerinin ilgili mevzuata uygunluğu, b) Bütün taşınır malların giriş ve çıkış işlem ve kayıtlarının usulüne uygun olarak belgesi düzenlenmek suretiyle yapılıp yapılmadığı, c) Taşınır malların edinilmesi ve kullanımında ekonomiklik, yerindelik, etkililik ve verimlilik ilkelerine uyulup uyulmadığı, ç) Taşınır malların muhafazası ve kullanılması sırasında kasıt, ihmal veya tedbirsizlik nedeniyle kamu zararına neden olanlarla ilgili tazmin işlemlerinin, zamanaşımı süresi içinde yapılıp yapılmadığı, d) İlgili mevzuatta belirtilen hususlar ile kamu idaresince gerekli görülen diğer hususlara uyulup uyulmadığı, dikkate alınır. (3) Denetim sırasında veya denetim sonuçlarına göre soruşturma açılmasını gerektiren bir duruma rastlanıldığında, durum ilgili birimin en üst amirine bildirilir. Düzenlenen denetim raporlarında, taşınır mal kayıt ve işlemlerinde tespit edilen risk alanları ve alınacak tedbirlere ilişkin öneriler belirtilir. (4) Taşınır malların denetimine ilişkin olarak düzenlenen denetim raporları, gereği yapılmak üzere, ilgili mevzuatta belirtilen birimlere gönderilir. (5) Hesap denetimi, ilgili mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre yapılan teftişleri kapsar. Taşınır mallar ile yönetim birimleri ve depoların kodlanması MADDE 36- (1) Kamu idarelerince edinilen taşınır mallar, kayıtlarda kod veya stok numarası verilmek suretiyle izlenir. Taşınır mal yönetim birimleri ile bunlara bağlı depolara birer kod numarası verilir. (2) Taşınır mal işlemleri nedeniyle düzenlenen belge ve cetvellerde bu stok ve kod numaraları kullanılır. Kamu idarelerince yapılabilecek düzenlemeler MADDE 37- (1) Kamu idareleri, taşınır malların giriş ve çıkış işlem ve kayıtlarında Taşınır Mal Yönetmeliğinde yer alan defter, belge ve cetvellerden uygun görüleni aynen kullanılabilir veya bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara bağlı kalmak ve Maliye Bakanlığının uygun görüşünü almak koşuluyla bu cetvel ve belgelerde değişiklik yapabilir ve bunların yanında başka defter, belge ve cetveller de kullanabilir. Kamu idareleri; a) 10 uncu madde gereğince taşınır mal işlem belgesi düzenlenmeyeceği belirtilen taşınır malların ayrıca tutulan kayıtlarda izlenmesine esas olmak üzere düzenlenen belgeler ile 27 nci madde gereğince geçici olarak tahsis edilen taşınır malların takibine ilişkin kayıt ve işlemlerde düzenlenen belgeleri ve bu taşınır malların denetimlerinin ne şekilde yapılacağını, b) Taşınır Mal Yönetmeliğinin 14 üncü maddesi gereğince Maliye Bakanlığınca belirlenen tutara kadar olan değer artırıcı harcamaların nitelik ve türlerini, c) 31 inci madde gereğince yapılan geçici devirlere ilişkin usul ve esasları, ç) Taşınır mallara kod veya stok numarası verilmesi ile taşınır mal yönetim birimlerinin ve bunlara bağlı depoların kodlanmasında ve bu kodlamalarda yapılan hataların düzeltilmesinde uyulan usul ve esasları, d) Kaybolma, kırılma, bozulma, evsafını kaybetme, fire veya kullanım süresinin dolması nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi ya da canlı taşınır malın ölümü hallerinde, taşınır malın kayıtlardan çıkarılmasına esas olan belgeler ile bu belgeleri düzenleme ve onaylama yetkisine sahip mercileri, e) Ekonomik ömrünü tamamlamış olan veya tamamlamadığı halde teknik ve fiziki nedenlerle kullanılmasında yarar görülmeyerek hizmet dışı bırakılan taşınır malların HEK’e ayrılmasında uygulanan usul ve esaslar ile bu konuda yetki verilen makam ve komisyonları, f) Devir ve teslim işlemlerinde düzenlenen sayım tutanağı ile devir ve teslim tutanağının şekli, içeriklerinde yer alan diğer bilgiler ve düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları, belirlemeye ve görevi gereğince özellik arz eden diğer uygulamalarını daha ayrıntılı ve açıklayıcı bir şekilde düzenlemeye yetkilidir. (2) Kamu idareleri, bu Yönetmelik hükümlerine göre taşınır mal kayıt ve işlemlerinde görev alanların görev, yetki ve sorumluluklarıyla ilgili eğitim kursları düzenleyebilir. ALTINCI BÖLÜM Geçici ve Son Hükümler Geçici ve son hükümler GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanacak alt düzenleyici işlemlerin yürürlüğe konulmasına kadar mevcut düzenlemelerin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde ikili veya çok taraflı uluslararası anlaşmalar kapsamında tedarik edilen, muayene ve kabul işlemi sırasında ortaya çıkan ve kamu idaresi aleyhine sonuçlanmış bulunan uyuşmazlık konusu taşınır mallara ilişkin işlemler, bu Yönetmeliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre yürütülür. Yürürlük MADDE 38- Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik 1/1/2011 tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 39- Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. TAŞINIR MAL İŞLEM BELGESİNİN DÜZENLENMESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR (1) Belge numarası: Mali yıl başında 1’den başlamak üzere mali yıl sonuna kadar verilen numaradır. (2) Tarih: Taşınır mal işlem belgesinin düzenlendiği tarihtir. (3) İdaresi: Taşınır mal saymanının bağlı olduğu kamu idaresi ve varsa kadro numarasıdır. (4) Harcama birimi: Taşınır mal saymanının bağlı olduğu harcama birimi ve varsa kod numarasıdır. (5) Deposu veya ambarı: Taşınır malın bulunduğu depo veya ambar ve varsa kod numarasıdır. (6) Teslim eden firma: Taşınır malı teslim eden firmanın adı veya varsa kod numarasıdır. (7) Fatura veya dayanağı belgenin tarihi/sayısı: Taşınır mal işlem belgesinin düzenlemesine esas teşkil eden fatura veya belgeye ait tarih ve sayısıdır (Yurt dışından devletten devlete sözleşmelerle veya ikili uluslararası anlaşmalar kapsamında yapılan alımlarda ilgili devlet veya kuruluşlar tarafından gönderilen ve fatura yerine geçen belge veya formlarda, alınan malın yeteri kadar ayrıntıyı içermediği durumlarda taşınır mal işlem belgesi, malzemenin envantere girişini sağlayan irad belgesi, varsa sayım ve kontrol için hazırlanan belge ve gönderilen fatura yerine geçen belge ya da formdaki bilgiler esas alınarak doldurulur.). (8) Muayene ve kabul komisyonu raporu tarihi/sayısı: Taşınır malın girişinde muayenesine ait muayene ve kabul komisyon raporunun tarih ve sayısıdır. (9) İşlem çeşidi: Taşınır malın işlem belgesinin giriş veya çıkış işlemlerinden hangisine ait olduğudur. (10) Sıra no: Malzemenin sıra numarasıdır. (11) Stok numarası: Taşınır mala ait stok numarasıdır. (12) Cinsi, özellikleri ve durumu: Taşınır malın cinsi ve özellikleri ile malın yeni, kullanılmış ve HEK durumundan hangi durumda olduğudur. (13) Ölçü birimi: Taşınır mala ait ölçü birimidir. (14) Miktarı: Taşınır malın miktarıdır. (15) Birim maliyet bedeli: Taşınır malın girişinde alış bedeli, çıkışında ise stok kayıtlarındaki bedelidir. (16) Tutarı: Taşınır malın toplam bedelidir. (17) Genel toplam: Belgedeki tüm taşınır malların bedelinin genel toplamıdır. (18) Not: Taşınır mala ait gerekli görülecek diğer açıklamalardır. (19) Gönderilen yer: Taşınır malın çıkışında gönderildiği yer ve varsa kod numarasıdır. (20) Gönderilen depo veya ambar: Taşınır malın çıkışında gönderildiği depo veya ambarın adı ve varsa kod numarasıdır. (21) Giriş kayıtlarında taşınır mal onayı: Taşınır mal yönetim yetkilisinin giriş onayı ve imza tarihidir. (22) Çıkış kayıtlarında taşınır mal onayı: Taşınır mal yönetim yetkilisinin çıkış onayı ve imza tarihidir. (23) Taşınır mal girişinde teslim eden tarafından doldurulur. (24) Taşınır mal çıkışında teslim alan tarafından doldurulur. NOT: Yapılan işlemlerde sadece yapılan işlemin özelliğine uygun olarak ilgili bölümler doldurulur, diğer bölümler boş bırakılır. |
| Mesleki Yeterlilik Kurumunca 7 Adet Yeni Meslek Standardı Yayımlandı. |
Mesleki Yeterlilik Kurumunca yayımlanan 7 adet yeni meslek standardı ile bugüne kadar yayımlanan meslek |
| Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Kadrolarda Düzenleme Yapıldı. |
2010/705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadrolarda düzenleme yapıldı. 27.07.2010 tarih ve 27564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan BKK ve ekli cetvele aşağıda yer verilmiştir. BAKANLAR KURULU KARARI Karar Sayısı : 2010/705 Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadrolarda düzenleme yapılması hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulması; Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri ile ilgili kurum ve kuruluşların teklifleri üzerine, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci ve 9 uncu maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 19/7/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır. Abdullah GÜL CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan C. ÇİÇEK Devlet Bak. ve Başb. Yrd. B. ARINÇ Devlet Bak. ve Başb. Yrd. A. BABACAN Devlet Bak. ve Başb. Yrd. M. AYDIN Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı V. F. N. ÖZAK Devlet Bakanı M. Z. ÇAĞLAYAN Devlet Bakanı F. ÇELİK Devlet Bakanı E. BAĞIŞ Devlet Bakanı S. A. KAVAF Devlet Bakanı C. YILMAZ Devlet Bakanı S. ERGİN Adalet Bakanı M. V. GÖNÜL Milli Savunma Bakanı B. ATALAY İçişleri Bakanı A. DAVUTOĞLU Dışişleri Bakanı M. ŞİMŞEK Maliye Bakanı N. ÇUBUKÇU Milli Eğitim Bakanı M. DEMİR Bayındırlık ve İskân Bakanı R. AKDAĞ Sağlık Bakanı B. YILDIRIM Ulaştırma Bakanı M. M. EKER Tarım ve Köyişleri Bakanı V. EROĞLU Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı V. N. ERGÜN Sanayi ve Ticaret Bakanı S. ERGİN Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V. E. GÜNAY Kültür ve Turizm Bakanı V. EROĞLU Çevre ve Orman Bakanı Listeyi görmek için tıklayınız. |
| Mesleki Yeterlilik Kurumunca 7 Adet Yeni Meslek Standardı Yayımlandı. |
Mesleki Yeterlilik Kurumunca yayımlanan 7 adet yeni meslek standardı ile bugüne kadar yayımlanan meslek |
| Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapıldı |
Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 30.07.2010 tarihli ve 27657 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Mal alımları, hizmet alımları ve yapım işlerine dair ihalelerde “Aşırı Düşük Teklif Sorgulaması” ile çerçeve anlaşma ihalelerinde uygulanacak esaslara ilişkin değişiklikler öngörülmüştür. Genel Tebliğ’in değişiklikler işlenmiş haline Web Sitemizin “Mevzuat / Kamu İhale Mevzuatı” bölümünden ulaşabilirsiniz. Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ için tıklayınız. |
| 6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” Yayımlandı. |
6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”, 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 6009 Sayılı Kanun’un değişiklik öngördüğü kanunlar şöyle sıralanabilir:
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 6009 Kabul Tarihi: 23/7/2010 MADDE 1- 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez.” MADDE 2- 6802 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “Arbitraj muameleleri” ibaresi “Arbitraj muameleleri ile Türkiye’de kurulu borsalarda gerçekleştirilen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 3- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 103- Gelir vergisine tabi gelirler; 8.800 TL’ye kadar % 15 22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası % 20 50.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL (ücret gelirlerinde 76.200 TL'nin 22.000 TL’si için 3.960 TL), fazlası % 27 50.000 TL’den fazlasının 50.000 TL'si için 11.520 TL (ücret gelirlerinde 76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si için 18.594 TL), fazlası % 35 oranında vergilendirilir.” MADDE 4- 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci paragrafında yer alan “Dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için bu oran % 0 olarak uygulanır.” cümlesi “5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için bu oran % 0 olarak uygulanır.” şeklinde ve (17) numaralı fıkrasında yer alan “her bir kazanç” ibaresi “her bir sermaye piyasası aracı, kazanç” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 5- 193 sayılı Kanunun geçici 69 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.” ibaresi “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu Kanunun geçici 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan vergi oranına ilişkin hüküm dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.” şeklinde değiştirilmiş ve bu ibareden sonra gelmek üzere “Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancın % 25’ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır.” cümleleri eklenmiştir. MADDE 6- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 78- 2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının, 103 üncü maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden fazla olması halinde, fark vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilir, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve iade olunur. Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu Kanunun yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olur. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” MADDE 7- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 107 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 107/A maddesi eklenmiştir. “Elektronik ortamda tebliğ MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” MADDE 8- 213 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” MADDE 9- 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (2) numaralı bent eklenmiş, mevcut (2) ve (3) numaralı bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiş, aynı fıkraya aşağıdaki (5) ve (6) numaralı bentler ile maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “2. Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler.” “5. Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemezler. Ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına düzenleyecekleri bir rapor ile bildirirler. 6. İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri bitirmeleri esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bu durumda, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından incelemenin bitirilememe nedenleri yazılı olarak nezdinde inceleme yapılana bildirilir. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birimler vergi incelemesinin öngörülen süreler içinde bitirilmesi için gerekli tedbirleri alırlar. Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birimler nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanla komisyon arasında uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi inceleme raporları üst değerlendirme mercii olarak, Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi içeren vergi inceleme raporları ise doğrudan, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı bünyesinde oluşturulan rapor değerlendirme komisyonlarının üyeleri arasından görevlendirilecek üçer üyeden oluşan dokuz kişilik merkezi rapor değerlendirme komisyonu tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon tarafından yapılacak değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi inceleme raporlarını işleme konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler. 135 inci madde ile vergi incelemesi yapmaya yetkili kılınan diğer memurlar tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra birimlerinde oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından değerlendirilir. Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu ile diğer rapor değerlendirme komisyonları yaptıkları değerlendirme sırasında, verilmiş bir özelgenin 369 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında olduğu kanaatine varmaları halinde, söz konusu özelge, Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonundan üç üye ile 413 üncü maddeye göre oluşturulan komisyondan iki üyenin katılımıyla oluşturulacak beş kişilik bir komisyon tarafından değerlendirilir. Bu komisyonca verilen kararlar, ilgili rapor değerlendirme komisyonu ile incelemeye yetkili olanı bağlar. Bu maddede yazılı komisyonların başkan ve üyelerine her toplantı günü için (1000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir. Bu şekilde ödenecek toplantı ücretinin bir aylık tutarı (5000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşamaz. Bu maddede belirlenen esaslar çerçevesinde, vergi incelemelerinde uyulacak diğer usul ve esaslar, komisyonların teşekkülü ile çalışma usul ve esasları ve Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından doğrudan değerlendirmeye tabi tutulacak vergi inceleme raporlarının tutarları, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 10- 213 sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “3. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,” MADDE 11- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin (8) numaralı bendinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL’yi aşamaz.” MADDE 12- 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve beşinci fıkrasında yer alan “15 gün” ibareleri “30 gün”, “1/4” ibaresi “1/10”, “1/2” ibaresi “1/5”, altıncı fıkrasında yer alan “1/2” ibaresi “1/5” şeklinde değiştirilmiştir. “Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 770.000 TL’yi geçemez.” MADDE 13- 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.” MADDE 14- 213 sayılı Kanunun 369 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yanılma ve görüş değişikliği: MADDE 369- Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz. Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.” MADDE 15- 213 sayılı Kanunun 413 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Mükelleflerin izahat talebi: MADDE 413- Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir. Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir. Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon marifetiyle oluşturulur. Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde bulunulması halinde, komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak şartıyla Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir. Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler gözönünde bulundurulmak şartıyla özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca internet ortamında yayımlanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 16- 213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 28- 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiş olup, komisyonca takdir edilen matrah üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza kesmede zamanaşımı açısından da uygulanır.” MADDE 17- 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “III- İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiş, “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün (30) numaralı fıkrasında yer alan “4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi çerçevesinde tüketici finansman şirketlerince kullandırılacak tüketici kredilerinin” ibaresi “Finansman şirketlerince kullandırılacak kredilerin” şeklinde, (33) numaralı fıkrasında yer alan “Ekici ile alıcı arasında düzenlenen tütün alım satımı mukavelenameleri ile” ibaresi “Ekici ve alıcı arasında düzenlenen tütün alım satımı mukavelenameleri ile 5488 sayılı Tarım Kanunu çerçevesinde, üretici ve alıcı arasında düzenlenen tarımsal üretim sözleşmeleri ve” şeklinde değiştirilmiştir. “10. Tarımsal destekleme programları kapsamında hibe desteği sağlanması uygun görülen yatırım projelerine ilişkin olarak proje sahipleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında düzenlenen kâğıtlar.” MADDE 18- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “a) Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” MADDE 19- 492 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu maddede veya diğer kanunlarda yer alan harçtan muafiyete ilişkin hükümler, bu Kanunun (1) sayılı Tarifesinin “(A) Mahkeme Harçları” bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki “keşif harcı” ve (1) sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflas harçları” bölümünün (III) numaralı fıkrasındaki “haciz, teslim ve satış harcı” bakımından uygulanmaz.” MADDE 20- 492 sayılı Kanunun (1) sayılı Tarifesinin “(A) Mahkeme Harçları” bölümüne aşağıdaki (V) numaralı fıkra ve (1) sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflas harçları” bölümüne aşağıdaki (III) numaralı fıkra eklenmiştir. “V. Keşif harcı: 120 TL” (Mahkemelerce re’sen veya istem üzerine verilen keşif ya da tespit kararlarını yerine getirmek için) “III- Haciz, teslim ve satış harcı: 40 TL” (Yukarıdaki (I) ve (II) numaralı fıkralarda yer alan icra ve iflas işlemlerinin daire dışında memur eliyle yerine getirildiği her bir işlem için) MADDE 21- 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 61 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Değerleme farkları MADDE 61- Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin ve uluslararası piyasalarda altın fiyatlarının değişmesi nedeniyle Bankanın aktifindeki ve pasifindeki dövizlerin, efektiflerin ve yabancı para cinsinden diğer varlık ve yükümlülükler ile altınların değerlemesi sonucu oluşan değerleme farkları ayrı bir hesapta izlenir. Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin ve uluslararası piyasalarda altın fiyatlarının değişmesi nedeniyle Bankanın aktifindeki ve pasifindeki dövizlerin, efektiflerin ve yabancı para cinsinden diğer varlık ve yükümlülükler ile altınların değerlemeye tabi tutulması sonucu Banka lehine oluşan gerçekleşmemiş değerleme farkları, değerlemenin yapıldığı dönem kazancına dahil edilmez ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınmaz. Banka aleyhine oluşan gerçekleşmemiş değerleme farkları ise değerlemenin yapıldığı dönem kazancından düşülmez ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmaz. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesi hükmü bu madde kapsamında yapılacak değerlemede uygulanmaz.” MADDE 22- 23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna ekli (2) sayılı cetvele “Gelir İdaresi Başkanı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Gelir İdaresi Başkan Yardımcıları, Gelir İdaresi Daire Başkanları ve Vergi Dairesi Başkanları,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 23- 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 72 nci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Ancak, satış tarihinden itibaren en az yirmi yıl geçen ve veriliş maksadına uygun olarak kullanılan taşınmazların, mevcut faaliyet aksatılmaksızın kısmen veya tamamen ticari amaçlarla değerlendirilmesinin kuruluş gayelerine daha fazla hizmet edeceği hallerde, elde edilecek gelirin yüzde otuzunun Hazineye verilmesi koşuluyla taşınmazların satış dahil değerlendirilmesine Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre izin verilebilir.” MADDE 24- 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “13 üncü maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek” ibaresi “idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının başına aşağıdaki cümle ile aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır.” “Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgalcilerinden tahsil edilen ecrimisil gelirlerinin yüzde beşi, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.” MADDE 25- 2886 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “Terkin edilecek ecrimisiller GEÇİCİ MADDE 3- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tespit ve takdir edilen, tebliğ edilen veya tahakkuk ettirilen ecrimisil alacaklarının tespit tarihinden geriye doğru beş yılı aşan kısmı hangi aşamada olursa olsun düzeltilir veya terkin edilir, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez.” MADDE 26- 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye 33/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 33/B maddesi eklenmiştir. “Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu MADDE 33/B- Bakanlığın vergi inceleme ve denetim amaçlarına ulaşmasını sağlamak, vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi inceleme birimleri arasında koordinasyonu, bilgi akışını ve uygulama birliğini temin etmek, Bakanlığın vergi inceleme ve denetim birimlerinin uygulayacağı yıllık vergi inceleme ve denetim planını hazırlamak ve uygulamayı izlemek üzere Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu oluşturulur. Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya tevkil etmesi halinde Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanından oluşur. Kurulun sekretarya görevi Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından yerine getirilir. Vergi incelemeleri, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca, yıllık vergi inceleme ve denetim planına uygun olarak yerine getirilir. Vergi incelemesi ve denetimine ilişkin temel amaç ve hedefler, Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de dikkate alınarak incelemeye tabi tutulacak sektörler ile mükellefler ve vergi incelemesi ve denetiminin uygulanması ve izlenmesine ilişkin diğer hususlar gerekçeleriyle birlikte yıllık vergi inceleme ve denetim planında belirlenir. Teftiş, soruşturma, ihbar, şikâyet ve benzeri nedenlerle yıl içinde ortaya çıkabilecek vergi incelemelerinin yapılmasına dair usul ve esaslara da yıllık vergi inceleme ve denetim planında yer verilir. Yıllık vergi inceleme ve denetim planı Bakanın onayı ile yürürlüğe girer. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından yapılacak tam ve sınırlı vergi incelemelerinin kapsamı, vergi incelemesine tabi tutulma bakımından birinci sınıf tüccarların yıllık iş hacimleri, aktif ve öz sermaye büyüklükleri esas alınarak gruplara ayrılması ve yapılacak bu gruplamaya bağlı olarak vergi incelemesine alınma bakımından asgari süreler getirilmesi ile bu hususlara dair diğer usul ve esaslar, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu, yıllık vergi inceleme ve denetim planı uygulama sonuçlarını ertesi yılın Nisan ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklar. Gelir İdaresi Başkanlığı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ile vergi incelemesine yetkili olanlar, vergi incelemesi ve denetimine ilişkin görevlerini bu maddede ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirmek zorundadır. Kurulun çalışma usul ve esasları, yıllık vergi inceleme ve denetim planının hazırlanması, uygulanması ve sonuçlarının izlenmesi ile bu maddede yer alan diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kurulun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 27- 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin (a) bendine üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir. “Bakanlıkta daire başkanı veya genel müdür yardımcısı kadrolarında bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az üç yıl görev yapmış olanlar Personel Genel Müdürlüğünde kontrolör kadrolarına atanabilir. Bunlar Personel Genel Müdürlüğü taşra teşkilatının iş ve işlemleriyle ilgili olarak defterdarlık birimlerinde inceleme ve araştırma işleri ile Genel Müdürlükçe verilecek diğer görevleri yapar. Bu şekilde atananlar yukarıdaki hükümlere göre atanan kontrolörler için ilgili mevzuatında öngörülen tüm mali ve sosyal haklardan aynen yararlanır.” MADDE 28- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonunda yer alan “teslim ve hizmetleri” ibaresi “teslim ve hizmetleri ile bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 29- 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “İdare, şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili aşağıda sayılan iş ve hizmetlerin tamamını veya bir kısmını özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere yaptırabilir: a) İdare tarafından belirlenecek şans oyunlarının terminaller ile elektronik ortamlar üzerinden oynatılması ve ikramiyelerinin ödenmesi amacıyla mülkiyeti yükleniciye ait olmak üzere şans oyunları sisteminin kurulumu ile işletim, bakım ve onarımının yapılması. b) Merkezi oyun sistemi ile terminaller arasındaki iletişimin sağlanması. c) Şans oyunlarına ilişkin pazarlama, reklam, tanıtım faaliyetlerinde bulunulması, çekiliş sonuçlarının yazılı ve görsel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulması, İdare ile bayi ve iştirakçilere danışma ve destek hizmeti verilmesi. d) Şans oyunlarına ait biletler ile sarf malzemelerinin tedarik ve dağıtımı. Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili ikinci fıkrada sayılan iş ve hizmetlerden hangilerinin yaptırılacağı İdare tarafından ihale dokümanı ile belirlenir ve söz konusu iş ve hizmetler aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yaptırılır: a) Belirlenen iş ve hizmetler; ihale ile kısımlara bölünmeden, en fazla on yıllık süreyle ve hasılattan pay verilmesi suretiyle yaptırılabilir. İhalede saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenilirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması esastır. b) İhaleye katılacak isteklilerin belirli ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliğe sahip olması esastır. İhaleye katılacak isteklilerin sağlaması gereken ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterlik kriterlerine idari şartnamede yer verilir. İhaleye katılacak isteklilerden, yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler istenir: 1) İsteklinin, mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak faaliyette bulunduğunu gösterir belgeler. 2) İsteklinin veya ortaklarından birinin ihale konusu iş veya benzer işlerde son beş yıl içinde, asgari toplam bir yıl süreyle idari şartnamede belirlenecek sayıda terminalden oluşan bayi ağını yurtiçinde veya yurtdışında işletmiş ve belirlenecek tutarda yıllık hâsılatı gerçekleştirmiş olduğuna ilişkin iş deneyim belgeleri. 3) İsteklinin, ilgili mevzuatı uyarınca yayımlanması zorunlu olan bilançosu veya bilançosunun gerekli görülen bölümleri, yoksa bunlara eşdeğer belgeler. 4) Bir takvim yılında gerçekleşen hasılatın taahhüt edilen hasılatın altında kalması durumunda, isteklinin hasılattan aldığı pay oranının, gerçekleşen hasılat ile taahhüt ettiği hasılat arasındaki farkın taahhüt edilen hasılata oranı kadar noksan uygulanacağına ilişkin hükmü de içeren ve miktarı idari şartnamede belirlenen asgari yıllık hasılat taahhütnamesi. 5) İhale konusu iş kapsamında kullanılacak altyapı ve ekipmanlar ile yapılacak işin ihale dokümanında belirtilen standartlara uygunluğunu gösteren, uluslararası kurallara uygun şekilde akredite edilmiş kalite kontrol kuruluşları tarafından verilen sertifikalar. 6) İsteklinin organizasyon yapısına ve ihale konusu işi yerine getirmek için yeterli sayıda ve nitelikte personel çalıştırdığına veya çalıştıracağına ilişkin bilgi ve belgeler. Tekliflerin değerlendirilmesi ve uygun teklifin seçimi aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre yapılır: a) Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri noksan olduğu veya geçici teminatı usulüne uygun olmadığı tespit edilen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır. Bu ilk değerlendirme ve işlemler sonucunda belgeleri noksansız ve geçici teminatı usulüne uygun olan isteklilerin tekliflerinin ayrıntılı değerlendirilmesine geçilir. Bu aşamada, isteklilerin ihale konusu işi yapabilme kapasitelerini belirleyen yeterlik kriterlerine ve tekliflerin ihale dokümanında belirtilen şartlara uygun olup olmadığı incelenir. Uygun olmadığı belirlenen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır. b) İhaleye teklif vermiş olan tüm istekliler ikinci oturuma davet edilir. Belgeleri noksan olan veya istenilen şartlara uygun olmadığı tespit edilen isteklilere değerlendirme dışı bırakıldığı bildirilir ve mali teklifleri açılmadan iade edilir. Aynı oturumda, yeterliği sağlayan isteklilerin mali teklifleri açılır. Değerlendirme sonucu yeterli görülen isteklilerden ikinci oturuma katılmayanlar da ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir. c) İkinci oturumda, yeterliği sağlayan isteklilerin mali teklifleri okunur ve tekliflerin alınış sırasıyla, ilk tekliflerinden yüksek bir oran olmamak üzere yeni tekliflerini yazılı olarak sunmaları istenir. Oturum esnasında, isteklilerden alınan yazılı teklif mektupları istekliler huzurunda okunur. İhale komisyonunca ihale, oturuma katılan isteklilerin katılımı ile açık eksiltme suretiyle sonuçlandırılır. Açık eksiltmede asgari eksiltilebilecek miktar ile teklif verme sırası ihale komisyonunca isteklilerin huzurunda bir tutanakla tespit edilir. Açık eksiltmeye, yazılı olarak sunulan mali tekliflerdeki en düşük pay yüzdesi tavan alınmak suretiyle başlanır. İhale komisyonu başkanı, isteklilere sırayla söz vererek mali tekliflerini sorar ve talep ettikleri pay yüzdeleri açık eksiltme kâğıdına yazılarak karşısına isteklinin imzası alınır. Daha fazla indirim yapamayacağını beyan ederek ihaleden çekilenlerin eksiltme kâğıdına imzaları alınır. İmzadan kaçınması halinde, ihale komisyonunca durum tutanak ile tespit edilir. Eksiltmeye, tek istekli kalıncaya kadar devam edilir. Tek kalan istekli, daha fazla eksiltme yapamaz ise eksiltme tutanağı tek kalan istekli ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. İhale komisyonu, ihalede birinci ve ikinci en düşük teklifleri belirler ve ihale kararını almak üzere oturumu kapatır. d) İhale komisyonu, verilen mali teklifleri değerlendirirken varsa diğer mali tekliflere veya İdarenin tespit ettiği yaklaşık orana göre teklif oranı aşırı düşük olan teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister. Yapılan açıklamaları değerlendirir, bu değerlendirme sonucunda açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir. e) İhale en düşük pay yüzde oranını teklif eden istekli üzerinde bırakılır ve ihale komisyonu, gerekçeli kararını ihale yetkilisinin onayına sunar. İhale kararı ihale yetkilisince onaylanmadan önce İdare, ihale üzerinde kalan isteklinin kamu ihalelerinden yasaklı olup olmadığını Kamu İhale Kurumundan teyit ettirerek buna ilişkin belgeyi ihale kararına ekler. İhale yetkilisi, karar tarihini izleyen en geç beş iş günü içinde ihale kararını onaylar veya gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle ihaleyi iptal eder. İhale komisyonu gerekçesini belirtmek suretiyle, verilmiş olan bütün teklifleri reddederek ihaleyi iptal etmekte serbesttir. İhale komisyonu ihaleyi iptal etme kararı alması durumunda, bu kararını da ihale yetkilisinin onayına sunar. f) İhalenin iptal edilmesi halinde bu durum bütün isteklilere, ihalenin iptaline ilişkin gerekçe de belirtilmek suretiyle derhal bildirilir. İhalenin iptal edilmesi nedeniyle istekliler İdareden herhangi bir hak talebinde bulunamaz. İdare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin iptali veya yükleniciden kaynaklanan bir nedenle feshi halinde; oyunların sürekliliğinin sağlanması amacıyla şans oyunları sistemi ve bunların fikri ve sınai mülkiyet haklarının tamamının işletim ve kullanım hakkı İdareye geçer. Yüklenici, sözleşme süresini geçmemek üzere bu madde hükümlerine göre çıkılacak ihale sonucunda belirlenen yeni yüklenicinin faaliyete geçiş tarihine kadar bu hakların İdare veya altıncı fıkra hükümleri uyarınca belirlenecek tüzelkişi tarafından kullanımını engelleyemez ve bu hakların kullanılması karşılığında herhangi bir bedel veya hak talebinde bulunamaz. Sözleşmenin feshi veya iptali halinde, sözleşme kapsamındaki iş ve hizmetlerin tamamı veya bir kısmı İdare tarafından ilan yapılmaksızın, davet edilenlerle teknik şartlar ve hasılattan verilecek pay oranı görüşülmek suretiyle, süresi bir yılı geçmeyen özel hukuk sözleşmeleriyle tüzelkişilere yaptırılabilir. Müteakip ihalenin yapılamaması veya iptal edilmesi ya da belirlenen yeni yüklenicinin süresinde faaliyete geçememesi halinde, İdare, sözleşme süresi sona eren yükleniciden birer yılı geçmemek üzere sözleşmedeki iş ve hizmetleri aynı şartlarla almaya devam edebilir. Yüklenici sözleşme süresince şans oyunları ile ilgili Türkiye'deki faaliyetleri için özel olarak geliştirdiği oyun ismi, marka, reklam spotları ile bilet ve afiş tasarımları ve benzerlerinden tescile kabil olanları kullanmaya başlamadan önce İdare adına tescil ettirir. Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere yaptırılması amacıyla yapılacak ihalede; a) İhale komisyonu, yaklaşık oran, ihaleye katılamayacak olanlar, yasak fiil ve davranışlar, ihalenin ilanı, şartnameler, ihale dokümanının verilmesi, dokümanda değişiklik ve açıklama yapılması, tekliflerin hazırlanması ve sunulması, teminatlar ve teminat olarak kabul edilecek değerler, tekliflerin alınması ve açılması, kesinleşen ihale kararının bildirilmesi, sözleşmeye davet, sözleşme yapılmasında isteklinin görev ve sorumluluğu, sözleşmeye ilişkin esaslar, sözleşmenin uygulanmasında yasak davranışlar, mücbir sebepler ve tebligat ile ilgili olarak 5738 sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanunun 5, 6, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 27 nci maddeleri uygulanır. b) Ceza ve yasaklama hükümleri hariç olmak üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri uygulanmaz. Şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere yaptırılmasına ilişkin ihale işlemlerine Bakanlar Kurulu kararı ile başlanır. Lisansın verilmesine ve şans oyunlarının düzenlenmesiyle ilgili iş ve hizmetlerin özel hukuk sözleşmeleriyle Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere yaptırılmasına ilişkin diğer usul ve esaslar İdare tarafından hazırlanan ve Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.” MADDE 30- 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 2- Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere (275); yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargı personeline (200); mübaşir ve hizmetlilere (150) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir. Bu madde uyarınca yol tazminatı bütçenin ilgili tertibinden her ayın sonunda ödenir ve ayrıca yevmiye ödenmez. Bir kişinin alacağı aylık yol tazminatı tutarı, en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dahil iki katını geçemez. Kamu adına takibi gereken işler ile Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirlerine ödenecek yol giderleri ile yol tazminatı, bu madde hükümlerine göre bütçenin ilgili tertibinden ödenir. Bu madde uyarınca ödenen yol tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Yol giderleri ilgili kişiler tarafından karşılanır. Görülen işler birden fazla ise ödenecek yol gideri uzaklıkla orantılı şekilde hesaplanır.” MADDE 31- 3717 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 2- 21/11/2008 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca banka hesaplarına yatırılan paralar, bu süreler içinde çalışan personele çalışma süresi dikkate alınarak 21/11/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre dağıtılır. Bu şekilde yapılacak ödemelerin Kanunda öngörülen üst sınırı aşması durumunda, artan miktar Hazineye gelir kaydedilir. GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanunun 2 nci maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılacak giderler için kullanılmak amacıyla, 2009 yılı yargı harçları gelir gerçekleşmesinin yüzde beşini geçmemek üzere Adalet Bakanlığı 2010 yılı bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” MADDE 32- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Hisse oranı yüzde kırkı,” ibaresi “Hisse oranı yüzde kırkı veya” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Hazineye ait tarım arazilerinin satışında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi olan taşınmazlar bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki kısıtlamalara tabi olmaksızın hissedarına doğrudan veya birden fazla hissedar olması halinde hissedarlar arasında pazarlık usulüyle satılabilir.” MADDE 33- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “üzerinde yapılanma olanlar;” ibaresinden sonra gelmek üzere “Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın” ibaresi eklenmiş, bu fıkranın dördüncü cümlesi “Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir.” şeklinde değiştirilmiş, sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “altı ay” ibaresi “bir yıl” olarak değiştirilmiş, bu fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazilerinin kiracılarından tahsil edilen kira gelirlerinin yüzde onu, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzelkişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.” “Bu süre Bakanlık tarafından 5 yıla kadar uzatılabilir.” “Bu maddenin altıncı fıkrası uyarınca ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilen taşınmazların yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine doğrudan satılması halinde, ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren ecrimisil alınmaz. Ancak taşınmazların genel hükümlere göre değerlendirilmesi halinde ecrimisil alınır.” MADDE 34- 4706 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Gümrük Müsteşarlığı tarafından 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya geçekleştirilecek olan gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı tesislerine ilişkin yatırımlar için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı; özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz.” MADDE 35- 4706 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu madde kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, büyükşehirlerde öncelikle büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin talebinin olmaması halinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu taşınmazların yapı sahiplerine satışı ve genel hükümlere göre değerlendirilmesi bu Kanunun 5 inci maddesine göre yapılır.” MADDE 36- 4706 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- Bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu Kanunun 5 inci maddesine göre; a) Belediyelere devredilen taşınmazlardan devir tarihinden itibaren üç yıl içinde belediyelerce satılamaması nedeniyle Hazine adına re’sen tescil edilmesi gereken taşınmazların aynı amaçla değerlendirilmesi için talepleri halinde belediyelere iki yıl ek süre verilir. b) Belediyelere devredilen taşınmazların üzerlerindeki yapı sahipleri veya bunların kanuni veya akdi haleflerinden aynı maddede öngörülen altı aylık süre içinde başvurmayanlar ile yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde müracaat etmeleri halinde, aynı madde hükümlerinden yararlandırılır. c) Belediyelere devredilen ve belediyelerce de yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan satılan taşınmazlar için ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen ecrimisil alacakları hangi aşamada olursa olsun terkin edilir, tahsil edilmiş olan ecrimisil bedelleri ise satış bedeline mahsup edilir.” MADDE 37- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.” MADDE 38- 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan “beş” ibaresi “altı,” 8 inci maddesinin (f) bendi ile aynı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan “Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığı” ibareleri “Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiş, 9 uncu maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmış, 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başkan yardımcıları, daire başkanları, vergi dairesi başkanları ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddenin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yukarıda belirtilen ana hizmet birimlerine (Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı hariç) verilen görevler gerektiğinde birden fazla daire başkanlığı tarafından yürütülebilir.” “Gelirler Kontrolörleri Başkanı, gelirler kontrolörü sıfat ve yetkilerini haiz olup, gelirler kontrolörü unvanını almış olanlar arasından 2451 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde müşterek kararla atanır ve başkan yardımcıları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm mali ve sosyal haklardan aynen yararlanır.” MADDE 39- 5345 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi “c) Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun sekreterya hizmetlerini yürütmek.” şeklinde, (f) bendinde yer alan “Başkanlığın vergi inceleme ve denetim yıllık planına uygun olarak” ibaresi “Yıllık vergi inceleme ve denetim planına uygun olarak” şeklinde, (j) bendinde yer alan “Mükelleflerin” ibaresi “Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin” şeklinde değiştirilmiş ve (d) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 40- 5345 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı MADDE 14- Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı doğrudan Başkana bağlı olup, görevleri şunlardır: a) Yıllık Vergi İnceleme ve Denetim Planına uygun olarak, vergi inceleme ve denetimlerinin gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörleri tarafından yerine getirilmesini sağlamak. b) Gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörlerinin belirlenecek görev yerlerinde çalıştırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemek. c) Vergi inceleme ve denetimlerinin etkinlik ve verimliliğini artırıcı tedbirler konusunda görüş ve önerilerde bulunmak. d) Belirlenecek konularda etüt, araştırma ve incelemeler yapmak. e) Mevzuatla gelirler kontrolörlerine verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak. f) Başkan tarafından verilecek diğer görevleri yapmak.” MADDE 41- 5345 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “c) 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre adli davalarda gerekli bilgileri hazırlamak, Başkanlık merkez ve taşra birimlerinin veya Başkanlığın görev alanıyla ilgili işlemlerden dolayı Bakanlığın taraf bulunduğu idari yargı mercilerindeki davaları avukat sıfatını haiz hukuk müşavirleri ve avukatları vasıtasıyla ait olduğu makam ve mercilerde ikame, takip ve müdafaa ettirmek, Başkanlıkça hizmet satın alma yoluyla takip ve müdafaa ettirilen davaları takip ve koordine etmek.” “İdari yargı mercilerindeki davaları ikame, takip ve müdafaa görev ve yetkisi, ilgisine göre daire amiri, avukat sıfatını haiz hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından kullanılır. Hukuk müşavirlerinin temsil yetkisi, Başkanlık merkez ve taşra birimleri ile Başkanlığın görev alanı ile ilgili işlemlerden dolayı Bakanlık husumetiyle açılan bütün dava takiplerini, avukatların temsil yetkisi ise atandıkları veya görevlendirildikleri iller ile bu illerle ilişkilendirilen yerlerdeki dava takiplerini kapsar. Davalarda temsil yetkisi bulunan hukuk müşavirleri ve avukatların bir listesi merkezde Başkanlık, diğer yerlerde vergi dairesi başkanlıklarınca o yerin bölge idare mahkemesi başkanlığına verilir. Bu listelerin birer nüshası, mahkeme başkanlığınca yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir. Danıştaydaki duruşmalarda temsil yetkisini kullanacakların isimleri ayrıca Danıştay Başsavcılığına bildirilir. Listede isimleri yer alan hukuk müşavirleri ve avukatlar, Baroya kayıt ve vekâletname ibrazı gerekmeksizin temsil yetkilerini kullanırlar. Temsil yetkisi sona erenlerin isimleri yukarıda yazılı mercilere derhal bildirilir. İhtisas gerektiren ve ihtiyaç duyulan hâllerde, 4353 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen usule tabi olmaksızın, Bakanın onayı üzerine Başkanlık, 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (h) bendi hükmüne göre serbest avukatlardan veya avukatlık ortaklıklarından hizmet satın alabilir. Bu kapsamda görevlendirilen avukatlar 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanunun 107 nci maddesinde yer alan yasaklara uymak mecburiyetindedir. Bu mecburiyete uymadıkları takdirde bu fiiller için öngörülen hükümlere göre cezalandırılırlar. Görevleri nedeniyle idare tarafından bu kişilere verilen bilgiler vergi mahremiyetinin ihlali ve sırrın ifşaı sayılmaz. Kurum lehine sonuçlanan davalar nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekâlet ücretlerinin dağıtımı hakkında 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Davaların takibi, hukuk müşavirleri ve avukatların temsil yetkisinin kullanılma şekli ve kapsamına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” MADDE 42- 5345 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin başlığı “Denetim elemanı, avukat ve uzman personel çalıştırılması” şeklinde değiştirilmiş, maddenin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “Avukatlar, hukuk fakültesi mezunu olup avukatlık ruhsatını haiz olanlar arasından yazılı ve sözlü olarak yapılacak sınav sonucuna göre atanır. Avukatlar, vergi dairesi başkanlıklarında görev yaparlar. Görevlerin yürütülmesinde etkinliği ve verimliliği sağlamak amacıyla avukatlardan biri koordinatör olarak görevlendirilebilir. Avukatların mesleğe alınmaları ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.” “Başkanlık merkez ve taşra teşkilatında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki usul ve esaslara bağlı olmaksızın, Bakan onayı ile Başkanlığın stratejik plan ve performans programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi veya uygulanması amacıyla proje süresi ile sınırlı olmak üzere tam veya kısmî zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılabilir. Bunlara ödenecek ücret, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre çalıştırılanlar için uygulanmakta olan sözleşme ücreti tavanının beş katını, çalıştırılabilecek toplam sözleşmeli personel sayısı ise 150’yi geçemez ve bu fıkrada belirtilen ücret dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Bu şekilde istihdam edilecek personelin, yükseköğretim kurumlarından lisans düzeyinde eğitim veren fakülte veya bölümlerinden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olması şarttır. Sözleşmeli personelde aranılacak diğer nitelikler, istihdam türüne bağlı sözleşmeli personel sayısı ile ödenecek sözleşme ücretinin tespiti, istihdama dair hususlar ile sözleşme usul ve esasları Başkanlıkça belirlenir. Bu madde hükümlerine göre yapılacak sözlü sınavlar, adayın; a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücünün, b) Liyakati, temsil kabiliyeti, bilgi düzeyi, davranış ve tepkilerinin mesleğe veya göreve uygunluğunun, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığının, ç) Genel yetenek ve genel kültürünün, d) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığının, değerlendirilmesi suretiyle yapılır. Sınav kurulu, adaylar hakkında yukarıda yazılı özelliklerin her biri için değerlendirme yapar. Yapılan değerlendirmeye göre verilen puanlar tutanağa geçirilir. Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.” MADDE 43- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş, (l) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir. “(Bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışları bu muafiyeti ortadan kaldırmaz.)” “l) Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan malî ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca kredi teminatı sağlamak üzere kurulmuş olup bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın, kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar.” “Bu bent hükümleri, 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre kurulan Birliklerin üyeleri ile yaptıkları muameleler hakkında da uygulanır.” MADDE 44- Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Maliye Bakanlığına ait bölümüne, (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Gelir İdaresi Başkanlığına ait bölümüne eklenmiştir. MADDE 45- 15/10/2008 tarihli ve 5804 sayılı 2009 Yılında İstanbul Şehrinde Yapılacak Beşinci Dünya Su Forumunun Organizasyonu İle Katma Değer Vergisi Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Forum Sekretaryasının tüzel kişiliği en geç 31/12/2011 tarihinde sona erer ve bu süre içinde tasfiye işlemleri tamamlanır.” MADDE 46- 8/1/1985 tarihli ve 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu görevlerin ifası ile ilgili olarak müfettişlerin bilgi ve belge taleplerini, kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar dâhil gerçek ve tüzel kişiler karşılamakla yükümlüdürler.” MADDE 47- 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Hayri ve ilmi kuruluşlar, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, kamu idarelerinin doğrudan ya da dolaylı hissedarı olduğu kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yönetimindeki kurumların bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerini yürütmemeleri şartıyla, bu kurum ve kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği, denetçiliği görevleri ile bilirkişilik ve tasfiye memurluğu meslekle bağdaşmayan işler sayılmaz.” MADDE 48- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Bu Kanunun uygulanması bakımından; a) İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev yapmak üzere Bakanlıkça belgelendirilmiş hekimler, işyeri hekimini; mühendis, mimar ve teknik elemanlar ise iş güvenliği uzmanını, b) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini vermek üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseler ortak sağlık ve güvenlik birimini, c) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev yapacak işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının eğitimlerini vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseler eğitim kurumunu, ifade eder." MADDE 49 - 4857 sayılı İş Kanununun 81 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış, ikinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "İşyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar, bu birimlerde bulunması gereken araç, gereç ve teçhizat ile görevlendirilecek işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, eğitimleri ve belgelendirilmeleri ile eğitim kurumlarının yetkilendirilmeleri, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı eğitim programlarının ve bu programlarda görev alacak eğiticilerin niteliklerinin belirlenmesi ve belgelendirilmeleri ile eğitimlerin sonunda yapılacak sınavlar ilgili tarafların görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. İşyeri hekimlerinin, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmeleri ve hizmet verilen işyerlerinde çalışan işçilerle sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmeleri hususunda diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz." MADDE 50- 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına (1) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (m) bendi eklenmiş, takip eden bent buna göre teselsül ettirilmiştir. "m) İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personel ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerektiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek," MADDE 51- 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve maddenin son fıkrasında yer alan "telekomünikasyon" ibareleri "elektronik haberleşme" şeklinde değiştirilmiştir. "Kurum tarafından sayısı sınırlandırılarak, ulusal çapta, kamuya açık mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere; a) Yetkilendirilen işletmeciler aylık brüt satışlarının yüzde 15'ini, b) Yetkilendirilen işletmecilerin şebekeleri üzerinden elektronik haberleşme hizmeti sunan diğer işletmeciler brüt satışlarından, hizmet sunmak için şebeke kullanımı karşılığında söz konusu işletmecilere ödedikleri ya da borçlandıkları tutar düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 15'ini, Hazine payı olarak öderler. Hazine payının hesabında süresinde ödenmeyen bedeller için tahakkuk ettirilen gecikme faizi ile vasıtalı vergiler, harç ve resim gibi malî yükümlülükler ile raporlama amacıyla muhasebeleştirilen tahakkuk tutarları dikkate alınmaz." MADDE 52- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 21/1/2010 tarihli ve 5947 sayılı Kanunla değişik 58 inci maddesinin (g) fıkrasına ikinci paragraf olarak aşağıdaki paragraf eklenmiştir. “Bu madde uyarınca 2914 sayılı Kanuna tabi personele yapılan ödemeler, (c) ve (f) fıkraları kapsamında bulunanlar haricindeki personel açısından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmaz.” MADDE 53- 13/10/1983 tarihli ve 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilat Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Türkiye Büyük Millet Meclisi harcamalarının dış denetimi, her yıl Sayıştay tarafından görevlendirilen üç denetçiden oluşan bir komisyonca, yalnızca hesaplar ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak yapılır.” MADDE 54- Ekli (3) sayılı listede yer alan kadrolar iptal edilerek 2919 sayılı Kanuna ekli kadro cetvelinden çıkarılmış, ekli (4) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek aynı cetvele eklenmiştir. MADDE 55- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 69 uncu maddesinin başlığında ve metninde yer alan “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve” ibareleri çıkarılmıştır. MADDE 56- 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “EK MADDE 2- Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin (b) ve (c) bentleri kapsamına giren personeline; aylık tutarı, “Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı” prensipleri çerçevesinde personel maliyetlerinin tamamı karşılanan kadro ve pozisyonlarda bulunanlar için en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) brüt tutarının % 600’ünü, kısmen karşılanan kadrolar ve pozisyonlarda bulunanlar için aynı miktarın % 300’ünü, pilotlar için ise % 1000’ini, diğerleri için de % 150’sini geçmemek üzere Yüksek Planlama Kurulunca belirlenen oran, esas ve usullere göre “Havacılık Tazminatı” ödenir. Yüksek Planlama Kurulu, yukarıda belirtilen kriterlere göre aynı tazminat tavanı grubu içerisinde yer alan bir kadro veya pozisyon unvanında çalışanlar için uygulanacak tazminat oranını, birimin bulunduğu yer, iş yoğunluğu, öğrenim durumu farklılığı, hizmet süresi, personel temininde güçlük gibi kriterleri birlikte veya ayrı ayrı dikkate almak suretiyle ve ödenecek tazminat tutarının % 30’unu geçmeyecek şekilde farklılaştırmaya yetkilidir. Bu şekilde yapılacak ödemeler, sözleşmeli personel için belirlenen ücret tavanı ile kapsama dahil personele verilecek diğer hak ve ödemelerin hesabına esas alınacak matrahın tespitinde dikkate alınmaz. Bu tazminat, aylıklara ilişkin esaslar çerçevesinde gelir vergisi ve damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir.” MADDE 57- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 4- Kamu idarelerinde çalışanlardan bu Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girenler için acil hallerle sınırlı olmak üzere sadece kendilerinin, aynı fıkranın (b) bendi ile söz konusu maddenin sekizinci fıkrası kapsamına girenlerin ise kendilerinin ve yurtdışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kamu kurumları tarafından yurtdışında sağlık hizmetlerinden yararlandırılması aşağıda belirtilen temel ilkelere göre yürütülür. 1) Eşlerin aylıksız izinli olması veya aylıksız izin süresini borçlanması, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenler açısından isteğe bağlı iştirakçiliğin devam etmesi, sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında eşin kendi adına aylık veya gelir bağlanmış olması, bakmakla yükümlü olunan aile ferdi sıfatını ortadan kaldırmaz. 2) Çocuklar için yetim aylığı bağlanmış olması bakmakla yükümlü olunan aile ferdi sıfatını ortadan kaldırmaz. 3) Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek sağlık hizmetlerinin kapsamı, bu Kanunun 66 ncı maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ödenen sağlık hizmetleri ile sınırlıdır. Ancak, bulunulan ülke mevzuatı gereğince zorunlu olarak yaptırılması gereken kontrol ve muayeneler ile aşı gibi Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından doğrudan ve ücretsiz olarak yürütülmesi sebebiyle 66 ncı madde kapsamında herhangi bir belirleme yapılmamış sağlık hizmetlerine ilişkin giderler Türkiye’deki uygulamanın sınırlılıkları dahilinde ayrıca ödenir. 4) 68 inci maddede belirtilen tutar veya oranları geçmemek kaydıyla, Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilecek tutar, oran ve usule göre katılım payı alınır. Alınan katılım payları, ilgisine göre genel bütçeye ya da ilgili kurum bütçesine gelir kaydedilir. 5) Tıbbi lüzum üzerine yaptırılan diş tedavileri sonucu doğan giderler; a) Diş çekimi, kanal tedavisi, diş dolguları ve travma sonucu oluşan çene defektlerine yapılan cerrahi müdahalelerle, protez tamirlerine ait tedavi bedelleri aynen, b) Diğer diş tedavilerine ait giderler ise, bedeli ödenecek her bir diş tedavisi kalemi için faturada yer alan tutarı geçmemek kaydıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aynı tedavi için tespit edilen birim fiyatların % 100 oranında artırılması suretiyle bulunacak miktar üzerinden, ödenir. 6) Gözlük camı ve çerçeveye ilişkin tedavi bedeli, bedeli ödenebilecek her bir kalem için faturada yer alan tutarı geçmemek kaydıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilen birim fiyatların % 100 oranında artırılması suretiyle bulunacak miktar üzerinden ödenir. 7) Sürekli görev yaptıkları memuriyet merkezinde tedavileri sağlanamadığı için aynı ülke içinde başka bir yere tedavi amacıyla sevk edilenlerin, yurtdışı gündeliklerine dair karar ekinde yer alan cetvelde belirlenen miktar kadar gündelik ve fiilen kullandıkları taşıtlara ilişkin gider belgelendirilmiş olması kaydıyla ödenir. Kendi araçlarını kullanmış olanlara yapılacak ödeme, o ülkede aynı yer için geçerli olan genel ulaşım türü esas alınarak belirlenir. 8) Yurtdışında sağlık hizmetinden ve yol giderlerinden yararlanacak olanların hastalanmaları halinde tedavilerinin sağlanabilmesi için, gerekli olması halinde tedaviye mahalli usule göre lüzum gösterilmiş olması zorunludur. 9) Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek tutarın yurtdışına transferi halinde, yılın ilk günündeki kurlar esas alınır. Kapsama dahil kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar, Maliye Bakanlığının koordinatörlüğünde, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.” MADDE 58- 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun; 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “azami dört sene için muteber olmak üzere verilip icabında aynı müddetler için üç defa temdit olunur.” ibaresi “Dışişleri Bakanlığınca tespit edilecek sürede geçerli olmak üzere verilir.” şeklinde; aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Büyükelçilik unvanı taşıyan Başbakan başmüşavirleri ile Başbakan dışişleri danışmanlarına,” ibaresi “Büyükelçi unvanını almış olanlar ile” şeklinde; aynı maddenin beşinci fıkrası “Diplomatik pasaport alan kimselerin sıfat ve vazifeleri devam ettiği müddetçe, ergin olmayan veya ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan öğrenimi devam eden çocuklarına 25 yaşının ikmaline kadar, yine ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan aynı zamanda bedensel, zihinsel veya ruhsal özürlerinden en az biri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda olduğu resmi sağlık kurumlarının düzenlediği sağlık kurulu raporu ile belgelenen çocuklarına da hak sahibi kişinin pasaportu ile aynı süre geçerli diplomatik pasaport verilir.” şeklinde; 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin son paragrafı “Hususi damgalı pasaport alabilecek durumda bulunanların ergin olmayan veya ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan öğrenimi devam eden çocuklarına 25 yaşının ikmaline kadar, yine ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan, aynı zamanda bedensel, zihinsel veya ruhsal özürlerinden en az biri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda olduğu resmi sağlık kurumlarının düzenlediği sağlık kurulu raporu ile belgelenen çocuklarına da hususi damgalı pasaport verilir.” şeklinde; aynı maddenin (B) bendinin son paragrafı “Hizmet damgalı pasaport alanların eşlerine, ergin olmayan veya ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan öğrenimi devam eden çocuklarına 25 yaşının ikmaline kadar, yine ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan aynı zamanda bedensel, zihinsel veya ruhsal özürlerinden en az biri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda olduğu resmi sağlık kurumlarının düzenlediği sağlık kurulu raporu ile belgelenen çocuklarına da hak sahibi kişinin pasaportu ile aynı süre geçerli hizmet damgalı pasaport verilir.” şeklinde; aynı maddenin (C) bendinin ikinci paragrafının birinci cümlesi “Hususi damgalı pasaportlar altı aydan az olmamak kaydıyla İçişleri Bakanlığınca belirlenecek sürelerde; hizmet damgalı pasaportlar altı aydan az olmamak kaydıyla pasaport sahibinin görevinin müddetine göre İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek süre için geçerli olmak üzere tanzim edilir.” şeklinde; 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası “Umuma mahsus münferit pasaportlar Kanunda yazılı istisnalar saklı kalmak ve altı aydan az olmamak kaydıyla İçişleri Bakanlığınca belirlenecek sürelerde geçerli olmak üzere düzenlenir.” şeklinde; 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin birinci paragrafı “Bir gidiş ve geliş için verilen pasaportlar üç aydan az olmamak kaydıyla İçişleri Bakanlığının takdirine göre belirlenecek süreyle geçerli olmak üzere tanzim edilir.” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 59- 5682 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 6- Elektronik pasaportlarda refakate kayıt işlemi yapılamaz, bu pasaportlar temdit edilemez ve müşterek e-pasaport düzenlenemez.” MADDE 60- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kurumlarınca gönderilenlerden, uluslararası kuruluşlarda staj yapan ve çalışma esas ve usulleri ile misyon şeflikleriyle ilişkileri Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Dışişleri Bakanlığınca belirlenen memurlara, gittikleri ülkelerde sürekli görevle bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığı tutarı, diğerlerine bu tutarın 2/3’ü ödenir.” MADDE 61- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 16- Kanunlar ile verilmiş yetkiler çerçevesinde Başkanlığa devri talep edilen taşınmazların kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde kalması halinde, Başkanlığın devir talebi önceliklidir. Bu yerlerde Başkanlık mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile devri talep edilen taşınmazlara ilişkin olarak Başkanlık, kanunlardan kaynaklanan tüm yetkilerini münhasıran kullanır.” GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla Gelir İdaresi Başkanlığında görevli olan Hazine avukatlarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde istekte bulunanlar arasından Başkanlıkça uygun görülenler, bu Kanunla ihdas edilen avukatlık kadrolarına atanabilirler. Vergi dairesi başkanlıklarında görevli bulunan Hazine avukatlarının görev ve yetkileri, görevli olduğu vergi dairesi başkanlığına avukat ataması yapılıncaya kadar devam eder, atama yapıldıktan sonra görevli Hazine avukatlarının görev ve yetkileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın sona ermiş sayılır. GEÇİCİ MADDE 2- 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun bu Kanunla değişik 61 inci maddesi hükmü, Bankanın aktifindeki ve pasifindeki dövizlerin, efektiflerin ve yabancı para cinsinden diğer varlık ve yükümlülükler ile altınların Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin ve uluslararası piyasalarda altın fiyatlarının değişmesi nedeniyle 5/5/2001 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar değerlemeye tabi tutulması sonucu Banka lehine ve aleyhine oluşan gerçekleşmemiş değerleme farkları için de uygulanır. GEÇİCİ MADDE 3- 5345 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılan özel sınavların herhangi birinde yetmiş veya üzeri puan almalarına karşın atanamayanlardan halen Gelir İdaresi Başkanlığı kadrolarında görev yapanlar, atama tarihinden öncesi için kazanılmış hak doğurmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde gelir uzmanı kadrosuna atanırlar. GEÇİCİ MADDE 4- Gelir İdaresi Başkanlığına tahsis edilen serbest gelir uzman yardımcısı kadrolarından boş bulunan 2.000 gelir uzman yardımcısı kadrosuna, 25/12/2009 tarihli ve 5944 sayılı 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 22 nci maddesi kapsamında yapılacak atamaların dışında olmak üzere, 2010 yılı içinde atama yapılabilir. GEÇİCİ MADDE 5- 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesinin; a) Birinci fıkrasındaki “1979” ibaresi “1985” şeklinde, “30/6/2010” ve “31/12/2009” ibareleri “31/12/2011” şeklinde, “31/12/2008” ibaresi “28/2/2009” şeklinde, “il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim edenler” ibaresi “il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim eden” şeklinde, “gerçek ve tüzel kişilerden,” ibaresi “gerçek ve tüzel kişiler” şeklinde, b) İkinci fıkrasında yer alan “31/12/2009” ibaresi “31/12/2011” şeklinde, c) Dördüncü fıkrasında yer alan “31/12/2009” ibaresi “31/12/2011” şeklinde, ç) Beşinci fıkrasında yer alan “çalınma tarihinden bulunma tarihine kadar, henüz bulunmadıysa” ibaresi “çalınma veya trafikten çekme tarihinden” şeklinde, değiştirilmiş; d) Beşinci fıkrasında yer alan “5/7/2003 tarihinden önce çalınan” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya trafikten çekme belgesi alınan” ibaresi, fıkranın sonuna “5/7/2003 tarihinden önce trafikten çekme belgesi alınan taşıtlar için bu fıkrada değişikliğin yapıldığı tarihten önce ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile buna ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve idari para cezaları red ve iade edilmez.” cümlesi, eklenmiş; e) Birinci fıkrasında yer alan “il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim edenler” ibaresinden sonra gelen “adına” ibaresi ile “yük ve yolcu taşımacılığı dışında bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiren başkaca ticari veya mesleki faaliyetten dolayı mükellefiyeti bulunmayanlar” ibaresi, f) İkinci fıkrasında yer alan “ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yük ve yolcu taşımacılığı dışında bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiren başkaca ticari veya mesleki faaliyetten dolayı mükellefiyeti bulunmayan” ibaresi, g) Altıncı fıkrasında yer alan “taşıtın 31/12/2009 tarihine kadar alıcısı adına tescili kaydıyla,” ibaresi, madde metninden çıkarılmıştır. GEÇİCİ MADDE 6- Bu Kanunun 54 üncü maddesi ile kadroları kaldırılan personel, en geç iki ay içinde derece ve kademelerine uygun kadrolara atanır ve atama işlemi yapılıncaya kadar ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilirler. Bunlar, yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali haklarını almaya devam ederler. GEÇİCİ MADDE 7- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi 2009 yılı harcamalarının dış denetimi ile ilgili oluşturulan komisyonun görevi 2010 yılı Eylül ayı sonuna kadar devam eder. GEÇİCİ MADDE 8- Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır. GEÇİCİ MADDE 9- Devlete ait üniversitelerin tıp fakültelerine bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimlerinden, ilgili üniversite rektörlüğünün talebi üzerine Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sağlık Bakanı, Hazine Müsteşarlığı ile Devlet Planlama Teşkilatının bağlı olduğu Devlet Bakanları ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanından oluşan kurulca belirlenmiş kriterler çerçevesinde mali durumunun zayıf olduğu kararlaştırılanlara, belirlenecek tedbirleri uygulamayı kabul etmesi ve fiilen uygulaması şartıyla, yapılacak protokol kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Maliye Bakanlığınca bir yıl içinde ilgili üniversite bütçelerine aktarılacak ödeneklerden ilgili döner sermaye bütçesine yardım yapılabilir. Bu maddenin uygulanması kapsamında gerekli olan iş ve işlemleri yapmaya ve usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. MADDE 62- Bu Kanunun; a) 2 nci ve 56 ncı maddeleri yayımını izleyen aybaşında, b) 3 üncü, 6 ncı ve 60 ıncı maddeleri 1/1/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, c) 4 üncü maddesi 1/10/2010 tarihinde, ç) 5 inci maddesi 2010 takvim yılı kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde, d) 8 inci, 16 ncı ve geçici 5 inci maddeleri 1/7/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, e) 9 uncu ve 13 üncü maddeleri 1/1/2011 tarihinde, f) 45 inci maddesi 30/6/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, g) 57 nci maddesi 15/1/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, ğ) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 63- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 31/7/2010 (1) SAYILI LİSTE KURUMU : MALİYE BAKANLIĞI TEŞKİLATI: MERKEZ İHDAS EDİLEN KADROLARIN Sınıfı Unvanı Derecesi Serbest KadroAdedi Toplam Kadro Adedi GİH Başkontrolör 1 20 20 GİH Daire Başkanı 1 2 2 TOPLAM 22 (2) SAYILI LİSTE KURUMU : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLATI: MERKEZ İHDAS EDİLEN KADROLARIN Sınıfı Unvanı Derecesi GİH Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı 1 1 1 GİH Gelirler Kontrolörleri Başkanı 1 1 1 GİH Gelir İdaresi Daire Başkanı 1 3 3 TOPLAM 5 KURUMU : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLATI: TAŞRA İHDAS EDİLEN KADROLARIN Sınıfı Unvanı Derecesi Serbest Kadro Toplam Kadro Adedi Adedi AH Avukat 1 15 15 AH Avukat 3 15 15 AH Avukat 5 30 30 AH Avukat 7 30 30 AH Avukat 8 30 30 AH Avukat 9 30 30 GİH Vergi Denetmen Yardımcısı 9 5.000 5.000 GİH Gelir Uzmanı 1 2.500 2.500 GİH Gelir Uzman Yardımcısı 9 5.000 5.000 TOPLAM 15.150 15.150 (3) SAYILI LİSTE KURUMU : TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLATI: MERKEZ İPTAL EDİLEN KADRONUN SINIFI UNVANI DERECE ADET GİH 2. Hukuk Müşaviri 1 1 AHS Müşavir Avukat 1 2 AHS Müşavir Avukat 2 1 (4) SAYILI LİSTE KURUMU : TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLATI: MERKEZ İHDAS EDİLEN KADRONUN SINIFI UNVANI DERECE ADET GİH Hukuk Müşaviri 1 10 |
| Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapıldı. |
Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca düzenlenen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 14’üncü maddesinde değişiklik öngören Yönetmelik 07.08.2010 tarih ve 27665 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bayındırlık ve İskân Bakanlığından: YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 – 5/2/2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (f) ve (g) bentlerinde yer alan “on iki” ibareleri “beş” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki (ğ) bendi eklenmiştir. “ğ) Proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendisleri için beş yıllık fiili meslek süresinin en az üç yılında proje hazırlanması ya da incelenmesi konularında fiilen görev yaptığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belgeler." MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “Kanunun uygulandığı il sayısının artırılması GEÇİCİ MADDE 9 – (1) Kanunun uygulandığı illerin Kanunun 11 inci maddesi doğrultusunda artırılması halinde, kapsama yeni giren iller için 12 nci maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan hesap yöntemi yerine, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl süre ile Türkiye İstatistik Kurumundan temin edilen nüfus istatistikleri kullanılarak, il bazında faaliyet gösterebilecek kuruluş sayısı belirlenir. (2) Kapsama yeni alınan illerde faaliyet göstermek üzere Bakanlığa izin belgesi başvurusunda bulunacak kuruluşların son başvuru tarihi ile bir ilde faaliyet gösterebilecek kuruluş sayısı, Bakanlık uygun görüşünü müteakip, Yapı Denetim Komisyonu tarafından ilgililere duyurulur. Herhangi bir ilde başvuru sayısının Bakanlık tarafından duyurusu yapılan sayıdan fazla olması halinde, o ilde izin belgesi verilecek kuruluşlar noter huzurunda çekilecek kura ile belirlenir." MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bayındırlık ve İskân Bakanı yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin Tarihi : 5/2/2008 Sayısı : 26778 Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin Tarihi : 31/7/2009 Sayısı : 27305 |
| Şans Oyunları Özel Firmalara İhale Edilebilecek. |
Milli Piyango İdaresince düzenlenen şans oyunları artık özel yüklenicilere ihale edilebilecek. Şans oyunları ile ilgili iş ve hizmetler, ihale ile en fazla on yıllık süreyle ve hasılattan pay verilmesi suretiyle yaptırılabilecek olup, yapılacak ihale uygulamalarında ceza ve yasaklama hükümleri hariç olmak üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmaması hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili düzenlemeler 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29. maddesi ile 320 sayılı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de yapılan değişiklikle yasal hükme bağlanmıştır. |
| Gelir İdaresi Başkanlığı Avukatlık Hizmetlerini Doğrudan Temin İle Karşılayabilecek. |
6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 41’inci maddesiyle 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca, Gelir İdaresi Başkanlığı ihtisas gerektiren ve ihtiyaç duyulan hâllerde, 4353 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinde belirtilen usule tabi olmaksızın, Bakanın onayı üzerine, 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin (h) bendi hükmüne göre serbest avukatlardan veya avukatlık ortaklıklarından hizmet satın alabilecektir. |
| Acil Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Konusunda 2010/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi Yayımlandı. |
Kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarınca acil hastaların kabulü, gerektiğinde başka bir sağlık kuruluşuna nakli ve tedavi masraflarının karşılanmasına ilişkin hususlar daha önce 26/06/2008 tarihli ve 26918 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/13 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile düzenlenmiş idi. Ancak, acil sağlık hizmetlerinin düzenli bir şekilde sunumu, 2008/13 sayılı Genelge’nin herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek şekilde uygulanabilmesi, uygulamada karşılaşılan bazı tartışmalı hu¬susların açıklığa kavuşturulması amacıyla ilave düzenlemelerin yapılması gerekli görülmüş¬tür. 10.08.2010 tarih ve 27668 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/16 sayılı Genelge’de öne çıkan hususlar aşağıda belirtilmiştir: Kamu ve özel tüm sağlık kuruluşları, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yer alan “Acil Hal” tanı-mına uyan hastaların sağlık güvencesi olup olmadığına, ödeme gücü bulunup bulunmadığına veya tedavi masraflarının nasıl karşılanacağına bakmaksızın, acil hastaları kabul edecek ve gerekli tıbbi teda¬viyi yapacaktır. SGK ile sözleşmesi bulunan sağlık hizmeti sunucusuna başvuran acil hastalara verilen sağlık hizmetinin bedeli, prim borcu veya yeterli prim ödeme gün sayısı olup olmadığına bakılmaksızın, sağlık hizmetinin verildiği tarihte yürürlükte olan SUT hükümleri çer¬çevesinde SGK’den tahsil edilecek ve hastadan veya SGK’den ayrıca ilave ücret talep edilmeyecektir. SGK ile sözleşmesi bulunmayan sağlık hizmeti sunucusuna başvuran acil hastalara verilen sağlık hizmetinin bedeli, sağlık hizmetinin verildiği tarihte yürürlükte olan SUT hükümleri çerçevesin¬de genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişi adına manüel olarak faturalandırılarak SGK’ye gönderilecektir. Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlardan sağlık hizmeti bedelini ödeme gücü bulunmadığını belirtenlerden bu konuda yazılı beyan alınacak, yazılı beyan verenlerden acil sağlık hizmeti bedeli talep edilmeyecektir. Bunlardan, kamuya ait sağlık kuruluşlarından veya ayakta teşhis ve tedavi yapan özel sağlık kuruluşla¬rından acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri, bu hizmet sunucuları tarafından 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlık kuruluşunun bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından talep edilecektir. Özel hastanelerden acil sağlık hizmeti alanlar ise öncelikle 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu’nun 32’nci maddesi çerçevesinde ücretsiz kontenjandan yararlandırılacak, bu kontenjanı aşan durumlarda hizmet sunucusu tarafından, Hususi Hastaneler Kanunu’nun 32’nci, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci ve 60’ıncı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 18’inci maddeleri gere¬ğince sağlık kuruluşunun bulunduğu yerin belediyesinden ödeme talebinde bulunulacaktır. Büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde bu talep büyükşehir belediyesine iletilecektir. |
| Banka Promosyonlarının Tamamının Memurlara Dağıtılmasını Öngören Başbakanlık Genelgesi Yayımlandı. |
Başbakanlığın 2010/17 sayılı Genelgesi ile kamu personelinin maaşlarının ödenmesine aracılık eden bankalar tarafından sağlanan ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarında uygulama birliğinin sağ¬lanması amacıyla 20 Temmuz 2007 Tarihli ve 26588 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış bulunan 2007/21 sayılı Genelge’nin 4'üncü maddesinin yeniden düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemeye göre daha önce promosyon miktarının 1/3’ünün üst yöneticiler tarafından personelin ihtiyaçları için kullanılması mümkün iken yeni uygulamada bu miktarın tamamı personele dağıtılacaktır. Resmî Gazete Tarihi: 10 Ağustos 2010, Sayısı: 27668 |
| Kamu İhale Kurumu 2010 Yılı İlk 6 Aylık Kamu Alımı İstatistiklerini Açıkladı. |
Kamu İhale Kurumu, 2010 yılının 1 Ocak-30 Haziran tarihlerini kapsayan ilk 6 aylık kamu alımları verilerinin değerlendirildiği ''2010 Yılı ilk 6 Aylık Kamu Alımı İstatistikleri''ni açıkladı. Kamu kurumlarının 2010 yılının ilk 6 ayında, 57 bin 976’sı Kanun kapsamındaki ihale usullerine göre, 19 bin 198’i ise istisna kapsamında olmak üzere toplam 77 bin 174 ihale yaptığı belirlendi. Kamu İhale Kurumuna, kamu kurumlarının 2010 yılı ilk yarısında yaptığı kısmi teklife açık olmayan 52 bin 879, kısmi teklife açık 5 bin 188 adet olmak üzere toplam 58 bin 67 adet ihaleye ilişkin veri ulaştı. Söz konusu istatistiklerde öne çıkan noktalar aşağıda yer almaktadır: • 2010 yılı ilk 6 ayında 34.5 milyar TL tutarında kamu alımı yapıldı. • 24.786 adet ihale ilanının yanı sıra düzeltme ilanı, sonuç ilanı ve iptal ilanlarıyla birlikte toplam 74.687 ilan kamu ihale bülteninde yayımlandı. • İhale türlerine göre hem sayısal hem de parasal bazda mal alımı ihaleleri ilk sırada yer aldı. • İhalelerin 32 bin 914’ü açık ihale usulü ile yapıldı. • İstisna kapsamında yapılan alımların parasal olarak yüzde 72’sini, büyük kısmı kit olan kuruluşların ana faaliyetlerine ilişkin ihtiyaçlarının teminine yönelik alımlar oluşturdu. • İhalelerin parasal olarak yüzde 60’ını eşik değerlerin üzerindeki ihaleler oluşturdu. • 45 bin 405 istekli ihale aldı. • Sağlık Bakanlığının en çok ihale yapan bakanlık olduğu tespit edildi. • Eşik değerlerin üzerinde yabancı isteklilere açık ihalelerin tutar bazında yüzde 24’ünde yerli istekli lehine fiyat avantajı uygulandı. • Kamu ihale kurumuna 1.939 şikâyet başvurusu yapıldı. • 6 bin 764 kişi ya da kuruluş aktif olarak kamu ihalelerinden yasaklandı. Kaynak: Kamu İhale Kurumunun 12.08.2010 tarihli Duyurusu |
| Eczaneler, Tecil ve Taksitlendirme Talebinde Bulunan Sigortalıların Reçetelerini Manuel Ortamda SGK’ye Fatura Edecek. |
Bilindiği üzere, 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcu bulunan Bağ-Kur kapsamında (4/1-b) sigortalı sayılanların, bu borçlarını 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesine göre tecil ve taksitlendirmeleri halinde bakmakla yükümlü oldukları kişilerle birlikte SGK sağlık yardımlarından yararlanma hakları bulunmaktadır. Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin aktivasyonlarının yapılacağı program tamamlanıncaya kadar, SGK ile sözleşmeli eczaneler, söz konusu kişilerin SGK İl/Merkez Müdürlüklerince düzenlenen "Tecil ve Taksitlendirmeden Faydalanan Sigortalılara Ait Sağlık Yardımı Müstahaklık Belgesi" ile kendilerine müracaatları halinde adlarına düzenlenmiş reçetelerini Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında vermeleri, adı geçen belgenin fotokopisi ile deneme ilaç provizyon çıktısını reçeteye iliştirilerek Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin Protokol’ün 4.1. maddesine göre SGK’ye manüel olarak fatura etmeleri gerekmektedir. Kaynak: SGK’nin 13 Ağustos 2010 Tarihli Duyuru’su |
| EKAP Protokol İzleme Ekranları Kullanıma Açıldı. |
İdareler ile gerçek ve tüzel kişiler için protokol durum izleme ekranları 30.07.2010 tarihinde EKAP'ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) kullanıma açılmıştır. Bu ekranlar aracılığı ile gerçek ve tüzel kişiler Kamu İhale Kurumuna gönderdikleri protokollerinin durumunu takip edebilmektedir. Protokol durum izleme ekranlarına EKAP'ın (https://ekap.kik.gov.tr/ekap/) ana sayfasında yer alan kısa yollardan veya Kayıt İşlemleri menüsünden ulaşabilmektedir. Kaynak: Kamu İhale Kurumunun 20.08.2010 tarihli Duyurusu |
| SGK, Sağlık Uygulama Tebliği Hakkında Duyuru Yayımladı. |
SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ HAKKINDA DUYURU (3) 25.3.2010 tarih, 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1.4.2010 tarihinde yürürlüğe giren 2010 yılı Sağlık Uygulama Tebliği ile bu Tebliğde yapılan düzenlemelere ilişkin 3.6.2010 tarih, 27600 sayılı ve 6.8.2010 tarih, 27664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğlerin bazı maddelerinin uygulanmasında aşağıda yer alan teknik ve detay bilgilerin açıklanmasına gereksinim duyulmuştur. 1) SUT’un “6.2.38. Diyabet Tedavisinde İlaç Kullanım İlkeleri” başlıklı bölümü ile ilgili olarak; Reçetede insan insülinlerinin tek başına yazılı olması durumunda, 6.2.38. maddenin (1) numaralı fıkrası; insülinlerin rosiglitazon veya pioglitazon ile birlikte reçetelenmesi durumunda ise 6.2.38. maddenin (3) numaralı fıkrası kapsamında işlem yapılacaktır. 2) SUT’un “6.2.12.B- Spesifik olmayan / gamma / polivalan immünglobulin (IVIg) ler” başlıklı bölümünün (3) numaralı fıkrası ile ilgili olarak; 9.6.2010 tarihinden 9.8.2010 tarihine kadar “Kronik İnflamatuvar Demiyelizan Polinöropati (CIPD)” hastalığında yalnızca bu hastalık için endikasyonu bulunan ilacın/ilaçların kullanılması, 9.8.2010 tarihinden sonra yürürlükte bulunan yeni düzenlemeye göre işlem yapılması gerekmektedir. 3) Yürürlük tarihi 9.6.2010 olan 3.6.2010 tarih, 27600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile Ek:2/C Listesinin 45. maddesinde; “Solifenasin, Tolterodine-L, Trospiyum, Darifenasin, Propiverin; Oksibutinine yanıt alınamayan yada tolere edemeyen hastalarda (Üroloji, nöroloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, pediatrik cerrahi, FTR, geriatri uzman hekimlerince reçete edilir. Geriatri, üroloji veya nöroloji uzman hekimlerinin düzenlediği uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir)” düzenlemesi yapılmıştır. Tebliğ’in yürürlüğe girdiği 9.6.2010 tarihinden önce, raporun düzenlendiği tarihteki Tebliğ hükümlerine göre düzenlenmiş raporlarda “Oksibutinine yanıt alınamama yada tolere edememe” koşulu aranmayacaktır. Aynı maddede yürürlük tarihi 9.8.2010 olan, 6.8.2010 tarih 27664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğ ile yeni bir düzenleme yapılarak maddenin mevcut durumu; “Solifenasin, Tolterodine-L, Trospiyum, Darifenasin, Propiverin; Oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda tüm uzman hekimler tarafından, uzman hekimlerce düzenlenen rapora dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir.” şeklinde belirlenmiş olup, Oksibutinine yanıt alınamadığının ya da tolere edilemediğinin hasta adına düzenlenecek sağlık raporunda veya reçetede belirtilmesi yeterli olacaktır. 4) “Majör Depresyon” tanısı; Tebliğ eki “Ek/2 Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi”nin “11.4.Anksiyete bozuklukları (panik bozukluk, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu, somatoform bozukluk, yeme bozuklukları, depresyon [unipolar, bipolar], distimik bozukluk)” başlıklı maddesinde yer alan “depresyon [unipolar, bipolar]” kapsamında muaf olarak değerlendirilecektir. 5) Bilindiği üzere Antiagregan ilaçlar; Koroner Arter Hastalığı, Periferik ve serebral (serebrovasküler) damar hastalıkları, venöz yetmezlikler tanılarında muaf olarak ödenmektedirler. Bu kapsamda Tebliğin “6.2.15.A- Klopidogrel” başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrasında; “anjiografik olarak belgelenmiş koroner arter hastalığı, tıkayıcı periferik arter hastalığı veya serebral iskemik olay (iskemik inme)” şeklinde yer alan tanılar için medula sisteminden ICD-10 kodlarına göre düzenlenen rapor içeriğinde bu tanılara ilişkin Tebliğin ilgili maddesi gereği aranması gereken detay bilgilerin (tıkayıcı vb.) reçetelerde belirtilmesi yeterli olacaktır. 6) Tebliğ eki “Ek/2 Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi”nin “10.12.Nöropatik ağrı” başlıklı maddesinin 10.12.4 alt maddesinde “Alfa lipoik asit (sadece periferik diabetik nöropatide)” hükmü yer almaktadır. Medula sistemindeki ICD10 kodları arasında yalnızca “Nöropatik Ağrı” bulunduğundan raporlarda bu tanı ve buna ait ICD 10 kodu yer alacak, hastalık Periferik Diabetik Nöropati ise bu husus raporda / reçetede açıklama olarak belirtilecektir. 7) Tebliğin, endikasyon dışı ilaç kullanımı ile ilgili “6.1.1.Ç- Reçetelere yazılabilecek ilaç miktarı” başlıklı maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda; -Psikiyatride kullanılan ilaçlardan; Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzunun “Bölüm III: Psikiyatri Alanında Kullanılan İlaçlar” başlıklı bölümünde yer alan ilaçlar için, bu bölümde belirtilen endikasyonlarda endikasyon dışı izin aranmayacaktır. -Sağlık Bakanlığı tarafından verilen endikasyon dışı onaya dayanılarak ödemesi yapılacak ilaçlarda, Bakanlıkça verilmiş onayda belirtilen esaslara uyulacak, ilaç için Tebliğde özel bir koşul olsa dahi Bakanlıkça verilmiş onayda belirtilen rapor ve reçeteleme koşulları esas kabul edilecektir. 8) Megestrol asetat; sentetik bir progesteron türevi olup, bu ektin maddeyi içeren ilaçların; SUT’un “6.2.14. Kanser Tedavisinde İlaç Kullanım İlkeleri” başlıklı maddesinin “(2) Kanser tedavisinde kullanılacak hormonlar ve hormon antagonistleri ile maligniteye bağlı metastatik olgularda kullanılan yardımcı ilaçlar, tedavi protokolünü gösterir uzman hekim raporuna dayanılarak 3 aylık dozlarda verilebilir. (Tebliğde bu ilaçlar için ayrıca bulunan düzenlemeler saklıdır.)” fıkrası kapsamında reçetelenmesi gerekmektedir. 9) SUT’un “6.2.9.C- Parikalsitol kullanım ilkeleri” başlıklı maddesinde hasta grubu, ilaca başlama kriterleri ve tedavinin kesilme kriterleri ile reçeteleme ve rapor koşulları belirtilmiş olup, söz konusu madde kapsamında düzenlenen raporların süresi sonunda yeni rapor düzenlenmesinde; reçete ekinde yer alan tetkiklerden tedavinin kesilme kriterlerinin mevcut olup olmadığına bakılması, hastanın bir önceki raporunun bir örneğinin reçete ekinde yer alması veya tedaviye başlama tarihi ve başlama değerlerinin raporda belirtilmiş olması yeterli olacaktır. 10) SUT’un 6.1.1.A maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “ Reçetelerde, hekimin adı soyadı, kuruluş/kurumun adı, hekimin ana uzmanlık dalı veya var ise yan uzmanlık dalı, asistanlar için ihtisas yaptığı uzmanlık dalı ve hekimin diploma numarası veya Sağlık Bakanlığınca verilen doktor diploma tescil numarası bilgileri ve hekimin ıslak imzası mutlaka yer alacaktır. Ayrıca reçetelerde hasta adı soyadı, T.C.kimlik numarası veya Kurum sicil/ tahsis numarası, reçete tanzim tarihi, MEDULA takip numarası veya protokol numarası yer alacaktır. İmza dışındaki bilgiler, el yazısı ile yazılabileceği gibi kaşe veya bilgisayar ortamında veya hastane otomasyon sistemleri tarafından basılan etiketin/barkodun yapıştırılması şeklinde olabilir. Bu reçetelerde, kurum başhekiminin onayı ve mühür aranmayacaktır.” hükmünde yer alan etiket/barkod bilgilerinde ismi geçen hekim ile reçeteyi düzenleyen hekimin aynı olması gerekmektedir. 1.10.2010 tarihinden itibaren etiket/barkod bilgilerinde ismi yer alan hekim ile reçeteyi düzenleyen ve ıslak imzasıyla kaşesi bulunan hekimin farklı olması halinde bu reçeteler Kurumumuzca karşılanmayacaktır. 11)Elektronik reçete çıktılarına sonradan ilaç ilavesi, değişiklik ve düzeltme yapılması gibi tüm işlemler, yine bilgisayar ortamında yapılacaktır. |